"Aç düşer, ayakta duramaz." diyen,
"Beslenmek ayrı şey, doymak ayrı şey."
Et yiyensin; şeyinde mi ot yiyen,
Takım elbiseli, kravatlı Bey?
Kulak ver; sesini duy vicdânımın,
Hayvan kürklü, hayvansever Hanım'ın...
Seni bağlar senin tokluk tanımın,
Takım elbiseli, kravatlı Bey.
Karnı zil çalarken kâle aldın mı?
Alt komşunun kapısını çaldın mı?
Üst üste ekmeksiz, susuz kaldın mı,
Takım elbiseli, kravatlı Bey?
Malınla mal gibi bir yaşam sürdün;
Paranın esiri varyemez hürdün.
İşin çenesini yormak züğürdün,
Takım elbiseli, kravatlı Bey.
Kışın kışlıktasın, yazlıkta yazın;
Akordu bozulur çaldığın sazın.
Bildiğinden değil ayağı kazın,
Takım elbiseli, kravatlı Bey.
Doğrusuzsun, dürüstçene yayayım;
Yanlışının hangisini sayayım?
Neyse, kısa kesip uzatmayayım,
Takım elbiseli, kravatlı Bey.
Şerif der: "Karışır, karışmaz özün;
Bir avuç toprakla doyacak gözün."
Fazlası aptala söylenir sözün,
Takım elbiseli, kravatlı Bey.
5 Eylül 2024
İzmir
Kayıt Tarihi : 5.09.2024 15:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!