Sen olsaydın, benim ile bir yolda
Zorluk nedir bilmez, yürür dururdum
Yüce dağlar bize, engel versede
Bütün engelleri, aşar dururdum
İçim doldu taştı, neyseler ile
Öyle uzaksın ki! Tutamıyorum
Bırakma elimi artık ne olur
Sensiz geceleri, uyumuyorum
Bir başla bırakma beni ne olur
Güleç yüzün gördükçe dalıp gittim
Sen beni gamzene mahpus eyledin
Bağımdaki gülleri sana verdim
Mor sümbüllere, menekşe eyledin
Yar bade verip sarhoş etti beni
Hakkın divanında, kurulur Pazar
Neyin var neyin yok, ortaya çıkar
Dünya malına, nazar eyleme
Bu dünyanın sonu, öteye çıkar
Gönül dedikleri, kalpte tartılır
İşte eylül işte yeni başlangıç
Sonbahara doğru adım atarken
Başka baharlara uçan kırlangıç
Sonbahara doğru adım atarken
Ne hoş duruyor sararan yapraklar
Gamdan dem vurmuş kan gibi şu gözler
Durmaz akan yaşlar bir gün kurur mu?
Derdi sıkıntıyı sır tutan kalpler
İçten içe yanıp sezen olur mu?
Sivri dilleriyle gönül yıkanlar
Seni senle de yaşarım sensizde
Ben zaten hep vardım sen yok iken de
Gelsen ne değişir, garip gönlüme
Bu beden alıştı sensizliğe de
Yalnızlık içimde kol gezdirirken
Toprağın altında ne yiğitler var
Kimler gelip geçmiş, bak şu zamana
Gitmem diyenlerin kaçı burada
Süleyman’lar yenik düşmüş zamana
Ne maziler saklı, benim gönlümde
Toprak işleyip, tohum ektiğimde
Filiz olup başak, veremez miydin?
Harman vakti gelip, dayandığında
Çuval çuval dene, seremez miydin?
Bir olup beraber, orta yol bulsak
Yar benle oyun oynayıp mat eyledi
Bir olan derdime bin daha ekledi
Bağımdaki güllerim hazana verdi
Koklamasın bilmeden koparır gider
Güzelliği kar etmez gönlü çirkinse




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!