Akın Akça Şiirleri - Şair Akın Akça

Akın Akça

Cennet güzel
dinler bir gün eşzamanlı kalksa

ne yapardın Jon? *
istiyor musun hala böyle barışı?

Devamını Oku
Akın Akça

Standing in the middle as always the semi-axe; However, its a labrys also, from ‘snowyhook amazonas’.
Standing there’s me while i’m near to you as always; As always, you’re the semi-ex, don’t you?
So you don’t give up ‘n fly away, at least life’s grey; Oh semi-ex lover, as always is it somewhat a trap?
Are you jokin’ when you’re mercyho lily in very much business; When somebody’s sick, one cannot easily jogging.
At that moment, whatever you are thinking; It’s a horrified joke as always, now-times i mean.
Cos you’re the witness of that theft in the future: Breaking up is not real for us, pray at least..

Devamını Oku
Akın Akça

Kendi kulağından düşen insan-ana;
(Ona seslendiğin)
Öğreten kendisini sana;
Düşen gözden,
Gözün hem ettiği,
Onla başkalaştı, söze girdi.

Devamını Oku
Akın Akça

1.
Bir dede var,
anlatır da durur,
Bedir'i, Uhudu;
Ebubekir'den çakmaz
ya da Q Anthony'den...

Devamını Oku
Akın Akça

Sarmalın içine hapsettim
gölgeyi,
ışığınla.
Işığın düze çıksın!

Işığın diyordu

Devamını Oku
Akın Akça

1.a
Çok sık lifleriyle dokunmuş uzunca
ulak kütüklerle sınırlanmış sıvalı duvarlar
ve tavan ile taban, bu kulübede;
Kimse görmez onun ağaçtan dokusunu,
sarmaşıklar sarmıştır onun büst üstünü.

Devamını Oku
Akın Akça

i.Gök-köprü Kuşağı

Efervesan tabletler gibi, kah susan kah da yarı sorgulayan gibi hastaneler doğdu- hastalananları iyi etmeye çalışan- ziyaretçisi gelen adamın para saymaya veznelerinden birinde durma’ya beklediği, bekletildiğive ya da kan vermesi için gönderildiği bir ücra mevkide, sınıf gibi bir yerde, hemşirelerin toplum hemşireleri’nin hemşeri ve tan ağartısında tan ağartısına az kala-alakası nezareti’nde… Bitki labirentine girince yollar açıldı, öylesine sessiz, öylesine duyarsız, öylesine duyarlı ve öylesine çalgıcı; yapraklar uçarı, yapraklar duyarlı. Rüzgar geçti geldi bir delişmenlikte, görünen-görünmeyen her şeyi önüne katarak tekrar sessizliğine karıştırdı: Bir büyük kalabalık dolaşıyor beyaz duvarların beyaz gömleklilerinin arasında; onlar her yerde o dev duvarlar içinde, ama orda burada, hepsi de bir umutla gelmiş işte.

Yürüdükçe gök kuşağı üzerinde, bir köprü oluştu. Yürümeden önce böyle bir şey yoktu, yürüdükten sonra bunlar oldu. Gökler açıldı, ve bir inci boy verdi. Sanırsınız Dedem Korkut, Başat gerçekte nedir, kimdir, nerdedir görmedim ama Tepegöz herhalde şu inci tanesi olmalı. Belki de sapanlı çocuk da onun bekçisi midyesidir kendisinin. Böyle ince bir tül perdesiyle örtülüyken yarlar üstündeki uzak balkonların birinde bir erken-sabahlıkla, tatilci otelin nüve gözü’nde; yürüdükten sonra adım adım karar kılındı o köprünün nasıl geçileceği…

Devamını Oku
Akın Akça



Ve, şaltere inen bıçkılar zorlar hengamemizi! ...
: Şaltere inen bıçkılar zorlar dirilişlerimizi. *
Ve şaltere inen bıçkılar zorlar da yitiş gidişlerimizi! ...

Devamını Oku
Akın Akça

İpler geriyorlar Jon F. Coffey,*
gözüne gözüne!
___Hiç ses çıkartmayacak mısın?

Onu öldürüyorlar,
ama hayatı yaşamayı seçmek ister.

Devamını Oku
Akın Akça

ışıklı yol kumrusu
ne kadar sarmışsın
o dönen kollar
nereye varır?
içten içe
merkeze doğru...

Devamını Oku