Gün ne aydınlık yahut nede alaca
Vakit çok erkende olabilir!
Ondandır;
Kuşların gözüne değmemiş daha el
Uykuya girmemiş bir çift göze
Yolda kalmış olan gün atımlarıdır!
Ya ben! Şu ufku saran yetilerime
Bildiklerimden tasavvurla bakacak;
Hiç bir şeyi olduğundan faklı
Göründüğünden uzak!
Daha ne kadar böyle sanacağım.
Şimdi, bütün öfkeni çevirsen de bana
Birden çok şey
İkiden az
Üçle katlanıp
Dörde azalan
Beşe razıydı
Altıdan çok
Ben daha çok yanıyor, ölüyorum!
Gidiyorum sonu yok bir yerlere.
Sen gözümün biricik uğursuzluğu
hiçimsin, değmedin bir gün bile
ömrümün çekilen susuzluğuna.
Sen mi benden şikayet ediyorsun!
Karanlığa kesik fısıltılar da
dolaşan yüze selam olmaz.
Ziyan olmaz yüzün bende
sözün geçmez aralardan.
Çok seviyormuş ya, ondandır;
bir saklı, pek uzak yaban duruşumuz.
Rüzgar ve gök gibi serin bir yolun
uğrak tanılarına mı biz özne olmuşuz!
Yahu
sazla söz gibi bir şey olsa gerek
Var gülün, ver gülün, virgülün!
Eğirip semirdiğin, semirip yediğin...
Eğe eğe büküp, büküpte çöktüğün
Her halta bir has, hasına yaptığın
Sövmekten, dövmekten daha beter!
Kına girmeyen hançerin, yok bahanesi.
Sonuçta; uçsuz hayalleri vardır, var oldukça insanın soyu.
Tıpkı karanlık gibi gündüzün ışıksı ve aydınlık, ateş gibi yakmayan;
Gök mavi ve zümrütten daha yeşil ve göz alıcı
Daha serin ve uykudan hafif, candan tatlı.
Ne Lut ne de Hud'dan bahsi geçilen, binlerce yıl sonra
Hala nefes alıyorsa toprağın; canında ten, ten balçıktan fazlaysa!
Benim manipüle edilmiş hayallerim var,
Gerçeğim var acının çığırında!
Yoklarım var yıllara dadalı, kaygılarım var yarından.
Afakı sarmışsa yaşamın kaygısı,
Derdimidir hürriyet bugünü düşünenin!
Hatırla! Beni unutursan
kırık aynada dağılan yüzüm
aklıma mukayyet kim olur?
Bir an kıymetli olduğum
bir zaman var unutma!
Öldürmeden şu zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!