Yirmili yaşları
Bingöl'de yaşadık,
Tayinlerle oluşan
Zorunlu arkadaştık
Karlı dağlar arasında
Küçücük bir şehir,
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Şair zamanın doğal olarak unutulmaya neden olduğunun farkındadır. Yaş ilerledikçe insanın tanıdıklarının çoğalması, yeni arkadaşlar edinmesi, eskilerin iletişim kurmaktan kaçınmaları ,toplumsal etkenler (iletişim araçlarının dinlenmesi gibi.), eşlerin aynı duyguları paylaşmaması, gizli kıskançlıklar ve rekabet, zorunlu ayrılıklar dostluğun sürmesinde/sürmemesinde etkili oluyor.İnsan bazen dostlarından uzaklaşmak zorunda da olabiliyor. Gerçek arkadaşlıkları zaman aşındırmaz güçlendirir. Ben onu internetten arıyorsam sevdiğimdendir.
Şair zamanın doğal olarak unutulmaya neden olduğunun farkındadır. Yaş ilerledikçe insanın tanıdıklarının çoğalması, yeni arkadaşlar edinmesi, eskilerin iletişim kurmaktan kaçınmaları ,toplumsal etkenler (iletişim araçlarının dinlenmesi gibi.), eşlerin aynı duyguları paylaşmaması, gizli kıskançlıklar ve rekabet, zorunlu ayrılıklar dostluğun sürmesinde/sürmemesinde etkili oluyor.İnsan bazen dostlarından uzaklaşmak zorunda da olabiliyor. Gerçek arkadaşlıkları zaman aşındırmaz güçlendirir. Ben onu internetten arıyorsam sevdiğimdendir.
Şair zamanın doğal olarak unutulmaya neden olduğunun farkındadır. Yaş ilerledikçe insanın tanıdıklarının çoğalması, yeni arkadaşlar edinmesi, eskilerin iletişim kurmaktan kaçınmaları ,toplumsal etkenler (iletişim araçlarının dinlenmesi gibi.), eşlerin aynı duyguları paylaşmaması, gizli kıskançlıklar ve rekabet, zorunlu ayrılıklar dostluğun sürmesinde/sürmemesinde etkili oluyor.İnsan bazen dostlarından uzaklaşmak zorunda da olabiliyor. Gerçek arkadaşlıkları zaman aşındırmaz güçlendirir. Ben onu internetten arıyorsam sevdiğimdendir.
Şair zamanın doğal olarak unutulmaya neden olduğunun farkındadır. Yaş ilerledikçe insanın tanıdıklarının çoğalması, yeni arkadaşlar edinmesi, eskilerin iletişim kurmaktan kaçınmaları ,toplumsal etkenler (iletişim araçlarının dinlenmesi gibi.), eşlerin aynı duyguları paylaşmaması, gizli kıskançlıklar ve rekabet, zorunlu ayrılıklar dostluğun sürmesinde/sürmemesinde etkili oluyor.İnsan bazen dostlarından uzaklaşmak zorunda da olabiliyor. Gerçek arkadaşlıkları zaman aşındırmaz güçlendirir. Ben onu internetten arıyorsam sevdiğimdendir.
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta