Ahmet Kemal Şiirleri - Şair Ahmet Kemal

Ahmet Kemal

MAĞARA

Giz bakışlı şahin
Sen anne acısını
Yatak yapışmasını
Ne bilirsin

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ELLERİ BAĞLANAN BEN

Elleri bağlanan ben
Sizinleyim sizinleydim eskiden
Adalet beklentisi vardı
Uykusu ağır mı ağırdı

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ZEKİ HOCA


Hoca öğrencilerine hep güzel şeyler söylüyor. Teşvik ediyor onları. Hadi aslanım hadi, çok güzel sen bir tanesin, sen çok zekisin, sen çok çalışkansın. Hadi biraz daha gayret. Hadi yüksek sesle oku. Hadi duyayım seni.
Onları caminin içinde bir halka yapmış, bir birine mesafeli oturtmuş rahlelerinde Kur’an-ı Kerimleri okuyorlar, sesleri bana ulaşıyordu. Cemaat camiden tamamıyla çıkmamıştı. Ben de camiyi terk etmek istemiyordum bu Ramazan- ı Şerif gününde. Dışarısı sıcaktı. İçerde klima çalışıyordu. Bu ortamda en güzel yer burasıydı.
Hafızlar az önce Kuran-ı Kerim okumayı bitirmişti. İki kişiydiler; bir 18, 19 yaşlarında, diğeri 10, 12 yaşlarındaydı. Ön safta öğrenciler dizilmiş mukabeleyi takip ediyorlardı. Yanımda duran bir tanesi oldukça küçüktü. Ben ona kaybettiği yeri bulduruyordum. Onun bu gayreti hoşuma gidiyordu. Bu çocukların bu kadar istekli oluşları hocalarının eseriydi.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

25.06.13 (SALI)


Tayin işim tamam. Sınavlarda görev alamıyorum. Emekli olma fikri iyiden iyiye beni zorluyor. Ne yapsam bilmem ki. Mahkeme yolundan vazgeçsem mi? Bu durumda biraz danışmalıyım çevreme.
Yine sıcak olacak bu gün. Farkında eğilim henüz. Korkudan evden çıkamıyorum ki. Oysa yapacak işlerim var. Doğalgaz firmalarıyla görüşmek, topladığım kuponları bayie götürmek, iş mahkemesi hâkimiyle konuşmak, bilgi almak. Hilmi abiyi aramalıyım bu ara. Adam tatile gitmiş. Oysa bize Sedaş ’tan yeni bir randevu alması gerek. Ben kendimdeki ataleti anlayamıyorum.
Hafta sonu İzmir’e gidecek miyim bilmiyorum. Atatürk Üniversitesi mezunları toplantısına gitmek için mahalle baskısı var üzerimde. Oysa hiç müsait değilim. Borçlar boyu aştı. Kredi kartları zorlanıyor. Düğün masrafları, inşaat harcamaları, çocukların ve evin giderleri belimi büküyor.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

24.06.13

(PAZARTESİ)


‘Tanrım sana geliyorum; çünkü öyle sanıyorum ki seni tanımanın dışında ne varsa hepsi boştur, manasızdır.’ diyor Andre Gide.’Nurlu yollarında bana rehber ol’.Altını çizmişim bir çok cümlenin olduğu gibi.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

23.06.13 (PAZAR)

Bu akşam Berat kandili. Hatun, ben, kızım oruçluyuz. Yunus beni de kaldırsaydınız diyor. Bu gece günahların affa mazhar olacağı gece. Adı üstünde berat. Bir arkadaşın oğlu vardı adı berat. Bu nereden geldi aklıma şimdi. Her halde böyle bir gecede dünyaya geldi
Akşam akraba yemeğindeydik. Tavuklar yarı pişmişti ama yine bu kalabalık, bu kaynaşma zevk veriyor. Bir de ev sahibi misafirlerle oturup sohbet etse, o iş bu iş deyip bizi yalnız bırakmasa.
Mustafa abim çok konuşuyor. Elime aldığım gazeteyi okuyor ama anlayamıyorum. Bir de ev sahibini savunuyor işi var diye. Ben de işi bıraksa da seninle konuşsa sen de beni rahat bıraksan ben de gazetemi okusam diye yanıtlıyorum.
Hava esiyor burada. Oysa dün ne bunaltıcı sıcak vardı İzmit’te. Acaba yine öyle midir? Burası köy de onun için mi bu güzel hava.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

27.06.13 (PERŞEMBE)



Gide, Stendhal’in günlüklerini okurmuş sürekli. Dostları yadırgarmış. Ben de onunkileri okudum durdum ömrüm boyunca. Gide hep benim dostum sırdaşım olmuştur, dostum sırdaşım demeyelim de öğretmenim diyelim isterseniz. Onun Dünya Nimetleri şiir gibi gelmiştir bana.
Şiir kitaplarını da böyle okurum hep. Fen Lisesi öğrencileri de şaşmıştır bu an belki de. Bir dönem bir şiir kitabını yanımda taşıdığım, ara ara okuduğum olmuştur. Behçet Necatigil’i, Atilla İlhan, Sezai Karakoç, Cahit Zarifoğlu sırdaş ve dost edindiğim yazarlar. Bir ömür onları okudum durdum. Fakültede öğrenciyken Dağlarca’nın Çocuk ve Allah’ını keşfetmiştim. Öğretmenliğimin ilk yıllarında yanımda taşıdım onu hep. Sonra Karakoç’un Leyla ile Mecnun’unu. Bir ara Çile’yi taşıdım durdum. Hep bir kitap yanımda oldu zaten.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

05.07.13 CUMA


Gel benim dertli günlüğüm. Bu ne karışık bir yaşam. Bir yanda inşaat, bir yanda düğün hazırlıkları, bir yanda tayin ve yeni iş yerinin getireceği sürprizler, diğer yanda borçlar. Neden dağıldım bu kadar?
Yıllar önce yapacak iş bulamadığımdan can sıkıntısından kurtulamadığım günleri hatırlıyorum. Allah’ım bunları hep ben mi istedim. Dua mı ettim başımı bu kadar karıştırmak için. Şimdi Allah’a yalvarıyorum bu karışıklığa bir son vermesi için.
Cuma saati yakın ben günlük yazıyorum. Oysa hazırlık yapmam lazım. Esim’le kızım gelinlik provasında. Dün laminant için Mehmet Ali Paşa mahallesine gittim. Benim çocukluğumun geçtiği mahalle burası. Adını beğendiğim tanıdık bulduğum işyeriyle yaptım bağlantıyı. Ödemeyi yaptım hiçbir şey almadan. Her şey güvene dayalı. 3 gün içinde yapacağını söyledi. İnşallah. İki ortak da bir yerlerden tanıdık çıktı. Evimin altındaki adama yaptırmadım. Oysa koşullar aynıydı. Mal da, kalite de, fiyat ta aynıydı. Yine aynı şekilde birkaç yere sorduğum halde buraya yamuldum. Şimdi bekleyeceğim. Doğalgazcı araya başkasını soktu. Hazır kiracımız bizi yolda bıraktı. Ben de acele etmeyeceğim. Badana işi var. Temizlik var gazın açılması var.

Devamını Oku
Ahmet Kemal

ARAYIŞ

Ben bir köpek
Ulu kapında

Bağışlanmayı dilerim

Devamını Oku
Ahmet Kemal

YAHYA KEMAL'' E NAZİRE

Biz şi''ri böyle söyledik ağyar söylesin
Hem dost öylesin bunu hem yar söylesün
Gezmişsin gece Canan''la beraber
Yemiş içmiş eğlenmişsin

Devamını Oku