geceler yaşadım ve gündüzler
yağmurlar yaşadım ve rüzgarlar
karanlığı yaşadım ve güneşi gördüm çok zaman
ama seni sevmem tek,bütün sevmelerim tek!
söyle sevdiğim!
suskunluğun karanlığın geceye baskın düzenlenmesi gibidir.
gözlerin düşüyor aklıma,iliklerime kadar kadar ıslandığım yağmurlarda
yabancı şehirlerim çoğalıyor haritamda!
ne önemi var giden günün
yada geçen mevsimlerin
ve çalan şarkının yada esen rüzgarın,yağan yağmurun!
eskiyor tarih ve yapraklar düşüyor takvimlerden
kaldırımlar yorgun
kediler aciz kalıyor aynı sanki sokakların hepsi
Sen görmesen de
Yağmurlar yağmasa da
Ve gökyüzün uzak olsa da
Hiç bir şey fark etmez
Yüreğimdesin!
yüzünü dön güneşe ve aç kollarını uzaktan gelen birini kucaklıyor gibi!
ve sarıl kendine içindeki çocuk bayram etsin!
ve usulca aralansın dudakların
durma! fısılda şarkını
yağmurları sakla kendine
aya haber saldım gelip duracak bu gece penceren de
içimden mevsimler göçüyor
tek bir şey bulmazsın içimde yeşile çalan
sarardı yüreğim,acılardan geçilmez
nefeslerim sönük yüreğim kederle dolu
ve küsüyor şimdi sözcüklerim bana
alamıyorum kokunu rüzgardan sevgilim!
odana dolan havaya dargınmısın
dönmüyor dilim,sana varmıyor satırlarım
kızgınsın belki, belkide yeminlisin bana acı çektirmeye
kanımdan mürekkep yaptım sana öyle yazıyorum
içimizde boğduk zamanı,anlamsız ve bir o kadar değersiz uğraşların kurbanı olduk.kalmadı bizden bir tat; yeni açan güne,çiçeklere,böceklere,bahara! yeniden yaşamanın bir yolu yok,giden gelmiyor,harab etmekten başka yüreğimizi,ne kaldı şimdi elde avuçta! biliyoruz gün gibi,bir çok sancılar geziniyor ruhumuzda,bedenimizde.tarifi yok dile gelsede duvarlar,parmaklıklar,ışıklar neyi anlatır ki! derinliklere gömdük acımasızca...hangi kuyuda,hangi ipi salmalı,çıkarmalı o günahsız saf halimizi ve yine biliyoruz,hangi günahın bedeli olduğunu bu yaşadıklarımızın.kendimizi kandırmaya devam edelim....kaçırdık! bütün güzellikler gibi yaşamın rengini.bir büyücü getirin yeniden inşa etsin yada yeniden yazılsın yazımız,söyle! silinmez olan yazıdan olsun!
uzuyor yalnızlık,uzadıkça çoğalıyor sancılarım.
bu ayrılık sonum olacak gibi
korkuyorum, göremezsem seni
kaç takvim eskitmeliyim ayrılıklardan yana
hangi mevsimde çalacaksın kapımı
sen ağladığın da mevsimler değişir yüreğimde
yağmurlar kara rüzgarlar ateş olur
ve toprak küser ağaçlara
sen ağladığın da yüreğim milyon parça olur,dağılırım ansızın!
gökyüzü unutur rengini,gözlerini mavi değil,yeşil değil
kederle açar yeryüzüne!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!