Başak Kaya Şiirleri - Şair Başak Kaya

Başak Kaya

Raylarda Uyuyan Kız

Altı yaşımda indim gökten
İsviçre’nin soğuk saatlerinden,
Türkiye’ye.
Dilini bilmediğim bir kaderin

Devamını Oku
Başak Kaya

Rüzgâr sert estiğinde
kokun savrulmasın diye
seni kalbimin en yeşil yerine bırakıyorum,
orada mevsimler incinmez,
orada fırtına diz çöker zamana.
Göğsümün içindeki o saklı bahçede

Devamını Oku
Başak Kaya

Şarap gibisin, haram.
Ama ben içtikçe ayılıyorum senden.
Sarhoş olan bedenim değil artık,
gerçekliğim.
Bir yudumun ömür kısaltır derlerdi,
ben her damlanla

Devamını Oku
Başak Kaya

Senden Sonra İhtimalim Yok
Seni bir fikir gibi sevmedim.
Bir inanç gibi de değil.
Seni, varlığımın içindeki boşluğu susturan
tek gerçek olarak benimsedim.
Ben dünyaya karşı değilim,

Devamını Oku
Başak Kaya

Ne zaman adını içimden geçirsem
bir dalga vurur kıyılarıma,
kumlar savrulur,
ve ben yeniden doğarım,
gözlerinin ufkuna bakarken.

Devamını Oku
Başak Kaya

Ben senin sesini duyunca
içimde yıllardır kilitli duran
ahşap bir pencere açılıyor usulca.
Perdeler değil de sanki zaman kıpırdıyor.
Bir çocukluk akşamı düşüyor avuçlarıma,
annemin mutfaktan gelen tabak sesleri,

Devamını Oku
Başak Kaya

Bir gün,
gölgem bile benden vazgeçtiğinde
adım kumdan yazılmış bir harf gibi
kendi kendini silecektir.
Güneşi fazla içmiş bir toprak gibi
çatlayacak içim,

Devamını Oku
Başak Kaya

İnsan bazen kendi göğsünde bile unutulur da
bir başkasının acısında arar yüzünü.
Sanki içinin en tenha yerinde
üstü örtülmüş bir kıyamet uyuyordur,
kimse bilmez.
Bir tek geceler bilir,

Devamını Oku
Başak Kaya

Sırılsıklam
Göğün damarları çatladı bu gece,
mavi bir sancı düştü omzuma.
Yağmur değil sanki
göksel bir perde söküldü de
parçaları kalbime düştü ince ince.

Devamını Oku
Başak Kaya

Bir sokak lambasının altında bekliyorum geceyi.
Sanki bütün şehir çoktan uyumuş da
yalnız benim içimde nöbet tutuyor zaman.
Işığın yere düşen sarı halkasında
kendi gölgeme yaslanmışım
ellerimde, bir zamanlar birlikte sustuğumuz umutların külü.

Devamını Oku