Batmadan dalgalara direnebildiği ölçüde büyüyüp bir gemi ve hatta kocaman transatlantik olabilen ama öncesinde burnunda bir şişe şampanya patlatılarak fırtınalı denizlere indirilip bırakılan küçük birer sandal gibiyiz hepimiz…
Hangi denizde batacağız., hangi sahilde karaya oturacağız., hangi limanda yolcu alıp-yolcu indireceğiz., hangi denizde., hangi gemi ile ya da dümenimiz kilitlenip bir buzdağı ile çarpışacağız…Ve belki de en güvenli limanı bulup., en sağlam iskeleye yanaşarak babalara palamarlarımızı bağlayacağız…
Bütün bunları bilemeden., açık denizlerde başıboş bir serseri gibi dolaşarak kızağa çekilip., söküleceğimiz günü bekleriz…
.
* * *
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta