BÜTÜN SENARYOLAR
Benim ait olduğum yer, senin yanın;
Ne bir şehir, ne bir ülke,
Ne de haritalara sığdırılmış bir dünya...
Ben bütün coğrafyamı
Senin bir bakışına sığdırdım.
Söyle sevgilim,
İnsan kaç kez vazgeçebilir kendinden?
Kaç kez başka bir hayat tasarlayabilir,
Kaç kez yeni bir başlangıcın kapısını aralayabilir?
Ben denedim...
Başka ihtimalleri düşündüm,
Başka yolların sessizliğinde yürüdüm,
Zamanın önüme koyduğu
Bütün ihtimalleri birer birer inceledim.
Fakat ne tuhaf,
Her yolun sonunda sen vardın.
Her başlangıçta yüzün,
Her vedanın ardında gelişin,
Her geleceğin içinde yine sen...
Belki adına kader diyorlar;
Ben ise buna kalbin
Kendi varlığından vazgeçemeyişi diyorum.
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Ya insanın içinde biriktirdiği
Bütün söylenmemiş cümleler
Bir gün sessizce yüreğine çökerse?
Ya bir insan,
Özlemini anlatmaya kelimeler bulamazsa?
Ya gülümserken bile İçinde bir başkasının yokluğunu taşıyorsa?
Benim gözlerimden yaş akmasa da
Bil ki içimde sana ulaşan
Nice fırtınalar kopuyor.
Çünkü ben seni
Yalnızca güzel günlerin ihtimali olarak sevmedim.
Zamanın bütün mevsimlerinde,
Hayatın bütün değişkenlerinde,
Bilinmeyen yarınların eşiğinde sevdim.
Bir gün bütün yollar tükenirse,
Bütün ihtimaller susarsa,
Zaman önümüze yeni bir dünya koyarsa,
Yine elini tutmak isterim.
Çünkü benim için aşk,
Bir insanın yanında bulunmaktan ibaret değil;
Onunla birlikte var olabileceğin
Bütün gelecekleri sevebilmektir.
Ve sevgilim...
Kader beni nereye götürürse götürsün,
Benim içimde değişmeyen bir yön var:
Sana doğru.
Bütün senaryolar sana çıkıyor.
Bütün yollar sana dönüyor.
Bütün yarınlar seni soruyor.
Benim ait olduğum yer senin yanın;
Çünkü dünya dediğim şey,
Seninle anlam kazanan
Bitmemiş bir aşk hikâyesi.
Aşk
“Ben kaderin beni sana götürmesini beklemiyorum; her ihtimalde seni yeniden seçiyorum. Çünkü benim için aşk, bütün yolların aynı insana çıkması değil, bütün yolları bilerek yine ona doğru yürümektir.”
Aşk
“İnsan her şeyi öğrenebilir; fakat bazı bilgilerin anlamına ancak dönüşerek ulaşır.”
Aşk
Benim ait olduğum yer senin yanın;
Çünkü dünya dediğim şey,
Seninle anlam kazanan
Bitmemiş bir aşk hikâyesi.
Aşk
Sevgilim...
Kader beni nereye götürürse götürsün,
Benim içimde değişmeyen bir yön var:
Sana doğru.
Bütün senaryolar sana çıkıyor.
Bütün yollar sana dönüyor.
Bütün yarınlar seni soruyor.
Aşk
Ben seni
Yalnızca güzel günlerin ihtimali olarak sevmedim.
Zamanın bütün mevsimlerinde,
Hayatın bütün değişkenlerinde,
Bilinmeyen yarınların eşiğinde sevdim.
Aşk
Ya insanın içinde biriktirdiği
Bütün söylenmemiş cümleler
Bir gün sessizce yüreğine çökerse?
Ya bir insan,
Özlemini anlatmaya kelimeler bulamazsa?
Ya gülümserken bile
İçinde bir başkasının yokluğunu taşıyorsa?
Benim gözlerimden yaş akmasa da
Bil ki içimde sana ulaşan
Nice fırtınalar kopuyor.
Aşk
İnsan bazen kendi düşüncelerinden bile korkar sevgilim;
Çünkü zihninde büyüttüğü karanlık,
en aydınlık duygularını dahi sorguya çekebilir.
Ben de kendimle nice mahkemeler kurdum,
Seni sevmemin nedenlerini değil,
Senden vazgeçemeyişimin sonuçlarını tartıştım.
Aşk
Bir yanım aklın soğukkanlı hükümlerini savunurken,
Diğer yanım senin adını bir isyan gibi taşıdı.
Ne zaman kendime karşı zafer kazandığımı sansam,
İçimde başka bir ben ayağa kalktı;
Bütün gerekçelerimi yıktı,
Ve yine sana döndü.
Aşk
ECİNNİLERİN ORTASINDA BİR AŞK
İnsan bazen kendi düşüncelerinden bile korkar sevgilim; Çünkü zihninde büyüttüğü karanlık, en aydınlık duygularını dahi sorguya çekebilir. Ben de kendimle nice mahkemeler kurdum, Seni sevmemin nedenlerini değil, Senden vazgeçemeyişimin sonuçlarını tartıştım.
Bir yanım aklın soğukkanlı hükümlerini savunurken, Diğer yanım senin adını bir isyan gibi taşıdı. Ne zaman kendime karşı zafer kazandığımı sansam, İçimde başka bir ben ayağa kalktı; Bütün gerekçelerimi yıktı, Ve yine sana döndü.
Sevgilim,
İnsan kendi içindeki ecinnilerden kaçabilir mi?
Kıskançlığından, gururundan,
Yarım kalmış arzularından,
Geçmişin karanlık odalarında sakladığı korkularından?
Ben kaçmayı denedim;
Fakat anladım ki aşk,
İnsanın kendisinden sakladığı şeyleri bile
Birer birer gün yüzüne çıkaran
En cesur yüzleşmedir.
Sen benim için bir tesadüf değilsin; İki ayrı bilincin aynı evrende Birbirini tanıma ihtimalisin. Belki bütün yollar başka yönlere açılıyordu, Belki akıl, bu yakınlığı açıklamakta yetersizdi. Ama ben şunu öğrendim: İnsan bazen birini sevdiğinde Dünyayı değil, önce kendisini yeniden keşfeder.
Gel sevgilim, Birbirimizi yenmeye çalışmadan yaşayalım. Gururun tahtını vicdanın önünde indirelim. Çünkü aşk, bir insanın diğerine hükmetmesi değil, İki insanın kendi özgürlüğünden vazgeçmeden Ortak bir anlam yaratabilmesidir.
Ve eğer bir gün bütün düşüncelerimiz Birbirine düşman kesilirse, Bırakalım kalbimiz son sözü söylemesin; Aklımız da sevgimizi mahkûm etmesin. Birbirimizi anlamayı seçelim.
Çünkü ben seni kusursuz olduğun için değil, Bütün çelişkilerine rağmen Bir insan olarak sevebildiğim için seviyorum.
Belki de en büyük zaferimiz şudur: Dünyanın bütün iç çatışmalarına rağmen Birbirimizin içinde savaş değil, Yaşanabilecek bir gelecek bulmak.
Aşk
Sevgilim,
İnsan kendi içindeki ecinnilerden kaçabilir mi?
Kıskançlığından, gururundan,
Yarım kalmış arzularından,
Geçmişin karanlık odalarında sakladığı korkularından?
Ben kaçmayı denedim;
Fakat anladım ki aşk,
İnsanın kendisinden sakladığı şeyleri bile
Birer birer gün yüzüne çıkaran
En cesur yüzleşmedir.
Aşk
Sen benim için bir tesadüf değilsin;
İki ayrı bilincin aynı evrende
Birbirini tanıma ihtimalisin.
Belki bütün yollar başka yönlere açılıyordu,
Belki akıl, bu yakınlığı açıklamakta yetersizdi.
Ama ben şunu öğrendim:
İnsan bazen birini sevdiğinde
Dünyayı değil, önce kendisini yeniden keşfeder.
Aşk
Gel sevgilim,
Birbirimizi yenmeye çalışmadan yaşayalım.
Gururun tahtını vicdanın önünde indirelim.
Çünkü aşk, bir insanın diğerine hükmetmesi değil,
İki insanın kendi özgürlüğünden vazgeçmeden
Ortak bir anlam yaratabilmesidir.
Ve eğer bir gün bütün düşüncelerimiz
Birbirine düşman kesilirse,
Bırakalım kalbimiz son sözü söylemesin;
Aklımız da sevgimizi mahkûm etmesin.
Birbirimizi anlamayı seçelim.
Çünkü ben seni kusursuz olduğun için değil,
Bütün çelişkilerine rağmen
Bir insan olarak sevebildiğim için seviyorum.
Belki de en büyük zaferimiz şudur:
Dünyanın bütün iç çatışmalarına rağmen
Birbirimizin içinde savaş değil,
Yaşanabilecek bir gelecek bulmak.
Aşk
Biz ise birbirimizin eksiklerini
bir kusur olarak değil,
tamamlanmayı bekleyen iki ayrı ihtimal olarak gördük.
Aşk
Seninle aramızdaki mesafe
kilometrelerle ölçülemedi;
çünkü bazı yakınlıklar coğrafyaya,
bazı bağlılıklar zamana,
bazı aşklar da bütün fiziksel açıklamalara
itiraz eder.
Aşk
Ben seni sevmeyi seçtiğimde
yalnızca bir kadını sevmedim;
insanın hâlâ iyi kalabileceğine,
özgürlüğün bir başkasını incitmeden de yaşanabileceğine,
sevginin çıkar hesabından bağımsız
bir bilinç biçimi olabileceğine inandım.
Aşk
Belki de sen,
benim gözlerime değil,
düşüncelerimin en derin yerine dokundun.
Aşk
Ben seni sevmeden önce de vardım;
ama var olmakla yaşamak arasındaki
o ince ayrımı bilmiyordum.
Aşk
Ben sende bir sığınak aramadım sevgilim,
kendimden kaçabileceğim bir yer de istemedim.
Ben senin yanında,
kendim olmaktan korkmadığım
bir hayatın mümkün olduğunu gördüm.
Aşk
Belki de insanın en büyük yalnızlığı,
anlaşılmamış olmak değil;
anlaşılabileceğine dair umudunu kaybetmesidir.
Sen o umudu yeniden kurdun içimde.
Aşk
İnsan dünyaya bir kez gelmiyor yalnızca;
bazen bir bakışta,
bazen bir dokunuşta,
bazen de birinin adını söylerken
yeniden başlıyor hayata.
Aşk
Ne geçmişi inkâr ediyorum
ne de geleceğe verilmiş sözleri çoğaltıyorum.
Yalnızca şunu biliyorum:
Bütün yolların bir anlamı varsa,
benim yolumun en güzel açıklaması sensin.
Aşk
Gel sevgilim,
hayatı büyük cümlelerle yormayalım.
Bir deniz kıyısında yürüyelim,
Eylül yağmuruna bırakalım kendimizi.
Bir çınarın gölgesinde
zamanın telaşını unutalım.
Çünkü dünya,
bütün çelişkilerine rağmen güzelse,
bunun bir nedeni de
seninle aynı dünyada yaşıyor olmamdır.
Ve bir gün biri bana
insanın hayattaki en büyük keşfinin ne olduğunu sorarsa,
ona uzun uzun felsefe anlatmayacağım.
Sadece seni göstereceğim.
Çünkü ben hayatı anlamaya çalışırken seni buldum; seni severken de hayatın yaşamaya değer olduğunu öğrendim.
Aşk
İLK ADAMIN SON AŞKI
Bir insanın kendini bulması, bazen başka bir insanın gözlerinde başlar.
Ben seni sevmeden önce de vardım; ama var olmakla yaşamak arasındaki o ince ayrımı bilmiyordum.
Çocukluğumdan kalma yarım cümlelerim, kimseye anlatamadığım eksikliklerim, zamanın üzerime bıraktığı suskunluklarım vardı. Sen geldin; geçmişimi değiştirmedin, fakat geçmişime başka türlü bakmayı öğrettin.
İnsan bazen birini sevdiğinde yalnızca geleceğini değil, çocukluğunu da yeniden keşfeder. Çünkü aşk, insanın kendisine bile yabancı kaldığı en eski odaların kapısını açar.
Ben sende bir sığınak aramadım sevgilim, kendimden kaçabileceğim bir yer de istemedim. Ben senin yanında, kendim olmaktan korkmadığım bir hayatın mümkün olduğunu gördüm.
Belki de insanın en büyük yalnızlığı, anlaşılmamış olmak değil; anlaşılabileceğine dair umudunu kaybetmesidir.
Sen o umudu yeniden kurdun içimde.
Şimdi anlıyorum: İnsan dünyaya bir kez gelmiyor yalnızca; bazen bir bakışta, bazen bir dokunuşta, bazen de birinin adını söylerken yeniden başlıyor hayata.
Benim ikinci başlangıcım sensin.
Ne geçmişi inkâr ediyorum ne de geleceğe verilmiş sözleri çoğaltıyorum. Yalnızca şunu biliyorum: Bütün yolların bir anlamı varsa, benim yolumun en güzel açıklaması sensin.
Gel sevgilim, hayatı büyük cümlelerle yormayalım. Bir deniz kıyısında yürüyelim, Eylül yağmuruna bırakalım kendimizi. Bir çınarın gölgesinde zamanın telaşını unutalım.
Çünkü dünya, bütün çelişkilerine rağmen güzelse, bunun bir nedeni de seninle aynı dünyada yaşıyor olmamdır.
Ve bir gün biri bana insanın hayattaki en büyük keşfinin ne olduğunu sorarsa, ona uzun uzun felsefe anlatmayacağım.
Sadece seni göstereceğim.
Çünkü ben hayatı anlamaya çalışırken seni buldum; seni severken de hayatın yaşamaya değer olduğunu öğrendim.
Aşk
Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 31.10.2026 22:43:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!