Para tatlı gelmiş vazgeçmişsin
el değmemiş aşkından...
Şimdi utanırsın,
bozuk para gibi harcanan
bir asırlık yaşından...
Oysa doğarken alnına yazılmamıştır kader
sorsan kendisine kader der geçer
Aşk ile mi sevmiştin
Hayaller darmadağın
Gidenler çok uzakta
Ardında Kafdağının
Giden gitsin üzülme
Şems’in kefeni olmamış,
Ve de mezarı...
Karanlık kuyuya salmışlar,
Ulu çınarı!
Ama bak gör ki,
Adı hala Kaf Dağı kadar saltanatlı.
Toprağına nurlar doğmuş
yüzümü sürmeye geldim
Sen ağıtsın ben de ozan
İçimi dökmeye geldim...
Her yanımız olmuş gece
Bakarım dünyaya içim yanar
Korkular kol gezerken
Anladım ki biz susacağız
Bir sese ihtiyaç duyar insan
bense yazana...
Ve kul olurum
kalemiyle güç verip
selam salana...
Sultanını bul da bende duyayım
Dağlar ardından haber alayım
Düğününe deste güller salayım
Avşar oğlu bana küsme o zaman
Arada dağlar var oban istemez
Yalan da olmayacaktı içimizde yılanda
Meğerse çok zormuş insan olmak
bu zamanda
İnsana verilirken emek
Uçurtmamın kanadına saklayın beni
savaşın olmadığı ülkelere süzülsün
göçmen kuşlar gibi uçarken semalarda
beni çocukların ölmediği bir yere götürsün...




-
Uğur Şahin
Tüm YorumlarBaşarılar
“Yere” mim olmadan “yâre” lam olmaz.
Görmemişken bile, yüreğim kaldıramaz.
Cemalini göreyim, cennetten de geçerim
O Kevser şarabını, sonsuza dek içerim.