Güneş soldurmasın perdelerini,
Saat tik takları vadelerini
Yemesin, bitirmesin.
Yaprak kirli sarı, gök kurşun rengi,
Attığım adım yanlış aldığım nefes bayat
Cılız içimdeki mum üfle son bulsun hayat
Erzurum/2019
(Kuşatılmış Yalnızlık 2021)
Tarihini sor öğren Söğüt’ten Domaniç’ten
Sor Bizans kralından Venedik’ten Haliç’ten
Kan ile mühürledik yurt oldu bastığım yer
Medeniyet sarayı inşa ettik kerpiçten
İstanbul/1993
(Kuşatılmış Yalnızlık 2021)
Her şeyi söyle artık arkada söz bırakma;
Yolunu gözleyecek nemli bir göz bırakma.
İrkilirdim teninin en hassas temasından;
Hayaline dalacak aynada yüz bırakma.
Sitemin yolcuya mı yollara mı bilemem
Ben dönerken başını alıp gitmek var mıydı?
Kendinden sakladığın gözyaşını silemem
Derin iç çekişlerle dalıp gitmek var mıydı?
Sen yoktun takvimlerde her yıla sensiz girdim
Rüzgârın buz nefesi
Ay kayıp, geceler zift.
Saatin yorgun sesi
Bilmecelerden girift.
Tüm planlar güneşin doğuşu üzerine
Ay buluttan çıkmadan göçüp gidenler gördüm
Toprakta iz bırakan gölgelerin yerine
Nefes alıp vermeden tek tek yitenler gördüm
Kalpler kaskatı artık merhamet derin yasta
Sur düşer
İsrafil’den sur düşer
Gönül kalelerimde
Aşılmayan sur düşer
Dost gülü değdiği an
Hallac-ı Mansur düşer
Hissini yitirmiş suskun kâinat
Içten içe yanan diyar Filistin
Ölüm vadisinde acılar kat kat
Merhemi sızlayan diyar Filistin
Kanadı kırıktır Gazzeli kuşun
Ben güler geçerim derde.
Sırtıma vur gam yükünü.
Yorulup kaldığın yerde,
Sırtıma vur gam yükünü.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!