İnsan, bir gün kendine rastlamalı...
Herkese anlattığı hikâyelerin dışında,
kimsenin alkışlamadığı,
kimsenin yargılamadığı,
kendi sessizliğine bile sığınamadığı
o yerde, kendine rastlamalı insan…
Kendine sormalı:
Bu mu yaşamak istediğim hayat?
Bu mu sevmek istediğim insan?
Bu mu olmak için uğraştığım kişi?
Yoksa yıllardır sürdürdüğüm alışkanlıkları
karakterim,
korkularımı kaderim,
ertelediklerimi de hayatın olağan akışı mı sandım?..
Karar ver.
Çünkü insan bazen
kendi hayatının içinde kalır da
kendi hayatına sığmaz...
Günleri geçirir,
ama kendine ulaşamaz.
Konuşur,
ama söylemesi gerekeni söyleyemez.
Sever,
ama sevgisinin içine korkularını karıştırır.
Haklı çıkar,
ama haklılığının ardında bir başkasını kaybeder...
Ve sonra sorar:
Neden hiçbir şey değişmiyor?..
Belki de değişmesini beklediğin şey,
senin vermekten kaçındığın kararın
öteki yüzünde duruyordur...
Bir karar ver...
Daha güçlü olacaksan,
gücünü başkalarını susturmakta değil,
kendindeki öfkeyi anlamakta ara...
Daha kibar olacaksan,
nezaketini bir gösteriye dönüştürme;
kimsenin sana bakmadığı yerde de
incitmemeyi seç...
Daha sevecen olacaksan,
sevgini bir borç senedi gibi taşıma.
Verdiğinin karşılığını saymadan,
ama kendinden vazgeçmeden sev...
Daha dürüst olacaksan,
önce kendine anlattığın
en inandırıcı yalanı bul...
Çünkü değişmek,
başka bir insan gibi görünmek değil;
kendi içindeki eksik kalmış sorumluluğu
üstlenmektir...
Ve bil:
Her karar bir zafer değildir.
Bazı kararlar canını acıtır.
Bazıları alıştığın bir kapıyı kapatır.
Bazıları, yıllardır savunduğun bir düşüncenin
karşısına seni tek başına oturtur...
Ama insan,
sırf alıştı diye
yanlışında kalmak zorunda değildir...
Düşebilirsin.
Sözünü tutamayabilirsin.
Kendine verdiğin sözü
bir sabah yeniden unutabilirsin...
Yine de dön yanlışından...
Kendine dön.
Yarım bıraktığın yerden dön.
Kendini affetmen gereken yerden,
kendine sınır çizmen gereken yerden,
artık başka türlü davranman gereken yerden dön...
Çünkü yeniden başlamak,
geçmişi hiç yaşamamış olmak değildir.
Geçmişin, geleceğin adına karar vermesine
izin vermemektir...
Şimdi dur...
Nefes al...
Kim olmak istediğini düşün...
Nefes ver...
Kim olmaktan vazgeçmen gerektiğini düşün…
Sonra kendine bir söz ver.
Büyük olmasın.
Gösterişli hiç olmasın.
Kimsenin duymasına gerek yok...
Yalnızca gerçek olsun...
Bugün bir insanı daha dikkatli dinle.
Bugün bir yanlışı savunmak yerine kabul et.
Bugün korktuğun bir adımın karşısında
kendini bir kez daha dene...
Ve yarın,
bugünkü verdiğin kararını hatırla...
Çünkü hayat,
bir kez verilen kararların değil,
her gün yeniden seçilen değerlerin toplamıdır...
Ben kusursuz olmayı değil,
kendime karşı dürüst olmayı seçiyorum...
Hiç yanılmamayı değil,
yanıldığımda değişebilmeyi…
Herkes tarafından sevilmeyi değil,
sevdiklerime kendimi unutturmadan
sevebilmeyi…
Ve hayatın bir gün düzelmesini beklemek yerine,
bugün kendi payına düşeni yapmayı seç...
Öyleyse…
Karar ver...
Bu hayatı bilinçsizce sürdürmek mi,
yoksa her gün ona yeniden katılmak mı?..
Kendini olduğun yerde savunmak mı,
yoksa olabileceğin kişiye doğru yürümek mi?..
Aynı kalmak mı,
yoksa değişmenin sorumluluğunu üstlenmek mi?..
Karar ver.
Nefes al.
Nefes ver.
Kendine gel...
Çünkü hayat senden kusursuz olmanı istemiyor.
Ama kendi hayatında
yalnızca bir seyirci olarak kalıp kalmayacağını
sana soruyor her seferinde...
Ve o sorunun cevabını
senin yerine kimse veremez...
Karar ver...
Bir gün değil.
Bir başkası istediğinde değil.
Her şey kolaylaştığında hiç değil...
Bugün...
Kendin için.
Sevgin için.
Olmayı seçtiğin insan için...
Ve en çok da
henüz yaşamadığın,
ama yaşamaya karar verebileceğin
o hayatın için,
Bir karar ver...
Ali TAŞKALE
16 ocak 2021
Datça
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 16:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!