Asri Aile Şiiri - Osman Yüksel Serdengeçti

Osman Yüksel Serdengeçti
27

ŞİİR


100

TAKİPÇİ

Asri Aile

Nazik, komilfo; kibar; elegan; janti, ince
Hatıra bu gelmez mi asrilik denilince?
Dil, din farkı gözetmez; genç, ihtiyar her yaşta
Asrilik şartı gelir bunlar için en başta

Hepsi koket, hepsi şık, düzgün kıyafet kılık
Kadınları çaçaron, erkekleri kılıbık
Haftada dört beş gece gelirler bir araya
Kimi şebeğe dönmüş,kimi de maskaraya

Viski, kokteyi; likör, mezeler bol sadöviç
A dö tbl bakara, frap; poker; bezik; briç
Şen müzik divertisman kontuvarı eğlenceler
Sabah olurken biter olan sonsuz geceler

Her gece birkaç yüz papeli sökülüşler
Ayrılırken el sıkıp kırılıp dökülüşler
Hakikatı bilmeyen her halde gıpta eder
Ah ne yüksek yaşayış; ne mesut insanlar der

Asrilik ne demektir anlaması biraz zor
İç yüzünü öğrenmek istersen gel bana sor
Dikkatli bak görürsün ne kadar tersine iş
Uçuruma sürükler cemiyeti bu gidiş

Otuz yıldır gezerim mühiti adı adım
Her inkılap devrinde bir terakki ardım
Yazık ki rastlamadım çok gayret ettimse de
Bizdeki asriliği görmedim hiç kimsede

Bir hasbihal edelim ben sana alayım
Bu çok mühim yarayı deşeyim kanatayım
Biraz daha geçerse can evine girecek
Asrilik denen afet bünyeni kemirecek

O tertemiz varlığın çürüyüp kanayacak
Kangren olup çıban her yerini saracak
Asrilerde bulunmaz dostluk,vefa,müveddet
Yalandır,hep riyadır; samimiyet,muhabbet

İşit,fakat inanma o yıldızlı sözünü
Elinden gelse oyar birbirinin gözünü
Sahtedir,gösteriştir ocicili şeyler hep
Candan dosttur sandığın kalkar seni zemmeyler

Ne ahbaplık hissi var ne hak ve hukuk tanır
Ne kimseden sıkılı ne Allahtan utanır
Erkek adı donkişot,kadında yok ar haya
Namus; dinden bahseden burada kalır yaya

Lükstür tuvalettir onlardaki her iman
Mübalağa değildir bu saydıklarım inan
Saç,kaş,kirpik,göz,dudak,yanak hepsi denk
Altın rengi toz penbe beyaz kızıl kara renk
........................................................................

İsraf günahtır dersen katılır güle güle
Binlerce lira verir birkaç metrelik tüle
Saçlar kuaför ister,pamuk eller manikür
Vücuda masaj lazım ayaklara pedikür
.......................................................................

Aklın varsa sokulma,laç onlardan uzağa
Görünüşe aldırma tutulursun tuzağa
Asriliğe imrenir bakarken sağa sola
Hali vakti yerinde kimseler düşer ağa

Üşüşürler başına içki kumar boğarlar
Metelik kalmayınca art kapıdan kovarlar
Asri denen kibarın dolabı böyle döner
Lakin öbür tarafta birçok ocaklar söner
...................................................................

Asriler işte böyle yarı Türk yarı frenk
Kadınlar çaçaron kozmopolittir erkek
Bunlardan gelen nesil vatan millet tanır mı?
Müslümanlık kaygusu Türlük duygusu var mı?

.........................................................................

Oğlan hoppa, kız züppe,ana sürtük, baba kaz
Bundan daha asri aile olamaz
Asriliğin manası edep,irfan demektir
Bizdekine gelince düpedüz bo. yemektir

Osman Yüksel Serdengeçti
Kayıt Tarihi : 29.6.2001 23:31:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Saffet Çakır
    Saffet Çakır

    HAYATI ŞİİRLERİNDEN ENTERESAN ŞAİR :)
    "Milletvekilliği sırasında kravat takmadığı için uyarı almıştır, uyarıları dikkate alınmayınca genel kurula girişi yasaklanmıştır. Bu kez beline bağladığı kravatla içeri girmiş, yakasına takması gerektiğini söyleyenlere ise, “Kanunda nereye takılacağı belli değil. İstediğim gibi takarım” demiştir."

    Cevap Yaz
  • Ahmet Emer
    Ahmet Emer

    Küresel Sermaye sömürüsünün şekillendirdiği Kapitalist Düzenin ülkemizdeki görüntüsüne ayna tutan şairi kutlarım, çok başarılı bir betimleme yapmış.

    Cevap Yaz
  • Ze Mahşer
    Ze Mahşer

    Şiir eksik verilmiştir. Şiirin tamamını aşağıda vereceğim. Serdengeçti Dergisi'nin 5. sayısından alınmıştır. İmlâ yanlışları düzeltilmemiştir.

    ASRÎ AİLE

    Nazik, komilfo, kibar, elegan, janti, ince
    Hatıra bu gelmez mi asrilik denilince

    Dil, din farkı gözetmez; genç, ihtiyar her yaşta.
    Asrilik şartı gelir bunlar için en başta.

    Hepsi koket, hepsi şık, düzgün kıyafet kılık
    Kadınları çaçaron, erkekleri kılıbık

    Haftada dört beş gece gelirler bir araya
    Kimi şebeğe dönmüş, kimi de maskaraya

    Viski, kokteyl; likör; mezeler, bol sandöviç
    A dö tabl bakara, frap, poker, bezik, briç

    Şen müzik, divertisman kontuar eğlenceler
    Sabah olurken biter, olan sonsuz geceler

    Her gece birkaç yüz papeli sökülüşler
    Ayrılırken el sıkıp kırılıp dökülüşler

    Hakikati bilmeyen her halde gıpta eder
    Ah ne yüksek yaşayış ne yüksek insanlar der

    Asrilik ne demektir anlaması biraz zor
    İç yüzünü öğrenmek istersen gel bana sor

    Dikkatli bak görürsün ne kadar tersine iş
    Uçuruma sürükler cemiyeti bu gidiş

    Otuz yıldır gezerim muhiti adım adım
    Her inkılâp devrinde bir terakki aradım

    Yazık ki rastlamadım çok gayret ettimse de
    Bizdeki asriliği görmedim hiç kimsede

    Bir hasbihal edelim ben sana anlatayım.
    Bu çok mühim yarayı deşeyim, kanatayım.

    Biraz daha geçerse can evine girecek,
    Asrilik denen afet bünyeni kemirecek.

    O tertemiz varlığın çürüyüp kanayacak
    Kangren olup çıban her yerini saracak

    Asrilerde bulunmaz dostluk, vefa, müveddet
    Yalandır, hep riyadır; samimiyet, muhabbet

    İşit fakat inanma, o yıldızlı sözünü
    Elinden gelse oyar birbirinin gözünü

    Sahtedir, gösteriştir, hep o cicili şeyler
    Candan dosttur sandığın, kalkar seni zemmeyler

    Ne ahbaplık hissi var, ne hak ve hukuk tanır,
    Ne kimseden sıkılır, ne Allah'tan utanır.

    Erkek adı Don Kişot, kadında yok ar hayâ.
    Nâmus, dinden bahseden burada kalır yaya.

    Lükstür, tuvalettir onlarda ki her iman,
    Mübalağa değildir bu saydıklarım inan.

    Saç, kaş, kirpik, göz, dudak, yanak, hepsi denk
    Altın rengi, tozpembe, beyaz, kızıl renk

    Bu kadar rengi nasıl toplamış bir çehreye
    Ressamlar hayret eder bayandaki çehreye

    Etek diziden yukarı çıplak kol göğüs ense
    Sokaktan geçenler göz atarlar bu gence

    Kız saymaz anasını oğluna acımaz baba
    Yüzleri kızarmadan en hoyratça en kaba

    Tabirleri kullanıp küfredip söğerler
    Karısı oğlu kızı sayın bayı döğerler

    Hangisini sorarsan çekilmez bir gaile
    Yalnız harice karşı ah ne kibar aile

    Asrî olan kadına çalışmak da ne demek?
    Ne ev işi, ne dikiş, ne çamaşır, ne yemek...

    Bir düğme bile kopsa bayan dikemez onu,
    Çamaşırcıyı bekler küflenir kızın donu.

    El sürmez sıcak suya isteriktir tıkanır.
    Mendil, yaka ne varsa aydan aya yıkanır.

    Kazara aşçı gitse evde bir çorba pişmez.
    Bu öyle bir iştir ki el ermez güç yetişmez.

    Manikürü bozulur kadının eli kokar.
    O pomatlı elini sulara nasıl sokar?

    Yemek yoksa kime ne kıyamet kopsa bile
    Asri kadın ahçılık eder mi bile bile

    Onun kaygusu ancak eğlenmektir, şıklıktır.
    O ev kadını değil, mosturalık şıllıktır.

    Pudra, krem, esanslar hep düzine düzine,
    Her tuvalette üç beş lira sürer yüzüne.

    İsraf günahtır dersen katılır güle güle
    Binlerce lira verir birkaç metrelik tüle

    Saçlar kuaför ister, pamuk eller manikür
    Vücuda masaj lazım ayaklara pedikür

    Lobonda sol dip köşe maksimde aynı masa
    Park otelde rezerve yer tutmak büyük tasa

    Uşak ahçı sofracı çift hizmetçi çift şöför
    Baylara bayanlara manikürle kuaför

    Moble lüks kübik apartman konforludur
    Kadillaç arabalar uçar motor zorludur

    Yüzlerce lira kostüm yüzlerce lira manto
    Bayları da giymez yüzden aşağı palto

    İster üçyüzer lira küçük bayan küçük bay
    Sen insaf et de aylık masrafları üçbin say

    Bu çılgın müridleri sakın zengin sanmayın
    Akareti iradı var sözlerine kanmayın

    Erkeğin yaptığı iş aldığı para belli
    Ay başında ancak eline geçen yüz elli

    Şu halde bütçeleri nasıl gelir başa baş
    İlk önce ben de şaşdım birazcık sen de şaş

    Bire yirmi açıklık bütçeyi nasıl kapar
    Ne gibi bir hünerle bu işi yapar

    Aklın varsa sokulma, kaç onlardan uzağa
    Görünüşe aldırma tutulursun tuzağa

    Asriliğe imrenir, bakarken sola sağa
    Hali vakti yerinde kimseler düşer ağa

    Üşüşürler başına, içki kumar boğarlar
    Metelik kalmayınca, art kapıdan kovarlar

    Asri denen kibarın dolabı böyle döner
    Lakin öbür tarafta birçok ocaklar söner

    Oğlan züppe, kız hoppa, ana sürtük, baba kaz
    Bundan daha ahenkli bir aile olamaz

    Baba kendi eliyle oğlunu takdim eder,
    Ana randevuya kızıyla beraber gider.

    Mahdum filâme, kerime hanım metres,
    Ana sicilli kaltak, baba boynuzlu teres.

    Namussuzluk damgası aileye vurulur
    Fakat onlar asriyiz diye yine kurulur

    Bir de girelim biz asri denen salona
    Gözleri kamaştıran o yıldızlı baloya

    Kulağını gözünü dikkatle aç gör dinle
    Göz kulak misafiri olalım biz seninle

    Biri yarı uzanmış sallıyor ayağını
    Biri durmaz oynatır kolunu bacağını

    Elde tesbih veya köstek fırıl fırıl çevirir
    Biri reverans yapar çarpar stor devirir

    Tebessüm bile değmez şeye kahkaha boğar
    Dururken hiç sebepsiz somurtur surat asar

    Mükaleme bayağı ne mevzu var ne esas
    Biri Hindistan derken öbürü der Tunus Fas

    Salon dili bilmece anlamaya imkân yok
    Dinliyende feraset söyliyende izan yok

    Jö vuzasör bayan amökr truvasan
    Fakat cidden şödevr bayılır gören insan

    Doğrusu bir san pareyi okazyon
    Ön şoz entruvabl dolaşan çarşı pazar

    Ma şeri mabiyen eme ma bel metres şeri
    Bon kiki mal bel şeri Bon mimi isimler

    Kikinin aslı Zeki Feriha imiş feri
    Mimi Mediha demek var mı Türklük eseri

    Asriler işte böyle, yarı Türk yarı Frenk
    Kadınlar çaçarondur, kozmopolittir erkek

    Bunlardan gelen nesil, vatan millet tanır mı?
    Müslümanlık kaygusu, Türklük duygusu var mı?

    Asri kibar yaşamak onlara millet ve din
    Vatanı isterse ya Türkiye yahut Çin

    Muaşeret adabı ne demektir yok bilen
    Boru gibi ses verip sümkürüp burun silen

    Masayı kucaklayıp dirseğiyle abanan
    Susmadan söylemeyi bir marifettir sanan

    Çatal bıçak kaşığı beş parmağıyle tutan
    Nadide yemekleri hep çiğnemeden yutan

    Höpürterek içer kahvesini suyunu
    Şapırtılı yemek yer değiştirmez huyunu

    Ağzında lokma varken konuşur ağız açar
    Etrafına peşref gibi balgam ve mikrop saçar

    Kendi iğrenmez ama iğrendirir herkesi
    Bütün salona hakim bayanın çatlak sesi

    Müdahale edersen hemen alay ederler
    Bu parvönü de kimdir nerden çıkmış derler

    Asri kibar olmak yalnız onlara mahsus
    Lahavle çek baş salla sakın dil uzatma sus

    Şanslarına gelince büsbütün rezalettir
    Söylemesi ayıptır çünkü bir fezahettir.

    Dansta kadını öperler, sıkmak, sıkıştırmak hiç,
    Her balodan kazanır memleket bir sürü piç

    Göbekler perçin olmuş hava geçmez aradan!
    Yola gelmez kadın, varsa sen haber ver paradan?

    Çiftler kenetli gibi asılmışlar sımsıkı,
    Dans eden kadın erkek konuşur sıkı fıkı.

    İkisi de duş ister, buna derler asri dans,
    Hiçbir külfeti yoktur, ne pey ister ne avans!

    Kocasının yanında randevu verir hanım,
    Cemiyet ortasında hitap; nonoşum, canım!

    Asrilik böyle midir anlat bana çelebi?
    Nerdeyse çakışırlar kadın erkek aleni.

    Hayâ, namus kalmamış, rezalet dizboyunda,
    Orospuluk, deyyusluk var onların soyunda.

    Asriliğin manası edep, irfan demektir.
    Bizdekine gelince düpedüz bok yemektir.

    Osman Yüksel SERDENGEÇTİ

    Cevap Yaz
  • Kesra Bamedi
    Kesra Bamedi

    rahmetli şair var olan bir şeyi resmetmiş..artık doğruya bile insanların tahammülü kalmamışa benziyor..

    bir şeyin doğruluğu onun var oluşudur..

    şaire rahmet dilerim.

    Cevap Yaz
  • Kesra Bamedi
    Kesra Bamedi

    rahmetli şair var olan bir şeyi resmetmiş..artık doğruya bile insanların tahammülü kalmamışa benziyor..

    bir şeyin doğruluğu onun var oluşudur..

    şaire rahmet dilerim.

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (22)

Osman Yüksel Serdengeçti