Hikmet Çiftçi 2 Şiirleri - Şair Hikmet Ç ...

Hikmet Çiftçi 2

- 1 -

hep derler,
“yüreğim öyle kabardı,
öyle kabardı ki, anlatmam…”
nedir bu yürek kabarması,

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

- 3 -
sendin…
sen sevgimdin…
beni ben eden sevgilimdin…
sen benim en derinimde,
ruhumun bütünündeydin…

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

- 4 -

ben bir damlayım kendime,
sen bin damlasın dökülen yere…

itirazım bugüne,

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

Sor, tarih söylesin, nasıl bir millet
Ezelden ebede asil bir millet
Korkusuz yüreğin, eğilmez başın
Dünyada var mıdır, benzerin eşin

Milletim milletim, canım milletim

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

“Kadın şapka giye ki asıla! ”

“Kasım ayının son günleri sayılır. Ne kaldı ki şunun şurasında. On, on beş gün sonra kışın koynunda bulacağız kendimizi…”

Soğuktu hava.
Kendi kendine söylenmektedir Şalcı Bacı.

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

Dündü, senden evveldik
Sevildik sopalandık
Dillendik söze geldik
Bin defa hırpalandık

Sensizim kara günüm

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

Şarkılar
Senin ağzında güzel
Hele türküler...
Sen de türküler kadar güzelsin
Ama
Sen bana yabancı

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

Sevdim günü,
Sevdim günün geç saatlerini
Sevdim akşam kızıllığının geceye gebe halini
Hep bir türküdür gönlümden geçen
“Geceler yârim oldu” ya…
“Geceleri uyku girmez gözüme...”

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

-1 -

hep derler,
“yüreğim öyle kabardı,
öyle kabardı ki, anlatmam…”
nedir bu yürek kabarması,

Devamını Oku
Hikmet Çiftçi 2

Bir tarafta yüzmeyi öğrendiğimiz, doğal halinden soyutlandırılmış oldukça büyük bir havuzu andıran ve “aşkımı sularına fısıldadığım ve sakladığım” köyümüzün simgesi güzel gölümüz…
Bir yanda da gölün berrak maviliğine beş on nefeslik uzakta, içi oyulmuş gövdesi ve her biri koca bir ağaca meydan okuyacak irilikteki dalları ile kavurucu yaz günlerinde yıllardır onlarca büyükbaşa ve sürüye yeşil şemsiye olan söğüt ağacı.
Zaten insanları buraya cezbeden de bu iki muhteşem ve doğal güzellik olmalıydı.
Köyün ortasındaki bu iki simge de çocukları o kadar içtenlikle bağrına basardı ki…
Sanki bir ana kucağı, nine sıcağı uyandırırdı her birimizin ruhunda, yüreğinde.
Her birimiz ayrı ayrı severdik gölümüzü ve söğüdümüzü.

Devamını Oku