Düşgücünün sınırlayamadığı mevziler,
ufuktan güç vermemeli piti umutlar.
Daima yaşadığınsın, daima yaşanan;
çiçekler ki bahçeler için yeşeren.
Okun ucunda kuklalar, iplerden aşeren;
Yan kaşık diye tuttururdun,
bak ne kadar büyüdün.
Çin'e gittin gittin Etiyopya'ya,
bak gene döndün geldin.
Uykuya kulaçtayız yine,
çağırıyor yıldızlar
sesleniyor ay dede
kusuyor sevgi talihsizliğe.
Yenilmek yok ama seslenişe,
Bu tuhafçasına çıktılaşmış ataların sözleri;
Kuantum makinası, Werner Deneyimlenirlerindeki.
Ama neden, dişlek işleyen dişliler, sadeleşme
peşinde olabilesi görünen şeyler sezinletiyor.
Demek belirlenemez, değişmez-sadelenir`den
değişik olabiliyor -farkı indirgeyen sanrılar.
Lapa lapa.
Yumak yumak kar yağıyor,
dışarıda;
baca temizlikçisi bacadan baktığında
yumak yumak...
Maden işçisi.
Birbirinden farklı olmayan
bireylerin
çekmecelerinin
arşivine yöneliyor
her şey
-burada bulunmayan.
Paylaşmada önemli bulduğum bazı kilit noktalar var. kendimce sıralarsam 'iletişim' olmazsa olmaz bir kaundur zaten benim için. İletişimin olmadığı düzlemlerde iki insanın ya da insan gruplarının melek gibi iyi niyetli olsalar bile, anlaşmalarının imkanı olmayabilir ki iletişimi hazırlayacak olan yine niyettir halihazırda. Bugünkü dünya için diyebilirim ki, mutlu olmak isteyen bunca yekpare kütleler varken bu kargaşalar neden çıkıyor. Alışılmış bir düzen mi var? kabuklarını kırmaktan korkan koza içine dürtülmüş mü bu kişiler? Neler yapmalı? evet, tam teşekküllü bir paylaşımın önünü açmalıyız ve bunun için ilk önce iletişimi sabit kılmalıyız. Global olarak da
İşte şimdi ana konumuza geldik arkadaşlar. Bu iletişimi tüm dunyaya yaymak için teknolojimiz yetersiz kalıyor. Ve kalacaktır da. İleride ışınlama olabilir hatta fantastik gelse de zaman yolculuğu bile gerçekleşebilir kim bilebilir ama bunlar asla bizi yaşatacak şeyler değildir önce bunu anlamamız lazım. bizi yaşatacak olan birbirimize duyduğumuz sevgidir! ! ! saygıdır... Teknoloji ise bizi bu dünyadaki yaşamdan zevk almaya iter ve rahat yaşamamızı sağlar. şimdi düşünelim, mağara devrinde şu anki zekamızla olsaydık, avcılık yapmak zorunda kalsaydık, ateşimizi kendimiz yaksaydık belki daha fazla yorulurduk şu anki dunyadan ve tabi ki öyle olurdu. ama sonra ne olacak? O insan yaşamaya devam edecek değil mi? Fakat sevgisiz paylaşımsız bir dünyada, birbirine guvensız ınsanlarla dolu bir yeryuzunde yaşamak imkansızlaşır. çünkü birbirlerinin kuyusunu kazmaya calısan faz durumlu insanlar kendi dallarını kesmeye başlar ki o zaman gezegen toptan bir iflasa gider..savaşlar olur ve uygarlık çöker..
Şimdi bir örnek vermek istiyorum. kıyamet gününü geldiğini düşünün. Kendi canınızın derdindesiniz ya da bi köşeye oturup kaldınız kaderinize gömülüp. Nolcak. Kime yardım ederdiniz; annenize babanıza çocugunuza ya da sevgilinize eşinize arkadaşlarınıza mı? hiç tanımadığınız kaçışıp duran insnalara mı? Ya da sormak gerekir yardım eder miydiniz? Buna uğraşmak.. buna uğraşmak! !
she's no argue,
kavgası yok ki
except her bridges.
kurduğu köprülerden başka
Says, 'i seldom conquer! '
Der: 'Ben bazen, nadiren keşfedişten fetheder'
ölçülü bir geçmişin önünü kapamalısın,
yemininden önce,
ve hatta bana geçmişini
korkmandan kaykırmandan önce.
belirli bir geleceğe
Kozmonot giysisini geçirerek, suyundan bir damla içerek
Solungaçlarını ve yüzgeçlerini iliştirerek seri, üzerinde;
Kozmonot Vazquez Sergey, atıldı birden dış akvaryuma.
Uzadı işi, ortaya çıkan sıradan bir mekanik hata değildi.
Onu hala şu uzun kablolar tutuyordu, yıl 2100’e bir vardı:
X-mas zamanına bir ay kalmıştı yani, ona burada iş düştü.




-
Nilgün Budak
-
Aynur Özbek
Tüm Yorumlaryeni tanımaya başladığım bi kimlik.. şiir başlıklarını ilginç buluyorum. konular da öyle.. edebi yorum yapmak istemiycem bi şair gibi geldi şimdilik bana. çünki edebi olmak amacıyla yazmıyor sanki.. derdi içini dökmek, derdi bilgileri ve ideallerini paylaşmak gibi geldi.. eh.. şimdilik bu kadar.. se ...
KARMAŞANIN ŞAİRİNE;
Yaşam pek çok farklı gibi görünen alanıyla bile birbiriyle ilintilidir. Senin pek çok farklı ürününde (şiir ve deneme yazılarında) bu bakışı kavrayabilen bir yerden ele aldığın, konuları böylesi bir mercekten bakarak gözden geçirdiğin, olguları birbirine katıp sonra yenid ...