Ahmet Zeytinci Şiirleri - Şair Ahmet Zey ...

Ahmet Zeytinci

''Acımasız ve eşit olmayan bir savaşın tüm masum kurbanlarına.''



Öyle sıcak, öyle kan kokan
bebek ağlamalarının bomba seslerine karıştığı

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

''Aziz şehitlerimizin ruhları şâd olsun.''


Yüreğimize iliştirilmiş
dolu dolu sevgi ile basarız
bu vatanın topraklarına...

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

''Değerli Dostum İlyas Tan'a sevgi ile''



Gümüştü elleri
Yüreğinden kopup gelen türküleri dinliyordu

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Ne güzeldir doğanın beyaz bir örtüye bürünmesi, yumuşacık kar tanelerinin üzerinize üzerinize gelmesi, yanağınızı, saçlarınızı yalayıp da geçmesi. Yağmur gibi değildir kar, daha yumuşaktır daha naiftir, incedir. Karlar altında saatlerce oynayabilir çocuklar ama yağmurda zordur hem dolaşmak hem de oyun; sucuk gibi olursunuz...

Hem zordur hem de çok eğlencelidir o kardan adamı oluşturmak için saatlerce uğraşmak, orasını burasını düzeltmek, sonrada gözlerine küçücük kömürleri, burnuna da havucu kondurmak. Başına da dedemizin eski bir fötr şapkasını yerleştirdik mi değmeyin keyfimize. Hayatta hiç bir şartta üşümeyecek bir adam varsa oda kardan adamdır.

Çok uzun süreli kar yağışları aynı zamanda okullar bir iki günlüğüne tatil olduğu için çocuklara da bayram yaptırır, ha unuttum bir de servis araçlarının şoförlerine tabi ki, onlarda dinlenme fırsatı bulurlar. O beyaz örtü insanın ruhunu dinlendirir, belki yüreğini dillendirir, şairlere yazarlara belki ilham verir. Kışın insan çok dışarı çıkmak istemez aile bağları kuvvetlenir sohbet samimiyet artar...

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Büyük problemler var demektir ruhunun derinliklerinde. Gecelerin artık züldür sana. Ne diğer insanları düşünürsün bir nebze, nede kendini. Sadece aslolan sen ve egondur. Yirminci Yüzyıla damgasını vurmuş diktatörlerin hepsinin yürekleri soğuktur. Belgesellerde izleyin bakın bana hak vereceksiniz. Hepsi buzdolabı suratlı adamlardır. Hiç kahkahalarla gülenini gördünüz mü? Onları normal insanların yüzbin kişisinin içinden seçersiniz...


İnsanın sıcak kanlı olması her ne kadar tamamen kendi elinde değilse de, insanın kendi kendini geliştirmesi ile karakterine olumlu eklemeler yapabileceği de bir gerçektir.


Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Sadece
şiir yazanları okuyanları değil
yüreklerinde şiir taşıyanları da unutmayın...

Unutmayın vatan sevdalılarını
hainlik edenleri

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

''Gün akşam olur elinde kitaplar
ve bir demet çiçekle çıkıp gelirdin
bir kez bile unutmadın 'merhaba' demeyi
ve en yanık türküleri nasıl da söylerdin
bir dostun vurulduğu gün
Halâ koynumda resmin''

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bizim ortaokul yılları, yurdumuzda anarşinin tavan yapmasına rağmen yine de canlı hareketli yıllardı. 12 Eylül Darbesi daha gerçekleşmemişti. Mahallenin ve okulun zibidilerindendik üç beş arkadaş. Gırgır dergisinin, Avanak Avni'nin, Gaddar Davut'un, Tarzan ile Arap Kadri'nin zirve de olduğu yıllardı. Zibidileriyiz dedik ya kendimize. O zaman ki zibidilerin ve her zaman ki zibidilerin en büyük özelliğidir, gırgır şamata hayatlarında birinci sırada, dersleri ise her zaman ikinci plandadır. Bana inanmıyorsanız ‘'Gelmiş Geçmiş En Ünlü Zibidiler Ansiklopedisinin 3.cildinin 28. sayfasına bakın isterseniz.''

Sadece Gırgır ile Fırt mı? Red Kit, Teksas, Yüzbaşı Tommiks, Zagor, Tom Braks o zamanın en popüler çizgi romanlarıydılar. Eee çocuksun bütün arkadaşların Red Kit okuyor, Teksas Tommiks okuyor. Tommiksi birçoğunuz, hele de erkekler mutlaka bilirsiniz. Kadim dostları Konyakçı ile Doktor Sallaso'dur ve en bunaldığı zamanlarda yetişirler Rencır Yüzbaşı Tom'un imdadına, onu bir sürü cendereden çekip çıkarırlar, adeta tereyağından kıl çeker gibi. Aslında bütün hikâyelerin birçoğu o zaman ki Amerika'da geçer. Bileniniz vardır, bilmeyeniniz vardır bu çizgi romanların bir kısmı aslında İtalyan menşelidir.

İlkokuldan yeni zıplamışız ortaokula. Hele de o sıcak günlerde ders çalış demeyin de bizim gibi tembel bir öğrenciye ‘'Hiç durmadan yirmi otuz kilometre koş.'' deyin, hem vallahi hem de billahi o yirmi otuz kilometreyi seve seve koşarız, ter sırtımızdan değil de başka bir tarafımızdan çıksa bile, yeter ki ders çalışmamızı istemeyin...

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Çok küçük yaşlarda tatil amacı ile gittiğimiz Avşa Adasında öğrenmiştim yüzmeyi henüz altı yedi yaşında iken. Çocuklarımda benim gibi çok küçük yaşlarda öğrendiler. O zamanlar bu kadar fazlada insan yoktu memlekette, dolayısı ile tatil yerleri de bu kadar hıncahınç kalabalık değildi sakin sakin yüzülürdü, o simitler ve şamriyel lastiklerdi daha çok kullanılan, bazıları da köpükleri bağlardı beline öyle yüzerdi...

Her ne kadar iyi derecede yüzme bilsem de yanımda kimse olmadı mı fazla açılmayı sevmem. Denizde sulu şakalar yapmaya bayılırım fazla dozajını kaçırmadan. Adamlarda, yani arkadaşlarım haliyle kızıyorlar bana ’’Her taraf su zaten bir de sen ortalığı sulandırma’’diye...

Yüzdük yüzdük, dubaya çıktık üç beş arkadaş, bayanlar da var aramızda ’’Yahu duydun mu geçen gün balıkçılar bir mil açıkta beş metre boyunda köpek balığı yakalamışlar’’ bayanlardan ’’Oooo! Aaaaa! Hadi yaaaaaaa! ’’ sesleri, sonra şaka şaka deyince bana bir sürü sitemler ’’Ya Ahmet bey çok kötüsünüüüüz bunu hep yapıyorsunuz.’’ ne yapayım huyum kurusun siz de aynı şakayı hep yiyorsunuuuuz...

Devamını Oku
Ahmet Zeytinci

Bir ordunun zaferi beklediği gibi
Beklemelisin beni...
Sabah uyandığında yanında olmasam da...
Bir köy camisinde sabah ezanını bekler gibi
Güneşin tepelerden yükselişini
Bir kumrunun hayattaki tek eşini

Devamını Oku