Kar üşür, geceler talan öksüzlüğün yüreğinde
Donduran soğuktur; çatal dilli, sinsiden sokulmuş!
Bariden fiske fazla, belki den dirhem az
Can üşür, anadan doğduğunda.
Sır değil, mehdi istemez! Kıyamet gelmiş, can acılarda
Sökmüyor şafakları, geceler uzun, saatler zamanı ölçmüyor
Duruyoruz vaktinde, kalıyoruz hep
niçin susuyoruz ki? Dalıyoruz gözüm!
Ne ara esir verdik! Ne ara biz;
ayrıldık kendimizden, ayrı mahzenlere.
Ne sabah olacak, gündüz geceden;
ne ben olacak sokaklarda tek bir yüz.
Hadi gel sevelim!
Sen beni, bende seni.
Sıkılmak niye var!
Neden şüpheliyiz?
Sen çiçek, ben arı
Sen koksan, ben uçsam
Unutsan yeri değil
şimdi zamansız,
düşmeye yüzün yok
kaldın ortada.
Sevmeyi bilirsin ama
belki hatasız;
Bu, iptida ile ıslak mendillere
küsmüyor insan.
Niçin bu böyledir? Gözlere dahil
acımasız bir intikam taş bağlamış gibi yüreğe
ağır bir vurgun;
karanlık, soğuk bir suyun hafifliği
Sevgili dediğin kalbi kıracak hiç sebebe mahal vermez.
Saygın ve duruşunu bilendir!
Çevresini değil, sevgisini çoğaltır aşkına doğru!
Laçka resimlere etiket olmaz, sevdiğinin yüreğine mühür olur!
Zaman bulmaktan şikayet etmez, şikayeti yetişmez sevgisine!
Sevgili dediğin öyle muhasebeli gel gitlere yeltenmez
Sessizlik vurursa eğer cümleleri
düşer sanma Ey adın gönülden!
Saat başı dinlesin şu zahire gidecek
göğü bize yazdık sonsuz zamandan
rüzgarı görmeyen kalbin işitsin.
Şimdi avunursun; ciğeri yanıyor onun, oh olsun!
Bunu hak etmişti, der gibisin.
Aynalarda ki yüzüme yüz vermemiş bana
okunan masallara, o çok sevdiğim şarkıyı
duyumsanan, oksijensiz pik'lerde salavatla
yüreğini yaslayıp, anlara sokulan sevişin!
Usul usul sokul, yavaştan
dokun biraz; sev, okşa beni.
Sar, sarıl hadi kuşat al beni
gecenin bir yarısı, firariyim.
Uykum yok... Yok, yok işte!
Ama ayrıyız biz yine yatakta...
Hani o gönülden sevenler var ya
Gündüz sahilde gece mehtapla
Sevişirler umursamaz tavrı takınırda
Saatler boyunca dudaktan dudağa.
Hem kahroluyor en derin yerim




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!