Kelimeden yoksul aydınlatır gecesini.
Bir zekat tavrı yoksulluk kafadan gerisi.
Açıkla çekil ve serinle.
İlmîn işi tavırı çıkarır.
Saklanan kurcalan saat ve gerisi kalın kafalı zehri.
Sigaranın tütünü, ağızdan başa kadar dağılmış.
Kül rengi boz biraz kararmış.
Bayat ekmek yemekte sancımış.
Kül rengi sigara, acınası bir dal daha yakmalı.
Her şeyi baştan toparlamalı.
Yapıştırmaya gerek yok zaten ithal.
Yordun, yordun gene yoruldun üst üste koydun.
Anlamaktan yana akıl kârı değil, bu yorduğun.
Etten kemikten görünen.
Düşünce bir düşünceden.
Ağzımda kalan bir kaç lakırdı.
Şölen: demeç, avizeler takırtı.
Asi senden gelen bir söz bu bedenimde.
Akıl köşküm ellerim dizlerimde.
Şamdanlı gümüş kasede kesik çizik izler.
Orta açık bir tv.
Meşkin içinde avazı çıktığı kadar bağırdı.
Öyle bir kelime ile yakardı, yalvardı.
Rabim beni azat eyle bu aşktan.
Varlık ile yokluk gibi bu lisandan.
Yüzünü çevreye çevirdi,ayaklar üstü.
Sert kumaş elde ufalandı.
Annem yaman bir elbise aldı.
Giydi üzerine kainat örtüsünü
Kapattı tüm görünen gözü.
Aşk.
Demirliklerden atladı,meşin rüyası.
Gözlerindeki mavilik memleketimin Hülya’sı.
Güney doğunun insicisi, sarı altın sarmaşığı.
Gitmek olmadan bulmak, farzı sanat buluağası.
Kelimelere tarifi yok bunun,yıllar yılı beklediğim yolculuğun.
Cümle aleme şenlik şehrin ışıklarında.
Toprak yüreklerin sımsıkı bağrında.
Yüreğinde bükülen hayallerin en çok sızısı.
Seninki aşk ve gurur tasası.
Çiçeklerin güneşe tebessümü, yakan bir arzu.
Efsanelerin dillerinde kahramanlar, yürekli insanlar tevazusu.
Ne de yalnız kalmışız arkadaş!
Yolumuz düşmüş dara.
Andoludan hasret tekmili coğrafyalara.
Ne zamana, kalmışız yırtık bir elbise gibi arkadaş.
Ne de yazılmış mutlak bir dua ya.
Muskada Anadolu izleri sayın hakim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!