Merhaba ve elveda
Pervane sokaklarda bir firari taksici
Gözüm görmez uzağı bilmem içindekini
Belki parfümü keskin bir ucube biçimi
Belki davadan çıkmış bir mahkeme hâkimi
Anlamış olsan dahi karar verme yüreğim
Şimdi baktım penceremden, yağmur yağıyor
Bahçelerde toprak kokusu var. Sen yoksun
Dargınım; eksikliğe, aksaklığa, sensziliğe
Dargınım, en çok da kendime, sevgime
Alçalan bir rüzgar esiyor. Hissediyorum
Perdeler yükseliyor penceremin ardından
Yalnızlık yalnızlık ve de sessizlik
Bir gece nelere kadir arkadaş
Gündüzler tam sizlik geceler bizlik
Geceler bizlere evdir arkadaş
Gökyüzü bulutsuz olsunda bir gör
Ser ser önüme beyaz perdeleri
Dilim dirhem olsun altın sükûttan
Engelle ışığı ver geceleri
İndir gök yıldızı semavi tahttan
Ay karanlık gece ışık ve soluk
Sağda düşman solda düşman ellerimde meşgale
Elde meşgale var diye izin verdik işgale
Nerede İslamoğlu hani nerede son kale
Söyle yürek mi dayanır bu vicdansız ahvale
Yüzyıllarca barışa aşık bir millet vardı
Zaman akar durmaz eşiğinde
Sen durursun onun bitişiğinde
Duvarlar sarı boyalı duvarlar
Alnına yazılmış saklı bir kader var
Mazgallar geziyor ayaklarında
Akşamları ayın şavkı vurur yüzüme
Aydınlatır sahipsiz bedenimi şuurumu
Ve o kadar mutluyum ki döndüm özüme
Hissetim seninle yok olan nurumu
Mehlikam geceleri girer rüyama
Şimdi nefesimi duyuyorum
Bir kapı gıcırtısı bir an
Ters köşe oluyorum
Karaya oturmuş bir gemi
Yelkeni eflatun beyazı
Ve sen yine aklımdasın
Örmüşsün ağlarını betona demirlere
Bir kedinin gözleri bedeldir ömürlere
Gece vakti ne arar bu ruhumun çilesi
Senden ikram isterdim duyabilseydim sesi
Bir bahçenin ardında beyazdan kelebekler
Açsana pencereni dışarıya baksana
Bembeyaz bulutları kulağına taksana
Açsana pencereni rüzgar içeri dolsun
Senin o beyaz kalbin izin ver benim olsun




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!