AMERİKA ŞİİRLERİ

AMERİKA ŞİİRLERİ

Mikdat Bal

Dün demiştim daha yazmayacağım
Vatan tehlikede, durulur mu hiç?
Aldığım kararı bozmayacağım
Vatan tehlikede durulur mu hiç?

Pkk hedefe artık ulaştı
Irakta serbestçe gezip dolaştı
..

Devamını Oku
Tülay İçen

Bebem yola çıkmış gidiyor,
Terör denen nalete dur demeye....
Savaş yanlısı silah tüccarlarının,
Başlattığı katliama dur demeye...

Mehmedim ön planda,
Savaşta ve Barışta.
..

Devamını Oku
Fikret Turhan

x ray cihazları
içimizi izliyordu...
bedenin sinyalleriyle...
amerika
dünyayı izliyordu...
ses ve görüntü sinyalleriyle...
ALLAH,
..

Devamını Oku
Selma Güneş

----------------------------------------

Yıllardır pkk terörü ile yaşıyoruz. Sabrın son noktalarına geldik.Hepimizin yüreği yanıyor. Bu güzel vatan topraklarında,kardeşce yaşamak varken, kandırılan,eline silah vererek ailesinden uzaklaştırılan, tarihimiz de dedelerimizin omuz omuza bu toprakları savunduğnu anlayamayan dağa çıkıp eşkiyalık yapmaya kalkanlar,bunu fırsat bilenlerin ekmeğine yağ sürdüler. Yıllarca kaynaşmış akraba olmuş insanları çeşitli oyunlarla birbirine kırdıranların esas amacı bellidir. Türkiye gibi Asya ve Avrupa geçiş noktsında ki bir ülkeyi ele geçirmek.
Toplumlar içten kaosa sürüklenerek daha kolay çökertilir. Buna alet olanlar şu anda gerçekleri görmeye,anlamaya başlamışlardır. Bu hatadan dönmek için hala vakit vardır. Aynı topraklar da yaşayan insanlar,birbirlerine ölüm kusamaz. Komşu komşuya düşman gözü ile bakamaz.Bu olmamalı, bunlar yaşanmamalı. Bu vahşet durmalı, kan bitmeli.
Öyle acılar yaşanıyor, öyle isyanlar körükleniyor ki, iç savaşa sürüklenmek an meselesidir.
Yazık olur...Hepimize yazık olur. Sağduyulu olalım. Memleketimiz üzerinde entrikalarını gerçekleştirme fırsatını vermeyelim. Sorun Türk,Kürt sorunu değildir. Akrabalarımız, arkadaşlarımız,dostlarımız arasında farklı kökenden gelenler yok mu.Birbirimizi linç mi edeceğiz. Ordumuzun mehmetçikleri bir mozaiktir. Bu yurdun her köşesinden askere gelir, vatan topraklarını korumayı, gerektiğinde ülkemizin bütünlüğüne gelecek tehlikelere karşı koymayı öğrenir. Ve uygular.Kimsenin toprağında gözü olmaz.Vatan toprağı birlik demektir.
Namus demektir. Aile demektir.Bu erdemlerden vazgeçilebilir mi. Herkesin aklını başına toplaması,kışkırtmalara gelmemesi lazım. Bu fırsatı vermeyelim dostlar. Gelecek nesillere utanç dolu bir tarih bırakmayalım. Bu kanı durduralım. Yeter kardeşin kardeşi öldürdüğü.
..

Devamını Oku
Mehmet Çoban

Arap baharı
Vurdu efendi Amerika’yı
Soylu sömürgeci Avrupa’yı

Çöl bedevileri
Bir ileri bir geri
Derken devrildi
..

Devamını Oku
Ozan Bindebir

Çakal sürüsüne geçit vermeyin,
Hep birlik el ele verelim hele!
Şu kirli savaşa sizde “dur” deyin,
Koşalım meydana varalım hele!

Vatanını kimden almış, bir sorun!
Barış için sizde bir kafa yorun.
..

Devamını Oku
Leyla Gülsüren

Chp ve parelel yorumculara göre, "Suriyeli Pyd’nin Türkiye’de eylem yapması, Türkiye’nin Suriye’ye kara harekatı yapmasını haklı göstermezmiş"

Peki Ülkemizin birliğini, dirliğini, sınır güvenliğini korumak isteyişimiz sizce yeterli ve Haklı bir sebep değil mi?

Peki işid, Rusya’da, Amerika’da, İngiltere’de eylem mi yapmış, ya da Suriye onların sınır komşuları mı? Üç milyona yakın insan onların ülkesinde mi? bu ülkeler niye Suriye’deler?

Batı ülkeleri Türkiye’yi daha kolay zapt etmek için, Kürtleri kullanarak Suriye de İsrail benzeri bir karakol devleti kurmaya çalışıyorlar.
..

Devamını Oku
Hakkı Kaya

Büyüklerimin önünde
Her zaman
Saygıyla eğilirim ki...

Sürüde ki koyun
Zannedip
Canımı, fazla acıtmasınlar! ..
..

Devamını Oku
Ahmet Emer

Hakimler Artık Yasa Tanımayacak!
02.03.2011 Günkü Saman Gazetesinde şöyle bir başlık atılmış, “Hakimler tazminat kıskacından kurtuldu”!
Altındaki haberi ise şöyle, “Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, tutukluyu tahliye etmedikleri için tazminata mahkum edilen hakimlerle ilgili önemli bir karar aldı. Mahkeme kanun değişikliği nedeniyle tazminat davalarının devlete yöneltilmesi için davacılara 20 gün süre verdi.
Davalı hakimlerin avukatları 6610 sayılı yasa gereği “ hakim ve savcıların her türlü kararından ancak devlet aleyhine tazminat davası açılabileceği “ gerekçesi ile davanın reddini istedi.
Davacı avukatları ise “ değişikliğin Anayasa’ ya aykırı olduğunu” savunarak, Anayasa Mahkemesi’ ne gideceklerini söylediler.
Yani artık savcılar ve yargıçlar haklı olsanız da olmasanız da sizi haksız çıkarabilecekler. Anayasa ve yasalar onlara göre birer hiç sayılacak! Adalet ararken esas adaletsizliği onlardan göreceksiniz. Nereden, nasıl emir alırlarsa o doğrultuda karar verecekler. Yasaları uygulamayıp, istedikleri gibi kararlar vererek sizi zarara uğratacaklar, ölümünüze bile neden olabilecekler! Karşılığında siz ne yapabileceksiniz?
Devlet aleyhine dava açabileceksiniz, o hakim ve savcıya değil. Haklılığınızı kanıtladığınızda ise “KENDİ VERDİĞİN VERGİLERDEN BİR KISMINI GERİ ALABİLECEKSİNİZ! O suçlu hakim ve savcılar ise hakim ve savcıyız diye, gönül rahatlığı içinde, ellerini kollarını sallayarak toplum içinde gezebilecekler! Bunun adına da ileri demokrasi diyeceğiz.”
..

Devamını Oku
Arap Aydugan

Avrupa bizi atacak
Dert çoğaldı kucak, kucak
Tütmez baca yanmaz ocak
Başörtüsü bela imiş

Bal mı yapacak arımız
Nerede var karımız
..

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bu Amerikalılar alem adamlar vallahi... Dünya film piyasasının büyük bölümü ellerinde olduğu için, insanları olayları cilalayıp parlatmayı da biliyorlar, ülkeleri yerden yere vurup silkelemeyi de biliyorlar... Holywood denen sinema fabrikasının bir çok ülkenin milli gelirinden ihracatından fazla gelir elde ettiği kulağımıza gelen haberler arasında... Milyonlarca dolar bütçeler ile filmler çeviriyorlar, hiç bir masraftan kaçınmadan, sonrada parsayı topluyorlar milyon dolar olarak...


Silvester Stallone'nin oynadığı o meşhur hayali kahraman Rambo'yu hepiniz tanıyorsunuz. Belki içinizde ''Onu tanıdığım güne lanet ediyorum.'' diyenlerde vardır... Televizyonda filmlerini defalarca izlediniz. Uçtu, kaçtı, on kişinin arasına daldı sağ çıktı, helikopter düşürdü, düşman askerlerinin sabrını taşırdı... Nihayetinde beş altı tane Rambo Filmi yaptı ve köşeyi döndü arkadaş. O filmleri de bizim gibi ülkeler ile birlikte dünyanın bir çok ülkesine de kakaladı ve dünya kadar paralar kazandı hem Amerika hem de kendisi...


Bazı zamanlarda rastlamışsınızdır basında Türk Ramboları benzetmesine ki ne kadar yalan ve yanlış bir söylem olduğu da gün gibi ortada... Benim tertemiz, vatan sevgisi ile dolu dolu askerimi Amerikalının hayali bir kahramanına niye benzeteyim ki? Hiç duydunuz mu onlardan Amerikan Mehmetçiği ya da İngiliz Mehmetçiği diye bir kelime ya da cümle, duyamazsınız... Mehmetçiğin bir anlamı da küçük Muhammed'tir...
..

Devamını Oku
Kazım Karagöz

İspanya, İngiltere veya Fransa gibi
Sömürgeci ülkeler hapisleri boşalttı.

Amerika, Afrika gibi biçareler içine
Gemilerle götürdü, bulduğu yere attı.

Her türlü canavarlığı yaptı bu katiller
..

Devamını Oku
Fazıl Çakaler

Kuranı mübini bilmiyoruz ne diyor,kalp ler hasta
Yahudinin elinde mescidi aksa
Derin yara,uçuştular üstümüze,adeta yarasa
Vermez fayda hekimler, yaralar sarsa

Dinimi ticaretinde kullanıyor amerika vs fıransa
Kimlerin elinde çeçenya bosna
..

Devamını Oku
Sinan Karakaş

İblise mürit olmuş, Mısır'da zalim sisi,
Sinsilikte gördüm ki, sisi geçmiş iblisi.

Sisi denilen mel'un, Amerikan uşağı,
Tükürükle boğunuz, bu edepsiz yavşağı.

İnsanlık müsveddesi, itliğe aday sisi,
..

Devamını Oku
Batur Nafiz Tançağlar

Amerikan’a ceza keserdi bizim Cezayir.
Gün olur, Amerika, yine biz Türk’ten ceza yir.
Gölündü Akdeniz,çırpar dururdun,tekrar canlan,
Çalsın marşlar, zafer bizim, yektir Allah, Allah bir…


27 Eylül 2008 - Süleymaniye/İstanbul
..

Devamını Oku
Mikdat Bal

Kahpeliğin zirvesinde!

Kahpeliğin zirvesinde ABD
Yeryüzüne fitne fesat yayıyor
Değişmez ki ta ezelden ebede
Bu dönekler her ahdinden cayıyor

..

Devamını Oku
Âşık Enver Gürkani

Nerde Rusya Amerika Kanada
Uygurların yurdu oldu kan ada
İnsan demek doğrumudur bunlara
İnsan hiç kıyar mı burun kana da

Âşık gürkani

..

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Kamuran Akkor'un geçmişte söylediği güzel de bir şarkıydı aslında. ''Evet mi Hayır mı söyle bana nedir senin cevabın.'' Geçmişte sevgililerin birbirine bu şarkıyı çok söylediği rivayet edilirdi... Oy oy oy ki oy. En son eveti nikahınızda mı demiştiniz eşiniz ile evlenirken? Yok, yok ondan sonrada bir dolu evet ve hayır kelimelerini kullanmışsınızdır mutlaka da hatırlamazsınız nerelerde evet nerelerde hayır dediğinizi. Biz de dileyelim bu referandumun sonucu ülkemiz için hayırlara vesile olsun. Her şeyin hayırlısı... Yanlış anlamayın ülkemiz için, ülkemiz için... Yoksa ben size ne evet deyin kesinlikle, ne de hayır deyin diye bir fikri empoze etmem, etmeye de çalışmam asla...


Bakıyorum çeşitli İnternet platformlarında anketler düzenliyorlar arkadaşlar. Yok hayır şu kadarmış, evet bu kadarmış. Sakın sakın ola bu aldatmacalara kanıp da oralarda oy kullanma gibi bir eylemde bulunmayın. Hem bunların bir geçerliliği yok, hem de o anketi düzenleyenler bundan, yani havadan para kazanıyorlar. Hiç gerek yok, hiç lazım değil...


Eski Türk Filmlerinin unutulmaz fragmanlarından da birisiydi şu meşhur ''Nayır nolamaz.'' zamanında mizah dergilerinin ağızlarına sakız olmuştu bu kelimeler, cümleler. Öyle birilerinin dediği gibi hiç de bu milletin yüzde doksan beşi aptal filan değil, gerektiği zaman gereken zeminde kendini çok akıllı zanneden siyasilere de sandıkta gereken cevabı verecektir mutlaka, bundan hiç kimsenin en ufak kuşkusu olmasın.
..

Devamını Oku
Münir Üsküdar

Aşkım
Öyle büyük ki,
Ne Ayda
Ne Dünyada
Ne Amerika da
Ne de Çinde sin.
Kalbimde
..

Devamını Oku
Ahmet Ağdere

Gün, yüzünü aydınlığı ile göstermeye başladığında, yatağından kalkmış, ayağına terliğini geçirmişti. Etrafına baktığında, pantolonu, gömleği, çoraplarının her biri ayrı ayrı yerdeydi. Ve koltuğunun önündeki masada, içinden taşan küllerle kül tablası bulunmaktaydı.Camlar, dışarıdan gelen çiçek kokuları ve kuş cıvıltıları için açık bırakılmıştı. İki elini yukarı doğru uzattı ve baharın armağanı olan güzel havayı içine çekti. Bu kaçıncı yalnız bahar, bilmiyordu. Yine de yüzünde bir gülümseme belirdi; belki de hayata inat…

Kahvaltı bittikten sonra, pantolonu ve gömleği toparladı, ütü masasının yanına götürdü. Her ne kadar dağınık olsa da, insanlara güzel görünmeliydi. Tabanı ateşten çelik olan ütüyü, vurdu ütüsüz elbiselere… Cilalanmış elbiseleri, askıda duran ceketini ve ayakkabısını giydi, adımını dairesinden dışarı attı. Beş katlı, on daireli apartmanda kimsecikler görünmüyordu.Tık.. Tıkk.. Tıkkk.. Ağır ağır üçüncü kattan aşağı inmeye başladı. Zemin kata geldiğinde yerinde bekleyen kapıcıyı gördü, başını saygıyla önüne eğdi, sonra kaldırarak selamını verdi. Kapıcı da aynı şekilde cevabını… Dışarıda mavi gökyüzü, ve sabahın serinletici yüzü onu bekliyordu. Bir an ellerini birleştirip, parmaklarını kelepçeledikten,yani o güne dair neler yapabileceğini düşündükten sonra adımını sahile doğru atmaya başladı.

Bilmem kaç yıl önce, hayatına tek giren kadınla sinemadayken, apartmanda çıkan bir yangın sonucu,yitirmişti annesini, babasını ve çok sevdiği iki kardeşini, apartmanda bulunan diğer birkaç komşusu ile birlikte. O gün ayrılmıştı ailesinden, o gün ayrılmıştı kurtulmasına sebep olan sevdiğinden. Daha da sokmadı hayatında hiç kimseyi., onlar kadar sevebileceğinden.. Ailesinden kalan bir miktar ve yangın sonucu kazandığı yüksek tazminat, yetiyor hatta artıyordu yaşamını sürdürmek için.

Şimdi, bunları düşünmenin zamanı değildi.. Güzel bir bahar günü onu bekliyordu.. Sahile geldiğinde, her zamanki büfeden gazetelerini aldı ve her zamanki çay bahçesine girip, köşedeki beyaz masasına oturdu. Başını kaldırdı ve kendisini gözleyen garsona göz kırpıp, sağ eliyle yuvarlak çizdi. Garson, belki de her zaman onun için kullandığı o çay fincanına, çayı doldurduktan sonra sahibine götürdü. Ve adam, elini göğsüne götürerek garsona teşekkür etti.
..

Devamını Oku