Bu sabahın havası soğuk
Düşünüyorum gençliğimi su gibi
Akan ve giden penceredeki damlalar
Renkleri boz ve boğuk
Gençlikle yaşlılığı nedir ayıran
Ayna gibi bıçak kara saplı
Yüce dağlar sana kara bahtlı
Yürek yiyip aşık atarsın
Gösterirsin kainat kaç bucak
Kaldır kafanı dik gözlerini
Dudaklarım kaşınıyor yar
Gidiyorum aklımda oraya
Öyle bir yer ki bana Yâr'dan yadigar
Derinlikleriyle büyülenmiş yaralı diyarda
Bul yardımı kesişen karanlık nehirlerinde
Geleceği anımsayarak rüyalarında
Into the trembling night of fear
Your face welcomes me
I feel unrest
Your voice soothes me
I dissolved into nothingness
Before your mind slipped away
Kaderi düşlerine düşman aşık
Bulamaz da yitiremez hayalini
Bitiremez yıllarca yazakaldığı şiirini
Kalbinde yalazlanır o çilesi
Şehrinde dolaşır başıboş derbeder
Uyandım rüyadan çok uzun
Orada sanki sen yoktun
Uzaktaydın, soğumuştu hasretin de
Hemen özleyiverdim o hasreti sızıyı kalbimde
Yalancı bir anı gibiydi, seni sevmek
Her şeyden uzak, sessiz karanlık
Varlığın hiçliğe kavuştuğu diyarda
Yalnızlıkları paylaşan sönmüş sokak lambasıyla
Geçmişin düşlerinden koparan karanlık
Okunamamış şiirler eser rüzgarlarında
Benim ömrüm senin aşkınla yoğrulmuş kadîm,
Cihan bir levha-i mâna, bakışın rahmânî.
Yüzün dönme bana, âh ki her leyl-i mihnet,
Süveyda-i kalbimdir, sensiz olmaz emânî.
Kadife saçlarına dokunmazsam ne olur,
Bir hüzn-i fecre benzer, nefesim her an-ı derûn.
Dışarıdan bakan gözler
Az önce düşündüklerimi bilmiyor
Bu dünyanın nasıl işlediğini
Veya vahşi yapısını bilmiyor
Büyük ayı küçüğe kardeş değil
L’ombra fastigós dels desèrts roges, bruch dins la ment sens fin
Es lo fèrre que corre dins los pòts, puta velada
Alceti contra aquesta ombra, viatge de nuèch sens luna
La filha es fugidissa e malvolenta, sa frescor, òh vent
Me laissèt una marca, ara desaparega dins la infern
M’as raubat lo temps, vai-te’n a l’autre canton e torna pas




-
İhsan Can Bozkurt
Tüm YorumlarHer şiirinde ayrı büyülendiğim bir şairsin. Sevgiler...