Ayna gibi bıçak kara saplı
Yüce dağlar sana kara bahtlı
Yürek yiyip aşık atarsın
Gösterirsin kainat kaç bucak
Kaldır kafanı dik gözlerini
Dudaklarım kaşınıyor yar
Gidiyorum aklımda oraya
Öyle bir yer ki bana Yâr'dan yadigar
Derinlikleriyle büyülenmiş yaralı diyarda
Bul yardımı kesişen karanlık nehirlerinde
Geleceği anımsayarak rüyalarında
Into the trembling night of fear
Your face welcomes me
I feel unrest
Your voice soothes me
I dissolved into nothingness
Before your mind slipped away
Kaderi düşlerine düşman aşık
Bulamaz da yitiremez hayalini
Bitiremez yıllarca yazakaldığı şiirini
Kalbinde yalazlanır o çilesi
Şehrinde dolaşır başıboş derbeder
Uyandım rüyadan çok uzun
Orada sanki sen yoktun
Uzaktaydın, soğumuştu hasretin de
Hemen özleyiverdim o hasreti sızıyı kalbimde
Yalancı bir anı gibiydi, seni sevmek
Her şeyden uzak, sessiz karanlık
Varlığın hiçliğe kavuştuğu diyarda
Yalnızlıkları paylaşan sönmüş sokak lambasıyla
Geçmişin düşlerinden koparan karanlık
Okunamamış şiirler eser rüzgarlarında
Dışarıdan bakan gözler
Az önce düşündüklerimi bilmiyor
Bu dünyanın nasıl işlediğini
Veya vahşi yapısını bilmiyor
Büyük ayı küçüğe kardeş değil
Ehl-i aşkın neşvegâhı kûşe-i meyhâne mi
Ya ruhban bir gâh mı yahut-ki-dahi
Beyt-ul l'evfâni, merâ' al-ghizlânîn
Per ruh-û seyranda visâl-i yârin
I could sleep for a thousand years
under these constellations
alike a mist of diamonds on dark velvet
ardent like silvery flames
and in my restless dreams I see
myself gazing at the brightest star afar
Gözlerimi dayadım hayat perdesine,
Kapının eşiğinde soğuk mermere,
Odağımı çektim gelecek olana,
Serildi gerçek önüme karanlığın ardında,
Yürüdüm ölüler ayaklarımı tutarken,




-
İhsan Can Bozkurt
Tüm YorumlarHer şiirinde ayrı büyülendiğim bir şairsin. Sevgiler...