yeme oğlum! şu tırnaklarını...
kafamın içinde salıncaklar kurdum
ha bire sallanıyorum... sallanıyorum!
küfür yok! küfür yok!
durdursana oğlum!
Anna!
Olevsk'te çekiç orak...
ve gamalı haçın yıldırımları
bir tren geçiyor gökyüzünden ve de yeryüzünden
yaşadığınız hayatı siz seçersiniz
zaaflarınızı, hikayenizi ve aşklarınızı
aşk bir zaaf mıdır?
aşeka demiş orta doğulular
ağacı saran zehirli sarmaşık.
dünyaya geldim hep yek! dediler...
düşeş be! düşeş olsun!
kulağıma adımı okuyup
sonra da; Figen demişler.
yine mi hep yek Figen!
oldu olmadı, tuttu tutmadı...
bir çok sektöre Ayık Sami imzasını attı
nasıl! oğlum? tek çizgi mi?
Akağaç kıraathanesinin sonunda tabelası asıldı
Münevver' i kimse görmemiş aslında
Sami abi; bazen uğrar mezarlığa
ne zaman biri Ayık Sami derse...
başka bir hemen der... şakasına;
iki aynanın sonsuzluğundayız, günler ve aynalar...
bir zafer gibi birleşip yazılacak, o an sevincimiz
ben gurur içerisindeyim en güzel amacımın azmiyle
seninle paylaşmak istedim, bütün mutluluğumu
beni düşün ve bir an bile umutsuz olma lütfen.
sırrımı paylaştım artık, çünkü; ben de öyle yapıyorum.
izlemeyi ve saymayı bırakamam
sekiz kulübe, on dört gardiyan...
dört gözetleme kulesi
ortalama iki metre tel var duvardan.
beni fark etti!
zamanın varsa sevdiğim, bir kaç kelam edeyim
kimseye minnet etmeden, bir yol seçelim
Halikarnas'a gidelim. Nergis'li, İlyas' lı
yaz mevsimin sonuna yetişelim. illaki gidelim
bir kaç ay sonra sakinler, sahiller yollar
günaydın
bu gün, her şey gölünce olsun
bu gün senin günaydının olmak istedim
rüyalarına gelmenin bir yolu olmalıydı...
buna bir çare hala bulamadım, arıyorum.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!