Paslı demirler bir anda çıkrar,
Sessiz yollarda gölgeler sıçrar.
Soğuk duvarlar üstüme gelir,
Bütün böcekler birden delirir.
Aklımın ipleri koptu kopacak.
*
Çürük tahtalar gıcırdar durur,
Paslı çiviler derime vurur.
Kirli camlardan yansır suretim,
Tükendi bitti bütün gayretim.
Toprak altında kaynıyor sular.
*
Dişlerim kenet, çenem kasılır,
Gölgem tavana tersten asılır.
Gözlerim döner boşluk içinde,
Korkular gezer loşluk içinde.
Bilinmez sesler zihnimi oyar.
*
Çatlayan taşlar kıvılcım saçar,
Deliren rüzgar yerinden kaçar.
Kuru dalların ucu sivrilir,
Yerdeki otlar bir bir çevrilir.
Gökyüzü yırtık bir çuval gibi.
*
Kıl gibi ince sızılar başlar,
Tersine akar zehirli yaşlar.
Kulaklarımda yırtıcı çığlık,
Nereye baksam büyük karanlık.
Tırnaklarımı toprağa gömsek.
*
Dikenli teller ruhumu sarar,
Beynimin içi kendini yorar.
Bir ateş düşer, kül olur tenim,
Çıkrar durmadan yorgun bedenim.
Her yanda gizli bir tuzak yatar.
*
Köpüren sular zehrini kusar,
Bütün kuşların dilleri susar.
Sürünür yılan kuru yaprakta,
Can çekişiyor böcek toprakta.
Uğultu sarmış kara dağları.
*
Çatırdar gökte demir bulutlar,
Yerle bir olur bütün umutlar.
Kaşınır derim yara içinde,
Kıvranır kalbim kara içinde.
Artık buradan gitme vaktidir.
*
Son bir çığlıkla çıkrar bu düğüm,
Bulanık sudur benim gördüğüm.
Çizilip durur aynada yüzüm,
Tükenip bitti mavi gökyüzüm.
Başka bir evren uyansın şimdi.
Kayıt Tarihi : 10.10.2026 16:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!