Aşk,
önce bir kelimeydi,
sözlük sayfalarının arasında
tozlanmış bir ihtimal gibi duran,
tanımı kısa,
hissi eksik,
“Toprağın Hafızasında Ateş”
Bugün takvim, bir yaprak değil artık bir yara izi. Çanakkale Zaferi
Toprak konuşuyor, duyabiliyor musun?
Her karışında bir nabız atıyor hâlâ, her taşın altında bir kalp yarım bırakılmış gibi çarpıyor.
Deniz, o gün mavi değildi. Kurşun rengiydi dalgalar, gökyüzü barutla yazılmış bir dua, ve rüzgâr annelerin iç çekişini taşıyordu kıyılara.
Bir millet, ölmeyi değil ölmeden önce dirilmeyi öğrendi orada.
Gecenin en sessiz yerinde,
Yıldızlar susmuş, ay mahzun.
Bir zamanlar avuçlarımda parlayan
O sıcacık umutlar, şimdi hangi rüzgâra savruldu?
Kalbimin kıyılarında dalgalar var hâlâ,
Ben konuşmayı erken öğrendim,
anlaşılmayı hiç.
Harfleri dizdim, cümleler kurdum,
kendimi anlattım sandım
oysa hep tercümesiz kaldım.
İnsan bazen en çok
Kendi sesimin yankısında yargılanıyorum şu an,
duvarlar hakim, gölgem savcı kesilmiş bana,
söylediğim her kelime geri dönüyor,
ama dönüşünde bambaşka bir yüzle.
Sustum sandığım yerlerde bile konuşmuşum meğer,
içimde sakladığım cümleler
Nasıl yardımcı olabilirim sana, söyle.
Göğün çatlağından sızan o ince sızı mısın,
yoksa gecenin dişleri arasında
yavaş yavaş öğütülen bir yıldız mı?
Ben istersem
yorgun bir gölgenin iç cebine saklanırım,
Yorgunluğuna dokunacak olan kadınım ben
Ne tarafa çevirdin yüzünü de
sesini yalnızca duvarların duyduğu bir geceye dönüştün böyle.
Biraz susturmuşsun sanki içindeki kalabalığı.
Perdeleri değil de umutlarını çekmişsin camlardan.
Göğsünün tam ortasında
Yükseklerde Bir Hüzün
Gökyüzü hafifledi mavilikten,
Balıkesir’in sessiz sabahına karıştı sis,
Bir F‑16 geçti gri bulutların ötesine
kanatlarında umut, kokpitinde yürek.
Perçemlerinde rüzgârın türküsü
Yüzünü gördüğüm her an
şehirlerin gürültüsü diz çöküyor önümde,
zaman, saatini çıkarıp susuyor.
Dünya bir perde gibi kapanıyor arkamda
ve ben, sadece sana açılan
tek kişilik bir evrene düşüyorum.
Zamanın hatırası
Önemsemediğimiz bir zamanın hatırasıyım ben,
duvarları nem tutmuş bir takvimin
yırtılmamış son yaprağında asılı kalan gün.
Tozlu sandıklarda saklanan mektuplar gibi
sararmış ama hâlâ kokan bir cümleyim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!