Gel, sevgili…
Birbirimize sonsuz mutluluk vaat etmeyelim.
Hayatın değişkenliğini,
insanın kırılganlığını,
zamanın geri döndürülemezliğini bilelim.
Aşk
İnsan, bilinmeyeni
kendi umutlarıyla tamamlamaya eğilimlidir.
Aşk
Sen benim kaderimi düzeltmek için değil,
kendi kaderini yaşamak için vardın.
Benim arzularımın sınırları
senin özgürlüğünün sınırları olamazdı.
İşte o gün, sevgili,
seni sevmekle sana sahip olmak arasındaki
uçurumu ilk kez gördüm.
Sahip olmak isteyen irade,
sevdiğini kendi huzurunun nesnesine dönüştürür;
oysa seven bilinç,
karşısındaki insanın kendisine rağmen de
var olabileceğini kabul eder.
Aşk
İradenin Ötesinde Sen
Sevgili,
İnsan, kendi arzularını tanımadan mutluluğun ne olduğunu bilemez; çünkü bazen kalbinin sesi sandığı şey, içinde hiç dinmeyen bir eksikliğin dünyaya yönelttiği taleptir.
Ben de seni ilk sevdiğimde bir insandan fazlasını aradım sende: geçmişimin tesellisini, geleceğimin güvencesini, hayatın bütün belirsizliklerine karşı koyacak bir anlamı…
Sonra anladım; hiçbir insan, başka bir insanın bütün varoluş yükünü taşıyamaz.
Sen benim kaderimi düzeltmek için değil, kendi kaderini yaşamak için vardın. Benim arzularımın sınırları senin özgürlüğünün sınırları olamazdı.
İşte o gün, sevgili, seni sevmekle sana sahip olmak arasındaki uçurumu ilk kez gördüm.
Sahip olmak isteyen irade, sevdiğini kendi huzurunun nesnesine dönüştürür; oysa seven bilinç, karşısındaki insanın kendisine rağmen de var olabileceğini kabul eder.
Ben artık seni yalnızca bana mutluluk verdiğin zamanlarda sevmek istemiyorum. Kendi düşüncelerinin peşinden gittiğinde, benden farklı kararlar aldığında, hayatın seni başka yönlere çağırdığında da özgürlüğünü tanıyabilmek istiyorum.
Çünkü sevginin değeri, bir insanın sana ne kadar bağlı olduğunda değil, bağlılığı özgür iradesiyle seçerken ne kadar kendisi kalabildiğinde saklıdır.
Belki hayat, arzu ile tatmin arasında uzanan bitimsiz bir yolculuktur. İnsan bir isteğine kavuşur, ardından başka bir eksiklik hisseder; bir mutluluğa ulaşır, sonra onun geçiciliğiyle yüzleşir.
Fakat ben seninle bu döngünün içinde başka bir bilgelik arıyorum: Her şeyi elde etmek zorunda olmadan bir anın kıymetini bilebilmek…
Bir çınarın altında yan yana oturmak, Ekim yağmurunun sesini dinlemek, Karadeniz'in değişken ufkuna bakarken geleceği bütünüyle denetleyemeyeceğimizi huzurla kabul etmek…
Ve bütün bunların ortasında sana dönüp şunu söyleyebilmek:
Senden hayatın bütün acılarını ortadan kaldırmanı beklemiyorum. Yalnızca kendi hayatını yaşarken benimle paylaşmak istediğin güzelliklere yer açmanı diliyorum.
Ben de sana aynı özgürlüğü vereceğim.
Çünkü aşk, iki insanın birbirinin eksikliklerini sonsuza dek giderdiği kusursuz bir düzen değildir; eksikliklerini tanıyan iki insanın birbirine haksızlık etmeden yakınlaşmayı öğrenmesidir.
Sevgili, seni arzularımın esiri yapmak için değil, irademin sınırlarını anlayarak sevmek istiyorum. Çünkü insanın gerçek olgunluğu, istediği her şeyi elde etmesinde değil, sevdiği insanın özgürlüğünü kendi mutluluğundan ayrı düşünebilmesindedir.
Bir gün yollarımız değişirse bunu sevgimizin bütünüyle anlamsızlığına kanıt saymayacağım. Her güzel şeyin sonsuza dek sürmesi gerekmez; bazı karşılaşmalar, insanın kendisini daha derinden tanımasına ömrü boyunca eşlik eder.
Ama bugün yanımdaysan, sana yarının garantisini sunmak yerine bugünün sorumluluğunu taşıyacağım.
Seni dinleyeceğim. Yanıldığımda bunu kabul edeceğim. Seni anlamadığımda hüküm vermek yerine yeniden soracağım.
Çünkü sevgi, yalnızca içimizde yaşanan bir duygu değil, başka bir insanın varlığı karşısında nasıl davranacağımızı belirleyen ahlaki bir seçimdir.
Ve belki bir gün anlayacağız: Mutluluk, hayatın bütün çelişkilerini çözmekte değil, onların içinde birbirimizi incitmeden yaşamanın yollarını bulmaktadır.
Ben seni sonsuzluğa sahip olmak için değil, geçiciliği bilerek derinden sevmek için seçtim. Çünkü aşkın en bilge biçimi, bir insanı kendi hayatının cevabı ilan etmek değil, kendi hayatını özgürce yaşarken onunla anlamlı bir dünya kurabilmektir.
Aşk
Bir gün anlayacağız:
Mutluluk, hayatın bütün çelişkilerini çözmekte değil,
onların içinde birbirimizi incitmeden
yaşamanın yollarını bulmaktadır.
Aşk
Aşkın en bilge biçimi, bir insanı kendi hayatının cevabı ilan etmek değil, kendi hayatını özgürce yaşarken onunla anlamlı bir dünya kurabilmektir.
Aşk
Sevgi,
yalnızca içimizde yaşanan bir duygu değil,
başka bir insanın varlığı karşısında
nasıl davranacağımızı belirleyen
ahlaki bir seçimdir.
Aşk
Sevgili, seni arzularımın esiri yapmak için değil,
irademin sınırlarını anlayarak sevmek istiyorum.
Çünkü insanın gerçek olgunluğu,
istediği her şeyi elde etmesinde değil,
sevdiği insanın özgürlüğünü
kendi mutluluğundan ayrı düşünebilmesindedir.
Aşk
Aşk, iki insanın
birbirinin eksikliklerini sonsuza dek giderdiği
kusursuz bir düzen değildir;
eksikliklerini tanıyan iki insanın
birbirine haksızlık etmeden
yakınlaşmayı öğrenmesidir.
Aşk
Ben seninle
bu döngünün içinde başka bir bilgelik arıyorum:
Her şeyi elde etmek zorunda olmadan
bir anın kıymetini bilebilmek…
Bir çınarın altında yan yana oturmak,
Ekim yağmurunun sesini dinlemek,
Karadeniz'in değişken ufkuna bakarken
geleceği bütünüyle denetleyemeyeceğimizi
huzurla kabul etmek…
Aşk
Belki hayat,
arzu ile tatmin arasında uzanan
bitimsiz bir yolculuktur.
İnsan bir isteğine kavuşur,
ardından başka bir eksiklik hisseder;
bir mutluluğa ulaşır,
sonra onun geçiciliğiyle yüzleşir.
Fakat ben seninle
bu döngünün içinde başka bir bilgelik arıyorum:
Her şeyi elde etmek zorunda olmadan
bir anın kıymetini bilebilmek…
Aşk
Sevginin değeri,
bir insanın sana ne kadar bağlı olduğunda değil,
bağlılığı özgür iradesiyle seçerken
ne kadar kendisi kalabildiğinde saklıdır.
Aşk
Ben artık seni
yalnızca bana mutluluk verdiğin zamanlarda
sevmek istemiyorum.
Kendi düşüncelerinin peşinden gittiğinde,
benden farklı kararlar aldığında,
hayatın seni başka yönlere çağırdığında da
özgürlüğünü tanıyabilmek istiyorum.
Aşk
Sahip olmak isteyen irade,
sevdiğini kendi huzurunun nesnesine dönüştürür;
oysa seven bilinç,
karşısındaki insanın kendisine rağmen de
var olabileceğini kabul eder.
Aşk
Sen benim kaderimi düzeltmek için değil,
kendi kaderini yaşamak için vardın.
Benim arzularımın sınırları
senin özgürlüğünün sınırları olamazdı.
Aşk
Seninle karşılaşmadan önce
özgürlüğü istediğim her şeyi yapabilmek sanırdım.
Oysa özgürlük,
seçeneklerin sonsuzluğunda kaybolmak değil,
bir seçimin sorumluluğunu
kendi varlığında taşıyabilmektir.
Aşk
Seni seçtim.
Bütün kuşkularım sustuğu için değil,
kuşkularımla birlikte yaşamayı göze aldığım için;
geleceği bildiğim için değil,
bilinmeyen bir geleceğe
kendi irademle adım attığım için…
Aşk
Seçimin Uçurumunda Sen
Sevgili,
Seni sevmek, bir duygunun içinde huzur bulmak değildi; kendi özgürlüğümün uçurumuna gelip bir seçim yapmak zorunda kalmaktı.
Çünkü insan, bütün ihtimalleri düşünerek yaşayamaz. Akıl yolları aydınlatır, fakat hangi yoldan yürüyeceğimize biz karar veririz.
Ben de seni seçtim.
Bütün kuşkularım sustuğu için değil, kuşkularımla birlikte yaşamayı göze aldığım için; geleceği bildiğim için değil, bilinmeyen bir geleceğe kendi irademle adım attığım için…
Seninle karşılaşmadan önce özgürlüğü istediğim her şeyi yapabilmek sanırdım. Oysa özgürlük, seçeneklerin sonsuzluğunda kaybolmak değil, bir seçimin sorumluluğunu kendi varlığında taşıyabilmektir.
Seni sevmek de böyle bir şeydi: Başka türlü bir hayatın mümkün olduğunu bilmek, yine de bizim hayatımızı seçmek.
Fakat sevgili, seni seçmiş olmam seni kendime ait kılmaz. Benim kararım senin iradeni bağlamaz; benim aşkım senin özgürlüğünün yerine geçmez.
İşte aşkın en ağır sorumluluğu burada başlar: Bir insanı bütün varlığınla seçmek ama onun yerine seçim yapmaya kalkışmamak.
Sana sonsuz mutluluk vaat edemem. Çünkü gelecek, bugünkü irademizin bütünüyle denetiminde değildir. Sana hiç değişmeyeceğime dair büyük sözler de veremem; insan kendi dönüşümünün bile bütün sonuçlarını önceden bilemez.
Ama sana daha sahici bir şey sunabilirim: Kendimi kandırmamayı, seni bir hayalin içine hapsetmemeyi, seçimimin sorumluluğundan kaçmamayı…
Çünkü aşk, yalnızca kalbin heyecanı değil, insanın kendi varlığını ortaya koyduğu bir içtenlik sınavıdır.
Bazen kaygılanacağım, sevgili. Seni kaybetme ihtimali içimde karanlık bir kapı açacak. Bazen kuşku duyacağım; bazen geleceğin belirsizliği bugünün mutluluğuna gölge düşürecek.
Ama kaygımı kader, korkumu hakikat ilan etmeyeceğim.
Çünkü bir ihtimalin varlığı, onun gerçekleşeceği anlamına gelmez. İnsan bazen henüz yaşanmamış acılardan kaçarken yaşayabileceği mutluluğu da terk eder.
Ben bu kez kaçmayacağım.
Seni seçmek, her şeyin iyi sonuçlanacağını bilmek değil; sonucu bütünüyle bilmediğim hâlde seçimimin anlamını üstlenmektir.
Bir çınarın altında yan yana oturduğumuzda bütün sorularımız cevaplanmayacak. Karadeniz'in ufkuna baktığımızda zaman bize hiçbir güvence sunmayacak.
Yine de elini tutacağım; geleceği avucumda tuttuğum için değil, şimdiki zamanda seninle olmayı özgürce seçtiğim için.
Ve bir gün yollarımız ayrılırsa, seni seçmiş olmamı bir yanılgıya indirgemeyeceğim. Bir seçimin anlamı, yalnızca sonucunun mutluluğuyla ölçülemez; bazen insanın kim olduğunu hangi sorumluluğu üstlendiği belirler.
Sevgili, ben seni kaybetmeyeceğimin garantisiyle değil, seni sevmenin sorumluluğunu kabul ederek seçtim. Çünkü aşk, geleceği güvenceye almak değil, belirsizliğin ortasında kendi varlığınla verdiğin kararın arkasında durabilmektir.
Ve şimdi anlıyorum: Seni sevmek, kendimi sende eritmek de değil, kendi özgürlüğümü senin özgürlüğüne karşı bir silah hâline getirmek de değil.
Aşk, iki insanın birbirini seçerken kendisi kalabilmesi, birbirine yaklaşırken özgürlüğünü koruması ve her gün yeniden bu birlikteliğin sorumluluğunu üstlenmesidir.
Ben seni bir kader olduğu için değil, kaderim olmadığını bildiğim hâlde seçtim. Çünkü en sahici aşk, zorunluluktan doğan bağlılık değil, özgürlüğün bütün ağırlığını hissederek verilen bilinçli karardır.
Aşk
Sevgilim:
Biz seninle her zaman hayat bulacağız. Belki bedenlerimiz yok olacak ama yaktığımız evrensel aşk mesajı yeni düşüncelerle sonsuza dek yaşayacak.
Aşk
Belki de evrenin en incelikli sürekliliği, maddenin değişmezliği değil, bir varlıkta doğan anlamın başka varlıklarda yeniden doğabilmesidir. Sevgilim, biz bu sürekliliğe aşkımızla katılacağız.
Aşk
Sevgilim, biz aşkımızı yalnızca birbirimize yaşatmadık; geleceğin henüz doğmamış düşüncelerine de bir imkân bıraktık. Bedenlerimiz tarihin olacak, fakat sevgimiz belki de tarihin henüz keşfetmediği bir fikre dönüşecek.
Aşk
Bizim ölümsüzlüğümüz, sonsuza dek yaşamak değil sevgilim; bizden sonra yaşayacak zihinlere, dünyayı başka türlü düşünme cesareti bırakmaktır.
Aşk
Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 29.10.2026 23:02:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!