Stalingrad'da bir ışık parlaması
rüzgarın ve soğuğun tanrıçası
Radmila;
buz cehenneminin kızıl saçlı kızı
ışıklar saçarak Alman namlusu
dediler ki; görev beklemez!
görev; zaman, mekan dinlemez!
Nihat! sen tecrübelisin. Bu işler;
acemilerle yürümez.
gel!
Carmen!
hayır bekle!
İndirin silahlarınızı!
dinle! ismini posta kutusundan öğrendim
uzun zamandır buradayız
uzun ve yapraksız çiçekler...
çiçekler kendileri gibi
toprağı ve rengi bir mühimmat...
ağaçlar topraktan Japon toplayıp
dallarında Japonları büyütüyor.
Sözlerin var ruhumda...
Konuşmalarında ismim geçiyor,
En küçük, karamsarlığa geçit vermediğin
Bir an dahi üzülsem, gülümseyen sesin,
Elimden tuttuğun anlarda yetişen tesellin
Ben, sevilirken yaşanıyorum.
yelkovan gölgelerinde
biz hariç herkes için sıfırlar var.
çift sıfır gemisi, uzayın etrafından geçiyor.
buz mavisi bir takım elbise giyindim.
gözlerimden geçmiş ve gelecek akıyor.
bir bahar özeni var bu gün,
beyaz sabunlarla; kilimleri,
ışıl ışıl vitrin ve camları
değişti iç duvarların rengi
bu gün, daha rengarenk geliyorum,
gizlice kasaba ve köylerden
çift sıfır gemisi geçiyor gözlerinden
kırmızı ve şehirler arası bir halıyla
perdeler gibi dalgalanıp, en sonunda
yollarına serilecek bütün hatalarım
ezip geç lütfen, asaletin için bu halı
bin bir umutlarla geçiyorum pencerenden
beyaz bir gömlek, lacivert bir pantolon, tek çizgi!.
eski bir kabadayıdan bu alışkanlık
üstten iki açık düğme ise delikanlılığın alameti,
çift sıfır gemisindeyim, tespihimle
yaz vakitlerinin akşam ferahlığı gibi
bu gün, güvertesinde bir semaver çayı
huzurlu bir sohbet için geçiyorum gözlerinden
dalgalanıyor şimdi perdelerin beyazlığı
ne hicran taşı kalbinde ne de umutsuzluk




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!