Gönlümde şeb-i yâre, geceler daim harâb,
Senin hayâlinle doludur her köşesi bu âb.
Gözlerimdeki her bir yaş, ah olur ummân,
Yüreğimde bir deryâ, sükûnun lâm-ı gizem.
Gülyüzünde mermerden bir ayna mı vardır?
Ki her bakan dilrübâ, gönlünden yar olur.
Kanlar suluyor saksıları
Düşüncelerin olduğu toprağı
Şişeyi bana ver diyor
Bileğinden belli oluyor
Düşledim bizi hazan yellerinde
Rüzgarın serinliğiyle boğuşan bakışlar
Oturuyoruz karşılıklı, bir masada, incir ağacı altında
Sermişiz önümüze ızdırabımızı, kederleri
Hüzünlü iki ayrı dünya, yangınlar sarmalamış bizi
Sâdeyen sîmân yeter, ilzam eder bana
Var Bârî-hâk muhakkak
Hüsn letâfetin mülhimdir şaire
Tahrîr ettirir memnû ve haramı
yazmak istemiyorum
şiir ve günlük
göklerin daha keskin bir mavi
kumun beyaz olduğu yerde
kayalıklarda, yeşil tepelerde ve yollarda
mavide süzülen çay yapraklarında
İn şiir-i fihi mâ fih wa ziyadâ
Min al-hubb ila al-şahwa
Wa min al-khamr ila al-iştiyaq'a
Fi safahatiha wa satru-ha qissa
La haja likalimat okhra, kull şay’in wadih an
fiery steel quenched in dark soils blood
plays the lyre in venice for a coin
tries the bones one by one
puts the butterfly in the snuff box
sleeps for one hour
always hears beautiful music
Mars, thy will be done, in heavens as in the soil that smothered your fire
I dreamt the gloomy Saturnian dreams in the womb of suffering, when you had gone
In breathless sleep where no lights gleam
Smudged reflections in moonlight
Cast our shadows to the walls
There, I step down into the darkness
I fall into the deepest well
To see the beauties
The rosebud blooms scarlet red
the gray swing in the lush park
it swerves and flails
for eternity
or until two lovers meet
the gray swing with two golden crowns




-
İhsan Can Bozkurt
Tüm YorumlarHer şiirinde ayrı büyülendiğim bir şairsin. Sevgiler...