KANATLARININ ALTINDA BEN
Aslında seni paramparça eden şeyleri
hiç olmamış gibi sustuğun yerden tanıdım ben.
Gülüşünün ardındaki çatlakları,
iyiyim derken titreyen sesini.
Ve sana orada aşık oldum.
Kar insana benzer üstü ak beyaz
Altında gizlenmiş çamurlu ayaz
Yüzünde masumluk içte bin niyaz
Her izde kararan bir gölge saklı
Toprak ayak izim ele verirken
Ben
uzun zamandır aynalara yüzümü değil,
sakladığım yorgunluğu bırakıyorum.
Çünkü bazı kadınlar
yaş aldıkları için değil,
içlerinden geçen fırtınaları tek başına taşıdıkları için eskimiştir.
Kimsenin uğramadığı yerde
Bazen düşünüyorum.
İnsan, en çok neyi saklayabilir diye.
Bir kuşu gökyüzünden,
yağmuru buluttan,
Kırık Bir Kız Çocuğu kalbi..!
Abime söylüyorum önce,
çünkü omuzların vardı,
ama sen onları kapı eşiğine bıraktın.
Ben karışmam dedin,
erkekliğini askıya astın,
Bir zamanlar içimde kırık aynalar vardı,
her baktığımda başka bir acıyı gösteren,
ama ben yüzümü hep gülüşe çevirendim.
Kırıldım, evet,
ama en çok kırıldığımı saklarken yoruldum.
Sanki hiçbir şey olmamış gibi
Beni tanı,
kendime bile anlatamadığım yerlerden tanı.
İçimde yıllardır perdeleri çekili bir ev var,
odalarında büyümüş çocukluğumun sessizliği,
duvarlarında annemin ellerinden kalma sıcaklık,
pencerelerinde dönmeyi unutan mevsimler.
Aynı ufka dikiyoruz gözlerimizi belki,
ama benim göğüm, seninkinden daha eski bir yük taşır,
yıldızlar benim gecemde parlamaz,
paslı bir hatıra gibi tutunur boşluğa,
ve gece
sadece karanlık değil,
İçimde susturduğum ne varsa
geceleri duvarlara yaslanıp büyüyor.
Bir evin terk edilmiş odalarında
unutulmuş eşyalar gibi,
her biri başka bir zamana ait
ve hepsi bana bakıyor.
(Küllerle Örtülü Saatler)
Bir ev var içimde,
kapısına siyah tüller gerilmiş,
duvarlarında yıllardır aynı saatin pası birikiyor.
Koridorlarında yürüyen gölgeler,
ayak seslerini ceplerinde saklıyor.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!