AKIL YOLU MU, GÖNüL YOLU MU?

Hikmet Çiftçi 2
152

ŞİİR


30

TAKİPÇİ

AKIL YOLU MU, GÖNüL YOLU MU?

Dara düşürdün mantığımı
Aklım kulaklarıma kapalı
Gönlümün varlığını unuttum
Unuttum hangi yana adım attığımı.

Ya aklımı dinlemeliyim,
Ya da gönlümü.
Bir adım atabilsem
Bir bulabilsem yönümü…

Ne aklım bana yol,
Ne gönlüm bana yar…

Mantığım diyor ki;
“Akıllı ol…”

Duygularım diyor ki;
“Bin gönül gemisine,
Bırak kendini rüzgârın esintisine…”

Şaşkınlığım irademi tanır
Akıl da, gönül de aynı yere varır.

21.03.2010

Hikmet Çiftçi 2
Kayıt Tarihi : 22.3.2010 00:27:00
Hikayesi:


Şairelerin sultanı, sözcüklerin prensesine en derin sevgi ve saygılarımla...

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Erhan Azbent Toklucak
    Erhan Azbent Toklucak

    Şiirinizdeki gibi ikisi birbirini tamamlıyor üstad. Kim derse ki birinden uzaklaş o vakit yalan olur hayatı. Saygılarımla başarılı çalışmanıza yenilerini eklemenizi bekliyoruz.

  • Naime Özeren
    Naime Özeren

    'Aşk kapıdan girince mantık bacadan çıkarmış' derler.Fakat şair öyle güzel uzlaştırmış ki her ikisini. Hayran kalmamak elde değil. Yazan ve yazdıran her iki yüreği de kutlarım içtenlikle... Nicelerine öğretmenim. Saygımla...

  • Gül Keleş
    Gül Keleş

    Şaşkınlığım irademi tanır
    Akıl da, gönül de aynı yere varır.

    AŞKDA MANTIK AKIL PEK OLMAZ YÜREK NEREYE BAGLANIRSA ORADA KALIR SEVGİLİ HOCAM

  • Metanet Yazıcı
    Metanet Yazıcı

    Sn. Çiftçi - Değerli Hocam,
    Sorgulanan sevgilerde, irademizi kullanıp aklın yolundan gitmeliyiz şuphesiz; bize duygu bazında, ağır bedeller ödetse de...
    Saygılar

  • Refika Doğan
    Refika Doğan

    “Dara düşürdün mantığımı
    Aklım kulaklarıma kapalı
    Gönlümün varlığını unuttum
    Unuttum hangi yana adım attığımı. “

    Mantık dediğimiz; muhakeme, akıl yürütme gücümüzdür. Kulak kapanır, duymazsa bu gücün sesini; gönül de yalpalar, yitikliğe savrulur bulutlanan yönüyle.

    Yaratan öylesine güzel yaratmış ki insanı… Ve -kendi nizamı / disiplini içinde dönüp duran- devingen kâinatı…

    İnsan, işte bu mantık/akıl yürütme yetisiyle acımasız vahşi evrenin bilinmezliklerle dolu kabuğunu kırarak - bir ölçüde- bugünkü uygarlık düzeyine erişebilmiş; beyniyle düşünüp, yüreğiyle hissederek…

    Bedenin motoru “beyin” , beynin işlevi “mantık, akıl yürütme” olduğuna göre, diyebiliriz ki; evrenin derinliğini, anlamını -sebep / sonuç ilişkisiyle – irdeleyerek sorgulayan beyin’ dir. Yani beyin, bir yerde onay makamıdır. Burada insan, İdrak ve duygu birlikteliğiyle kendi ilerleyiş /gelişim sürecini hızlandırır. Diyebiliriz ki, ne beyinden bağımsız bir yürek, ne yürekten kopuk bir beyin… Zaman zaman biri diğerinin azıcık ardında ya da önünde gibi görünse de; her iki olgu da birbirini tamamlayan, bütünleyen, derinliğince anlamlandırandır. Mükemmellik, bu iki olguyu birbirine koşut yürütebilme yetisinde yatar. Oysa insan hatalarıyla, yanılgılarıyla ve bu hatalardan aldığı derslerle vardır. Hatalarıyla hayata ve kendi gerçeğine anlam katar. Doğruya bu idrakle erişir ya da erişebilme amacını taşır.

    Şu muhteşem finalle asıl vurgu yapılır:

    “ …
    Şaşkınlığım irademi tanır
    Akıl da, gönül de aynı yere varır.”

    İşte “İRADE” denilen o çelikten yay da burada ya…

    Birinde moral değerler barınır, diğerinde ilim/irfan… Biri diğerini de var eden itenek; gönül ve mantık...


    Derinliği olan, düşündüren, anlamlı dizelerin değerli şairine saygı ve dostlukla…

TÜM YORUMLAR (11)