Titret gönül tellerini...
Ruhun raksa gelsin.
Pervaneler gibi,
Aşka gelsin.
Cengaverler gibi,
Meydana gelsin.
Nedir beni sana doğru çeken,
Haşmetinle, azametinle bakan,
Sanki yüreğime doğru akan,
Bir gelinsin sen Uludağ...
Bu şehrin güzelliği senin güzelliğindir.
Geçsede tüm zamanlar
Unuturmuyum seni hiç, unuturmuyum...
Yaşama sebebim, içimdeki ruhum,
Unuturmuyum seni hiç,
Ben yalçın kayalıkların,
Avcı kartalıydım.
Yerim yurdum yoktu benim.
Avcıyken av oldum.
Bir HATEM vurdu beni.
Ey uzakların kınalı ceylanı!
Gezme buralarda vururlar seni...
Çetindir bizim eller çetindir...
Fırtınaların ve boranların rüzgarı...
Gözü dönmüş avcıların,
Pusuya durdukları,
Yağmur damlası...
Hiç iradesi yoktur ki onun,
Olsun tasası...
Rüzgarın avucunda çırpınan
Bir kuş gibi,
Kaderinin çocuğudur o,
Yıkık duvarların gölgesinde
Gariplerin, kimsesizlerin,
Sessiz çığlığı gelir.
Ne zaman bu sese kulak versem,
Canımdan can veresim gelir.
Kimsenin çocuğu değildir, onlar...
Bir yüce davanın adamlarıydık.
Aynı umuda atardı kalbimiz...
Kalplerimiz bir adamın kalbi üzerindeydi.
Korkunun yürekten Kaldırılmasıyla savaşırdık.
Sevincimizle, Heyecanımızla,
Açılırdı bütün kapılar...
Hatıralar denizinde yolculuğa çıktım,
Efkar ve hüzün dalgalarında battım.
Umulmadık duyguları tattım.
Geldi geçti ömrüm benim.
Say ki kaç gece, kaç gündüz geçti,
Korkuyorum sensizliğin yarınlarından,
Korkuyorum ümitsizliğin karanlığından,
Bir tutunacak dalım olsun.
Bir avunacak yarim olsun.
Bırakma ne olur! Bırakma beni...
Bir ufacık çıkışım olsun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!