Kıyıya çıkabilirdim; fakat bazı yangınların karada da devam ettiğini biliyordum.
Bütün günahların içinden geçtim.
Günahlarıma şiir yazdım.
Yasaklı hisleri meşrulaştırdım.
Ceza almadım sanmayın.
Aklımın hapishanesinin en karanlık hücrelerinde kendimi prangaladım.
Seni kaybettiğim gün
senden kurtulacağımı sandım.
Oysa insan
gideni gömüyor da
ondan kalanları gömecek
Seni sevmenin en zor tarafı
sana ulaşamamak değildi.
İnsan ulaşamadığı şeye alışıyor.
Bir kapının açılmayacağını,
Giden senden gitmiyor bazen,
yalnızca görünmez oluyor.
Bir bakışı kalıyor gözlerinde,
bir cümlesi dilinin ucunda,
bir susuşu
Seni artık sevmiyorum. En azından kendime böyle söylüyorum. İnsan bazen en çok, inandırmaya çalıştığı kişiye yalan söylüyor. Ben de en çok kendime. Seni özlemiyorum. Çünkü özlemek, bir gün bitecekmiş gibi geliyor. Benimkisi daha başka. Adını koyamadığım, gitmeyen bir eksiklik. Unuttum seni.
Yüzünü.
Sesini.
Hadi anlat bana, birinin yaşam nedeni olmak nasıl bir duygu. Hadi roman gibi sevilmenin nasıl hissettirdiğinden bahset. Hadi biraz da senin için kurumayan gözleri yaz. Söylesene birinin tanrısı olmak nasıl bir güç? Hadi durma, sen gibi seviyor herkes ama seni böylesine sevmek, hiçbir yüzyılda bir daha kimseye denk gelmeyecek…
İnsan en çok,
canavarı gördüğünde değil,
herkesin duvar dediği yerde
bir kapı bulduğunda delirir.
Kalabalıkların sustuğu yerde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!