FIRILDAK
İyi günümde yanımda duran,
Çıkarın varken kapıma yaklaşan,
Dardayken kahpece unutan,
Yol verince çakal gibi uzaklaşan...
Ben bir seni fırıldak tanıdım.
Gece Gece
Sen nasıl güzel bir şeysin adını koyamadığım, uykularımı hunharca sana kaçırdığım, düşündükçe cigara üstüne cigara sardığım, sensiz her içi me çektiğim nefeste ölüme bir adım daha yaklaştığım, sen nasıl güzel bir şeysin adını koyamadığım...
Ayhan Ulu
Sen nasıl güzel bir şeysin, adını koyamadığım,
Uykularımı hunharca sana kaçırdığım…
Düşündükçe cigara üstüne cigara sardığım,
Sensiz her içimi çektiğimde ölüme bir adım daha yaklaştığım,
Sen nasıl güzel bir şeysin, adını koyamadığım...
"Gece Gece"
Sen nasıl güzel bir şeysin, adını koyamadığım,
Uykularımı hunharca sana kaçırdığım.
Her yanım sensizliğin acısıyla sızlarken,
Gözlerim tavanlara dalıp, düşüncelere daldığım.
Düşündükçe sigara üstüne sigara sardığım,
Gece Gece
Sen nasıl güzel bir şeysin, adını koyamadığım,
Uykularımı hunharca sana kaçırdığım...
Düşündükçe cigara üstüne cigara sardığım,
Sensiz her içimi çektiğimde
Ölüme bir adım daha yaklaştığım...
Geç kalma
Çıplak olarak geldik,
Acısıyla, tatlısıyla yaşadık dünyada.
Yine çıplak olarak gideceğiz;
Günahımız ve sevabımızla Yaradan’a.
Gözlerimden süzülen her harf,
bir yangın yeri şimdi hatıralarda.
Tutunacak bir dal değil,
bir nefes bile kalmamış eski baharlardan.
Kırılmış çocukluğumun tahta salıncağı,
içimde gıcırdayan o sesle sallanıyor hâlâ,
Geçmişin Hatırına
“Gidersem şair olacaksın.” demişti, gönül tahtımdan beni indiren kadın.
Başımı öne eğip, yavaş yavaş yol almıştım bir meçhule doğru.
Şimdi yürüyorum, ellerim ceplerimde, hayatın boş sokaklarında…
Soğuktan titreyen nefesimden çıkan buğuda, kara şeker bir portren beliriyor aniden.
Gidersem şair olacağımı söyleyen kadının gönül tahtından kalkıp başımı öne eğip yavaş yavaş yol almıştım bir meçhule doğru,şimdi yürüyorum ellerim ceplerimde boş sokaklarında hayatın, ve soğuktan titreyen nefesimden çıkan buğuda,kara şeker bir portren beliriyor aniden, gözümden inen kanlı damla damla yaşlar ile kelimelerin dile gelmesi kifayetsiz kılıyor dünya halimi. Devrik duran cümlelerle hakkındaki kalbi duygularımı kazıyorum aklımın en bakir köşelerine.El değmemiş,söz değmemiş, anandan başkası kimseler bilmemiş saklı Ayhan' ının suratına küfürler ediyorum saygısızca. Geçmişime yanarken gelmişine önem vermeden yaşıyorum vuslatı ,nasılsa üç mum yakıp seyrine bakmayacağım hayatın, pamuk ipliğine bağlı olmasınıda iplemiyorum kahpe dünyanın, yol vermişim kendime yollll, yol almışım, döl vermişim ,dere tepe dağları aşmışım, kopmuş gitmişim toroslarımdan, yolları taş olandan, babadan ,anamdan, ağamdam ,sıladan, yardan.Bir çırpıda uçup gitmiş, yıkıp gitmiş, kırıp gitmiş, su gibi akıp gitmişim, Seyhan gibi sesiz sesiz, çığlık çığlığa ,süzüle süzüle yanıp gitmişim.Şimdilerde gurbet ellerde kırık kanatlarımla sinmişim iyice içime, üşüdüğüm düşlerimde yıllar da geçse demincek gibi duran biz, lalezarlar içindeyiz, kol kola, can cana, ten tene, ter tere sevişmecelerdeyiz eski günlerdeki gibi sessiz sessiz... Senin hayalinle konuşurken arada sırada yakalanmışım elaleme, deli diyen olmuş duymuşum veli diyen olmuş susmuşum.Gitmekle belki hata etmişim ama şairin olmuşum şiirim olmuşsun, sönmez ateş olmuşsun sinemde ,şiir olmuşsun levh-i Mahfuzda, ben gitmekle şair olmuşsam sen ise gitmeme izin veren şiirlerimin sahibi olmuşsun heyhat.Ayhan Ulu.
UYANIŞ MANİFESTOSU: GEORGE FLOYD VE TÜM MAZLUMLARIN ANISINA
Birçoğunuzun okumak istemeyeceği kadar uzun,
Ama görmezden gelemeyeceğiniz kadar gerçek bir hikâyedir bu.
Okuyanlara selam, anlayanlara rahmet olsun.
İnsanlar, ne yazık ki kendi zindanlarına aşıklar.
Kendilerine dayatılan fikirleri, ideolojileri “doğru” sanıyor; hatta onlara tapıyorlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!