Aşk Eylül 16 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7523

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Aşk Eylül 16

AŞKIN EN GÜZEL ÇAĞI
Seni sevdiğimde
bana bunun geçici olduğunu söylediler.
İnsanlar aşk hakkında
hava durumu hakkında konuşur gibi konuşurlar:
yarın değişebilir,
fazla sürmez,
şemsiyeni yanında taşı.
Oysa ben seni
bir karar gibi sevdim.
Masum değildim.
Sen de değildin.
İkimiz de biliyorduk:
bazı aşklar insanın hayatına
çiçek açmak için değil,
hayatın daha önce yazılmış bütün cümlelerini
çizmek için gelir.
Sen bana baktığında
yüzümde kendimi değil,
olabileceğim kişiyi gördün.
Belki de tehlike buydu.
Çünkü aşk bazen
iki insanın birbirini bulması değildir;
bir insanın diğerinin içinde
kendisi için yeni bir kader
icat etmesidir.
Ben seni seviyorum dedim.
Sen gülümsedin.
O gülümsemede
bir öğretmenin kesinliği vardı;
sanki aşkın sonucunu
çoktan biliyordun.
Ben ise
ilk kez bilmemeyi sevdim.
Çünkü insan
geleceğini bilmediği zaman
gerçekten özgürdür.
Sokaklardan geçtik.
İnsanlar bizi izledi.
Bazıları bizi yakıştırdı,
bazıları yakıştıramadı.
Ne garip—
Başkalarının gözünde
bir aşkın gerçekliği,
iki insanın birbirine duyduğu şeyden
daha kolay ölçülüyordu.
Biz yine de sustuk.
Çünkü bazı sevgiler
ilan edilince küçülür.
Seninle aramızdaki şey
bir sır değildi.
Bir bilgiydi.
Yalnızca ikimizin bildiği
ve dünyanın bilmesine gerek duymadığı
bir bilgi.
Sonra zaman geldi.
Her aşkın karşısına
kaçınılmaz bir öğretmen gibi dikilen
o soğuk, ölçülü zaman.
Bize dedi ki:
“Artık büyüyün.”
Ben güldüm.
Çünkü seni sevmenin
beni büyütmediğini,
beni kendimden çıkardığını fark ettim.
Ve insan bazen
kendine ulaşmak için
önce kendisinden vazgeçmek zorundadır.
Şimdi seni düşündüğümde
geçmişe bakmıyorum.
Garip ama gerçek:
Seni hatırlamak
bir geçmişi hatırlamak değil.
Henüz yaşanmamış
bir ihtimali düşünmek gibi.
Belki bu yüzden
aşkın en güzel çağı
başladığı zaman değildir.
Bittiği zaman da değildir.
Aşkın en güzel çağı,
iki insanın
birbirini değiştirmeye başladığını fark ettiği
ama henüz
hangisinin diğerini değiştirdiğini
bilmediği andır.
Ve ben hâlâ
o anda yaşıyorum.
Seninle.
Kimsenin bilmediği
bir derste.
Kapısı olmayan
bir sınıfta.
Tahtaya yalnızca bir cümle yazılmış:
“Sevmek,
bir başkasının hayatına girmek değil;
kendi hayatının anlamını
yeniden yazmaya razı olmaktır.”
Aşk

İnsan
geleceğini bilmediği zaman
gerçekten özgürdür.
Filozof

Seni sevdiğimde
bana bunun geçici olduğunu söylediler.
İnsanlar aşk hakkında
hava durumu hakkında konuşur gibi konuşurlar:
yarın değişebilir,
fazla sürmez,
şemsiyeni yanında taşı.
Oysa ben seni
sonsuzluğum diye sevdim.
Aşk

Bazen
iki insanın gerçekten birleştiği yer,
aynı şeyi söylemeleri değil,
birbirlerinin farklı seslerini
sonuna kadar dinlemeleridir.
Aşk

Sen geldin.
Bana
“Ne istiyorsun?” diye sordun.
Öylece kaldım.
Çünkü yıllarca
başkalarının sorularına
doğru cevap vermeyi öğrenmiştim;
ama ilk kez
kendi cevabımı arıyordum.
Seni seviyorum, dedim.
Bu kez kimseye sormadan.
Aşk

KÜÇÜK ŞEHRİN BÜYÜK AŞKI
Bizim şehrimizde
herkes herkesi tanırdı.
Kimin kime baktığını,
kimin kiminle konuştuğunu,
hangi evin akşam ışığını
neden erken söndürdüğünü...
Aşk bile
başkalarının bilgisine ihtiyaç duyardı.
Sen beni sevdiğinde
ilk itiraz eden kalbim olmadı.
Şehir oldu.
“Uygun değil,” dediler.
“Zamanı değil.”
“Hayatını zorlaştırır.”
İnsanların aşk hakkında
ne kadar kolay hüküm verdiğini
o gün öğrendim.
Çünkü onlar
senin gözlerindeki kararsızlığı değil,
kendi korkularını okuyorlardı.
Aşk

Sen uzaklaştığında
şehir aynı şehir kaldı,
deniz aynı deniz,
sokaklar aynı sokak…
Ama ben
aynı insan değildim artık.
Bir yağmur başladı içimde,
kimsenin görmediği.
Her damlasında
sana söyleyemediğim bir cümle vardı.
Ve ben anladım:
özlemek, birinin yokluğunu taşımak değilmiş;
onun varlığının
içimizde bıraktığı dünyayı
korumaya çalışmakmış.
Aşk

Özlemek, birinin yokluğunu taşımak değilmiş;
onun varlığının
içimizde bıraktığı dünyayı
korumaya çalışmakmış.
Aşk

Aşkın tuhaf bir hafızası vardır;
unutmayı öğrense bile
neden sevdiğini unutmaz.
Aşk

İnsan, sevdiği kişinin karşısında
kendi hakkında yazdığı bütün dipnotları
yırtıp atıyormuş.
Sen gittikten sonra
masamda yalnızca birkaç eşya kaldı:
yarım bir cümle,
eski bir mektup,
ve sana söylemek için
fazlasıyla geciktiğim
bir "kal."
Aşk

Şimdi geçmişe bakıyorum da
ikimizin arasında
en büyük mesafeyi yollar değil,
söylenmemiş kelimeler açmış.
Aşk

Seni sevdiğimden beri
deniz başka konuşuyor benimle.
Dalgalar kıyıya
senin adını söylemeden geliyor,
sonra geri çekiliyorlar;
sanki aşkın
söylenemeyen kısmını
kendileriyle götürüyorlar.
Akşam olduğunda
gökyüzünün bütün mavileri
biraz sana benziyor.
Ben ise
seni beklemekle
seni düşünmek arasındaki
o ince yerde duruyorum.
Ne tamamen yalnızım,
ne de sana kavuşmuş.
Aşk

İnsan geçmişteki kendisini
mahkûm etmeye kalkarsa
kendi hayatının yarısını
hapse atmış olur.
Aşk

Dünya hızlandı sevgilim.
Şehirler
insandan daha çabuk değişiyor,
saatler dakikalara,
dakikalar bildirimlere bölünüyor.
İnsanlar birbirine
bir dokunuş kadar yakın,
bir sessizlik kadar uzak artık.
Ve biz
bütün bu hızın ortasında
birbirimizi sevmeyi seçtik.
Aşk

Dünya hızlandı sevgilim.
Şehirler
insandan daha çabuk değişiyor,
saatler dakikalara,
dakikalar bildirimlere bölünüyor.
İnsanlar birbirine
bir dokunuş kadar yakın,
bir sessizlik kadar uzak artık.
Ve biz
bütün bu hızın ortasında
birbirimizi sevmeyi seçtik.
Aşk

KÜÇÜK ŞEHRİN BÜYÜK AŞKI
Bizim şehrimizde
herkes herkesi tanırdı.
Kimin kime baktığını,
kimin kiminle konuştuğunu,
hangi evin akşam ışığını
neden erken söndürdüğünü...
Aşk bile
başkalarının bilgisine ihtiyaç duyardı.

Aaaaaaaaaaaaşk

Sen gittikten sonra
masamda yalnızca birkaç eşya kaldı:
yarım bir cümle,
eski bir mektup,
ve sana söylemek için
fazlasıyla geciktiğim
bir "kal."

Oooooooooyyyy

Sen gittikten sonra
masamda yalnızca birkaç eşya kaldı:
yarım bir cümle,
eski bir mektup,
ve sana söylemek için
fazlasıyla geciktiğim
bir "kal."

Sen beni sevdiğinde
ilk itiraz eden kalbim olmadı.
Şehir oldu.
“Uygun değil,” dediler.
“Zamanı değil.”
“Hayatını zorlaştırır.”
İnsanların aşk hakkında
ne kadar kolay hüküm verdiğini
o gün öğrendim.
Çünkü onlar
senin gözlerindeki kararsızlığı değil,
kendi korkularını okuyorlardı.

Aaaaaaaaaaaaşk

Sen gittikten sonra
masamda yalnızca birkaç eşya kaldı:
yarım bir cümle,
eski bir mektup,
ve sana söylemek için
fazlasıyla geciktiğim
bir "kal."

Oooooooooyyyy

Sen gittikten sonra
masamda yalnızca birkaç eşya kaldı:
yarım bir cümle,
eski bir mektup,
ve sana söylemek için
fazlasıyla geciktiğim
bir "kal."
Aşk

Sonra anladım:
Belki de yanlış soruyu soruyordum.
Mesele
senin beni sevip sevmediğin değildi.
Mesele,
benim seni severken
kendimden ne kadar vazgeçtiğimdi.
Aşk

İnsan
bazen bir başkasının sevgisini
kendi değerinin kanıtı sanıyor.
Aşk

Bazen bir aşkın kaybolmasının nedeni
delil yetersizliği değil,
kalbin bildiğini
dilin zamanında söylememesidir.
Aşk

“Varlığın,
benim irademden bağımsız olarak
değerli.”
Aşk

Benim bekleyişim
senin adını taşıyor.
Aşk
Yolun Öte Ucunda Sen
Akşam oldu,
köyün üstüne ince bir serinlik indi.
Uzaklarda bir ışık yandı,
ben seni düşündüm.
Ne çok yol varmış
insanın sevdiğine ulaşması için.
Bir tren geçiyor geceden,
pencerelerinde sarı ışıklar…
Her vagonda
başka bir hayat,
başka bir bekleyiş.
Benim bekleyişim
senin adını taşıyor.
Sana söyleyemediğim
öyle çok şey var ki…
Mesela,
bir yağmur başladığında
ilk seni hatırladığımı.
Bir kuş uzaklara uçtuğunda
gözlerimin onu
neden uzun süre izlediğini.
Ve akşamları
şehir biraz sessizleşince
içimde bir yerin
neden hâlâ seni beklediğini.
Belki sen
başka bir yerde
başka bir gökyüzüne bakıyorsun.
Belki benim kadar
özlemiyorsun.
Bunu bilmiyorum.
Ama sevmenin
her zaman karşılık istemek olmadığını
öğrendim.
Bazen insan
birini uzaktan sever,
bir yol gibi…
Gidemez ama
hep aynı yere çıkar.
Benim yolum
sana çıkıyor.
Yıllar geçse de
değişmiyor bu.
Saçlarıma ak düşse,
şehirler değişse,
yollar uzasa,
bir akşam
aynı rüzgâr
yüzüme dokunursa,
seni hatırlayacağım.
Ve belki o zaman
anlayacağım:
Bazı insanlar
hayatımıza gelip gitmez;
bir yolun adı gibi
içimizde kalır.
Sen benim
bitmeyen yolumsun.
Ben hâlâ
o yolun öte ucunda
seni seviyorum.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 25.09.2026 12:04:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!