Günaydın, sabah ışıklarına karıştım ben,
Dünyanın en güzel gözlerindeyim şimdi,
Senin sabahın bu ve ben, bu sabahta...
Her sabah saçının bir teline sarılıyorum.
bağışla beni, saçlarına da hayranlığım var,
bilmeni istiyorum, bende kırgınım.
Hepsi bir saniyelik kırgınlık.
Ben kırgınlık büyütemesemde
İnan bana, bende kırılabiliyorum.
Uğurlu sayılarını özlüyorum, kedini,
ruhumun dağınık saçlarını ve asırlık uykularımı
dizlerinden uyandırmalıyım.
zamanı biraz durdursak ya!
sarhoşluğumuz adımlarımıza dolaşsın, gülümserken
bir an içerisinden, sana gözlerimi devrettim
kollarımı açıyorum, kendini izlediğin gibi
kızsam küser gider döner evine
benim adım çıkmış kazma şaire
anlatıp duruyor kendi kendine
iki lafın biri; hep sana dair
etrafa bakınır bir rüya görse
dalgalı saçlarında ömrümü gizledim ben,
sende biliyorsun eskidir gizlenmişliğim
ceylan gözlerinde durmuşluğu var zamanın
hatırlıyorsundur, 'o' dur benim her halim.
bu gün isimlere değil izlere dokunsun ışığın
Kamer abla ve kedi sürüsü geçiyor...
Nazmi abi düğünlerde org çalıyor.
bu adamın sıfır kollu atletle
evinin giriş merdiveninde
oturup çay içmesi beni öldürüyor.
oopps! yine altın avı...
kasabasından ayrılmış bir atlı
hep karanlıkta yol aldı
Ehi amico... c'è Sabata, hai chiuso!
olamaz!
Stalingrad'da bir ışık parlaması
rüzgarın ve soğuğun tanrıçası
Radmila;
buz cehenneminin kızıl saçlı kızı
ışıklar saçarak Alman namlusu
dediler ki; görev beklemez!
görev; zaman, mekan dinlemez!
Nihat! sen tecrübelisin. Bu işler;
acemilerle yürümez.
gel!
Carmen!
hayır bekle!
İndirin silahlarınızı!
dinle! ismini posta kutusundan öğrendim
uzun zamandır buradayız




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!