Tüm planlar güneşin doğuşu üzerine
Ay buluttan çıkmadan göçüp gidenler gördüm
Toprakta iz bırakan gölgelerin yerine
Nefes alıp vermeden tek tek yitenler gördüm
Kalpler kaskatı artık merhamet derin yasta
Hislerimiz kötürüm kollarımız küslerle
Duman kaplı ciğerler solunum yolu hasta
Nasıl yaşar insanlık suni teneffüslerle
Gülen kimseler yoktur ortasında düşlerin
Asık bütün suratlar homurtulu şehirler
Son kullanım tarihi geçmiştir gülüşlerin
Belki de bunun için mutsuz akar nehirler.
Ruha ürperti verir gelip geçen ayaklar
Açılır mesafesi gönülle göz arası
Saç tellerini boyar yıl fırçasında aklar
Gölge hafifliğinde varlığının darası
Boşlukta yer kaplamaz günleri yoran hayal
Çığlıklar bastıramaz yalnızlığın sesini
Ister önden yolu aç istersen geride kal
Yalnız bekçiler tutar ölüm çetelesini
Göklerin rengi soldu mavi sadece bir ton
Örümcek yuva kurmaz gökdelen tepesine
Topraktan uzaklaşan vicdanlar kuru beton
Insanlar hasret yaşar yağmura kuş sesine
Gökyüzünün kasveti şehirde insan boğar
Nereye baksa yokluk nereye kaçsa boşluk
Yorgun gece koynunda dinlenmeden gün doğar
Ruhu sallanır gökte yeryüzünde sarhoşluk
Güreşir gölgesiyle şaşar kendine güler
Saat mızraklarıyla sürer amansız savaş
Koşturur sağa sola hareketli ölüler
Şehirlerde can verir insanlar yavaş yavaş
İstanbul/2022
Kayıt Tarihi : 14.09.2026 22:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!