Ağıt ve Raks Şiiri - Mustafa İslamoğlu

Mustafa İslamoğlu
44

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Ağıt ve Raks

-Nadir Özkul’a-
ben oyumu felakete veriyorum şeyda
sana dönük yanımda çengiler mat oluyor
saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada
bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor
ve şeyda ben oyumu felakete veriyorum

yolum uzadıkça kabaran direncimi
her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum
kolay gele demek de nerden çıktı şeydam
gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını
imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor
gördüğüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da
saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor
işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için şeyda
dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum

geç bi yol nazlı, güleryüzlü şiirler yazamam ben
esenlik şölenleri bitti vakt-i çerağanda
vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem
gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta
ama ne raks’ı ne ağıt’ı ben Endülüs’ü evetliyorum

artık bol kahkahalı çokşükürleri bıraktım
esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları
denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım
fakat şeydam bir avuç külü yakamadığım için
ben oyumu felakete veriyorum

Mustafa İslamoğlu
Kayıt Tarihi : 10.5.2001 01:36:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • nedim demirbaş
    nedim demirbaş

    mevsimlerin bize küsmüşlüğü mü var

    Şimdilerde ben;
    Geceleri yıldızları seyrettiğim penceremden, her gördüğüm buluta yeni bir nisan ısmarlıyorum kurumuş kalbime yağmurlar yağsın diye.
    Her doğan güne yeni bir bahar ısmarlıyorum günbegün solan hayatıma renk katsın diye.
    Her batan güne(şe) yeni bir sonbahar ısmarlıyorum ölümü hep hatırlatsın diye.
    Her karamsarlığıma yeni bir ümit ısmarlıyorum çaresiz kalmasın diye.
    Her dostuma, yeni bir vefa ısmarlıyorum sevdamız büyüsün diye.
    Her geçen dakikaya yeni bir saniye, her saniyeye yeni bir saat, her saate yeni bir anlam ısmarlıyorum beyhude geçmesin diye.
    Her baktığım aynaya yeni bir benlik ısmarlıyorum yab(l) ancı maskeler takmasın diye.
    Her kapandığım secdeye yeni bir dua ısmarlıyorum beni “O” hiç yalnız bırakmasın diye.
    Her yazdığım cümleye yeni bir harf ısmarlıyorum cümlelerim eksik kalmasın diye!

    II

    Bir de açan çiçekleri olmasa bahçelerimizin,
    Uçan kelebekleri olmasa baharlarımızın...Sesleri uykularımızda yankılanan bülbülleri olmasa seherlerimizin,
    Beş vakitte, beş sefer ferahlatan ezanları olmasa semalarımızın...
    Daha çok kirleneceğiz.
    Daha çok çirkinleşeceğiz.
    Daha çok sağırlaşacağız.
    Daha çok yalnızlaşacağız.

    VI
    Keşkeklerim, beklilerim, ölüm olmasa,
    Cümleleri sonlandıran nokta olmasa,
    Ruhumuzu arındıran dua olmasa,
    Daha çok bunalacağız-bulanacağız!


    (VI)
    Mevsimlerin bize küsmüşlüğümü var? Ne kardelenler açtı bu bahar, ne de balkonlara, caddelere, sokaklara çiçeklerini savuran kiraz ağaçlarının kokusunu hisseden oldu. Ne allığına, morluğuna, saflığına, beyazlığına hayran olduğu gülün endamlı gülüşleriyle mutlu oldu bülbül, ne de ovalardan bayırlara, kırlardan yaylalara bal toplayan arılarla selâmlaşan çiçekler gördü baharı. Ne gecenin kalbi aydınlandı minicik bir ateşböceğiyle, ne de, sessizliği bozuldu vakitsiz bir baykuşla. Ne çocukların yüreğinden yıldızlara köprüler kuruldu masallarda, ne de âşıkların yüreğine Kaf Dağı’ndan hayaller çıkageldi. Ne Yusuf’a el uzatan kervanlar geçti buralardan, ne de pervazlara konan Yusufçuk kuşları bekledi pencerelerde. Her mevsimden geriye acı bir sessizlik, kocaman bir sessizlik kaldı.
    Bilmem! Sanki hayat, yaşanmıyor gibi yaşanıyor. Artık baharlarda yok kapımızda! Yoksa mevsimlerin bize küsmüşlüğümü var?

    Nurdal Durmuş

    hayatın renksizliğini giderme telaşıyla yazar.masalların bizi terkettiği çocukluğumuza yolculuğa çıkar bahardaki pembeyi farketmeyen sağırlaşmış benliğimizi kanatarak.hapsolduğumuz dünya zindanı sınırlamış bizi doğadan uzaklaştıran yalancı avuntularla.işte bahar sokaklara taşan kiraz dallarından sevinçlerimize doğru sarkan.bir umuttur bize kafdağındasn gelen.yeterki köprüler kurabilelim masalların içinden seslenen tarihle.işte doğanın gizemini keşfe çıkmak yeniden.mevsimlerle barışık kardeşlik iklimi solumak aynı bayrak altında aynı ülkenin çocukları olarak.

  • ÇİFTLİK BANK OYUNU Kârı çok diye çiftçilik oyunu,
    ÇİFTLİK BANK OYUNU Kârı çok diye çiftçilik oyunu,

    ÇİFTLİK BANK OYUNU
    Kârı çok diye çiftçilik oyunu,
    Çiftlik bank’dan aldım beş yüz koyunu,
    Her sabah verdim yemini suyunu,
    Altımda kalmadı HASIRDAN başka,
    **
    Cebimde beş kuruş bile koymadım,
    Yumurtaya tavuğa hiç doymadım,
    Dur dediler oynadıkça oynadım,
    Sevap işlemedim KUSURDAN başka,
    **
    Peşin ödedim ineği danayı,
    Kurtaramadım ben Kârı anayı,
    Dost düşman yaktı eline kınayı,
    İnek vermediler KISIRDAN başka,
    **
    Kendim enayi yerine koydurdum,
    Yem parası diye de soydurdum,
    Çiftlikteki hayvanları saydırdım,
    Elimde kalmadı SIFIRDAN başka,
    **
    Bizi soymakmış niyeti adamın,
    İnek koyun nerde ahırın damın,
    Sözünü dinlemedim ben anamın,
    Bir şey olamadım ESİRDEN başka.
    **
    Oturmazdım oturttular kızağa,
    Tavuk yumurtası inek buzağa,
    Düşürdüler böyle bir tuzağa,
    Elimde kalmadı NASIRDAN başka

  • Hasan Büyükkara
    Hasan Büyükkara

    Harcıalem duygular.. biperva ve Attila İlhan a koşut bir üslup

    Ekşi sözlükte şu ifadeler çekti dikkatimi

    bağdat'tan anadolu'ya göç eden kafilelerden biri ile anadoluya göç eden arap bir aile' ile soydaş olduğunu da söyleyen ,1960 kayseri doğumlu el ezher üniversitesi mezunu kişi.


    şimdilerde saidi kürdi yi parlatıp mit yapmak için hazırlanan tezgahta f-tipi kanallarla birlikte hür adam filmini ya(ğ)lama kuyruğuna girmiş din satıcısı.

    keser döner sap döner gün gelir hesap döner.

  • Nazır Çiftçi
    Nazır Çiftçi

    Şair: şiiriyle çok farklı düşünceleri vermeye çalışmış.Beğeniyle okuası ve üzerinde eleştiri yapılası şiirdi. tebrik ederim selam olsun.

  • nedim demirbaş
    nedim demirbaş

    türk şiirinde bir isme hitap şeklinde şiir yazmak gelenekleşti.bu şekilde yüreğin feveran etmesi dindiriyor yürek sancılarını.bu şiirin ifade gücünün üstünde bir söz söyleme şansımız yok.vaz geçilmiş tutkular aldanılmış sevdalar.gerçek hayattaki karşılığı sessizce yol alan gemideki suçluların kaçak yolcu olduklarına dair kanaat.bunu örtmek kalbin söze yakınlığını terennüm eder bir uykuya varma zamanında.

  • Çiğdem Buket Çağlayan
    Çiğdem Buket Çağlayan

    Mustafa İslamoğlu Hocam.

    Felakete verilen oy.

    Şiirin finaline mıh gibi çakılmış.
    Şiir çok etkileyici.
    Ne kadar etkili bir şiir sayfaya asmışsınız.
    Tebriklerimi, sevgive saygılarımı yolluyorum.

  • Bulent Korkmaz
    Bulent Korkmaz

    artık bol kahkahalı çokşükürleri bıraktım ....

  • Ahmet İslamoğlu
    Ahmet İslamoğlu

    çok güzel şiir.haz aldım.
    selamlar saygılar sunuyorum.

  • Beyhan Erdoğan
    Beyhan Erdoğan

    çok çok çok güzel hocam Rabbim aşkınızı, aşkımızı artırsın...

  • Samiha İkbal
    Samiha İkbal

    şükür şükür ,şükür yüreğinize sağlık hocam

TÜM YORUMLAR (11)