Aşkın Simgesi Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
4707

ŞİİR


10

TAKİPÇİ

Aşkın Simgesi

Renkler soluyor siyah gecede,
Sırlar uyuyor sessiz hecede,
Rüzgar esiyor kör pencerede.
*
Kuşlar susuyor ıssız ormanda,
Sisler çöküyor garip limanda,
Ruhum yanıyor kızıl harmanda.
*
Gümüş nehirler hasret ağlıyor,
Soğuk ufuklar kemer bağlıyor,
Sular coştukça kalbi dağlıyor.
*
Tut yansımayı cama vururken,
Altın yapraklar dalda kururken,
Taşlı heykeller baka dururken.
*
Zaman akıyor solgun aynadan,
Işık sızmıyor kara binadan,
Şarkı esmiyor telli turnadan.
*
Bir sarmaşıktır umut duvarı,
Güzden bellidir yiten baharı,
Kışa çevirir sıcak diyarı.
*
Güller dikensiz kanat açmıyor,
Sevgi kokusun yola saçmıyor,
Kara gölgeler bizden kaçmıyor.
*
Saat duruyor demir kulede,
Şüphe büyüyor yitik kölede,
Işık batıyor sönük şulede.
*
Dilsiz siluet ufka yürüyor,
Solgun adımlar yolu kürüyor,
Hayat hep böyle dertler dürüyor.
*
Kimse çözemez derin rüyayı,
Yalnız çekeriz zehir hülyayı,
Sessiz boğarız koca dünyayı.
*
Geçmiş dönmüyor külün altından,
Değer biçilmez giriş katından,
Umut damlamaz kara bahtından.
*
Maskeler düşer hayat susarken,
Vakit daralır keder kusarken,
Gerçek acıdır feryat pusarken.
*
Gözyaşı düşer solgun ellere,
Rüzgar karışır suskun dillere,
Hasret çoğalır solan güllere.
*
Taş kalplidir o körfezin ucu,
Sinesinde kor saklar sorgucu,
Kendine döner aşkın avucu.
*
Titrer dudaklar sırrı söylerken,
Yağmur dökülür bulut neylerken,
Kervan yorulur veda eylerken.
*
Belki efsane böyle başladı,
Ateş bitmeden yanan taşlardı,
Gözler ufukta kanlı yaşlardı.
*
Sembol arama durgun sularda,
Anlam kaybolur kör kuyularda,
Gizem saklıdır saf uykularda.
*
Vurma göğsüne dertler kükresin,
Dağlar inlesin sesin titresin,
Suskun melekler biraz beklesin.
*
Aşka uzanan elin üşüyor,
Sevda ateşi yere düşüyor,
Aklım rüyada hayal deşiyor.
*
Çık gel o sesten karanlık yitsin,
Sahte düşlerin oradan gitsin,
Gölgen ardından usulca bitsin.
*
Şimdiki zaman içinde uyu,
Kurtar kendini değiştir huyu,
İçme zehirli karanlık suyu.
*
Öpüşerek gel karlı dağlardan,
Korkma yıkılsın putlar bağlardan,
Çıkıp gidelim kara çağlardan.
*
Yıldızlar kayar dipsiz uzaya,
Rüzgar karışır bozuk hizaya,
Kimse bakmıyor kanlı cezaya.
*
Gölgeler döner kendi kendine,
Işık sığmıyor yıkık bendine,
Kimse katlanmaz ağır derdine.
*
Mavi denizler saklar incini,
Zaman öğütür demir vincini,
Koru her zaman saf bilincini.
*
Çığlık büyüyor sessiz sokakta,
Ruhum kanıyor ıssız durakta,
Hayat kalmadı kuru yaprakta.
*
Çanlar çalıyor veda vaktidir,
Bu son geminin kanlı tahtıdır,
Şansın yazılan kara bahtıdır.
*
Yelken açılır sonsuz maviye,
Kuşlar süzülür dipsiz vadiye,
Bir sır bırakır gök semaviye.
*
Sözler tükenir anlam yitince,
Gözler kapanır perde bitince,
Yalnız kalırız çekip gidince.
*
Zindan karanlık güneş doğmuyor,
Ağlayan bulut yağmur sağmıyor.
Derdim birikmiş yere sığmıyor.
*
Toprak kokusu sarar her yeri,
Hasret götürür giden askeri,
Kimse dönemez oradan geri.
*
Günler dönüyor vakit doluyor,
Cansız hayaller bir bir soluyor,
Aşkın simgesi toprak oluyor.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 6.08.2026 13:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!