Ama ben hâlâ susamıyorum…
Zihnimde yankılanıyor yokluğunun gürültüsü.
Bir yerlerde yarım kalmış bir vedanın gölgesinde,
İçimde durmadan kanıyor gidenin sessizliği.
Ellerim, adını unutmayan bir dua gibi titriyor,
Giden Sevdalar
Giden sevdaların ardında kalır aklın ,
damla damla gözünden düşen kanlı yaşlar avucunda yanar ,
Giden sevdaların ardında kalır aklın,
ve sen, en çok orada dağılır,
bir ânının kıyısında susarsın.
Karanlık, karışık ve uzun sokakların en sonundaydı genç adamın ilk göz ağrısı olan Gül'ün evi,
yürüdüğü caddelerde aydınlatma olmadığı için,
her seferinde kendini labirentte kaybolmuş gibi hissedip, yüreğinin ışığı ile yol alıyor, sevgilisinin evini zorda olsa bulabiliyordu.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra, tecrübe edinerek yaşayarak öğrenmişti Gül'ün kalbine giden yolları.
Her gece mesai bitimi,yorgun ruhundaki kandilin dışa yansıyan ışığıyla yola çıkıp,
sevdiği kızın evinin penceresinin önüne kırmızı bir gül bırakıp,
Gülen yüzün solmasın diye yürüdüğümüz yollara güller serdim,
toprak beni adımla değil niyetimle tanıdı,
her adımda içimden bir susuş bıraktım geriye
çünkü bazı yollar sesle değil kalple aşılır.
Dikenlerine takılma diye parmak uçlarımla kırdım hepsini,
acı bağırmadı, içimde oturup bekledi,
Gül Yüzün
Gül yüzün ışık saçtı, aydınlattı küçük dünyamı,
Hayalimdeki aşk rüzgarı senden esti bana doğru.
Kaybolan ümitlerim, sensiz geçen her anımı,
Yeniden yeşerttiğin, ömrüme kattığın coşku.
Bir bakışın yetti, dağıldı tüm bulutlar,
Gül yüzün ışık saçtı, aydınlattı küçük dünyamı,
Hayalimdeki aşk rüzgarı, senden esti bana doğru.
Gecemin karanlığında bir umut gibi parladın,
Yıldızlar bile kıskandı, kalbimi seninle sardın.
Adını her nefeste mırıldanır oldum sessizce,
Başkalarının günahlarını cehennemle tartanlar;
Kendi günahlarını,
Ada sahillerinde
Güneşle sevişerek affedeceklerini sanıyorlar...
Sabah saat 4:30 ! kuşlar uyandı, su uyandı, denizler uyandı bir sen uyanmadın.Bir çay koydum sofrayı kurdum,bir güzel karnımı doyurdum, eller semada gözler seni aradı ve kalbim acıdı, masada ne hoşaf vardı ne gözleme nede kete, elhamdülillah karnım doymuştu ama ne gözüm doydu ne kokun doyurdu, cennet kokunu hissetmek için derin bir nefes aldım hayaline daldım , burnumun direkleri sızladı yokluğunda, iki rekat namazımda, dualarımda, bu ilk sahurda yanımda hep sen vardın.Bugün seninle yarın kiminle niyet ederim bilmiyorum ama , gün ola harman ola.Ayhan ULU 17.05.2018
Gül yüzün
Gül yüzün ışık saçtı, geceme doğan ay gibi,
Kalbimde yankılandı, sevdanın en saf dili.
Bir bakışınla çözüldü, yıllardır süren hüzün,
Sen geldin, ben yeniden doğdum, sevdayla bütün.
Göz bakar, kalp görür; hayat bir kördüğüm,
Her çekilen zorluk, sanki bir zulüm.
Kalbin görmediği, gözün gördüğü...
Madde tapınağında ilahlarla düğün!
Takılan o kolyeler, boynunda birer pranga;
Ölüm gününe dek sürün, ey kendini dev sanan insan!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!