Gözlerimden engelleyemedim yaşı,
Ayaklarım acıyordu,
Neden hep canım acırdı,
Çiçeği tuttum çocukluğuma dokundum..
Bildiğim korkuydu hep,
kimse, alışkanlıklarından vazgeçemiyor ki,
acımasızlık, pıhtılanmış yüreklerde,
kazınası gelmez ki, hem iz yapmış sinede..
yarını, bugüne benzetenler,
bügünü öc bilip, düne yağmalayanlar,
Bir gölge, pişmanlık ya da,
Korkunç bir yalnızlık gölgesi oysa,
Sabah sisi gibi eridi çığlıklarım,
Taşıdılar kehaneti kulaktan kulağa..
Öfkeyle şikâyete başladım,
yıkıldım içime sindikçe,
kaybettim aradıklarım meçhule,
düştükçe komşu oldum şerre,
bir günüm gülerken diğeri hep yolcu hüzne..
yolum artık çok uzun,
İsabet eden gazabın nedeni biçare,
Olmasaydı günah iner miydi bu eziyet..
Bahaneler sırtta koca kambur,
Kul insan gözleri âmâ nefse..
Yokluğu şükürsüzlük çekti,
Provasını yaptım korkularımın,
Yapacağım ve yaptığım her anın,
Kafamı yastığa gömdüm düşlüyorum,
Ne pervasız ne unutkanım..
Lakabım acımasızca duyguları sömürüyor,
Her acımda yanımda sen,
Dile gelsen yanımda sen olmasan,
Acım olsa yalnızım ben,
Dilimin kötü karakteriyim ben..
Cezaların kesin hükmüyüm benim,
Boğuldum gözyaşlarıma bi anda,
Benziyorsun her gördüğüme,
Yada herşeyde gördüğüm sende,
Odalarına kapandım aklımın senle..
Vah ki halime tutuştum,
Bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarmak,
Bugün ve yarını hazırlayan dünü,
Yalnız kelimeler dindiriyor acıyı,
Kaybolduk içinde eriyip yalnızlığın..
Yalnızlığı anlattı kelimeler,
Kelâm ebeliği yaptık,
İntikâm açlığımı sözlerimle dindirdim,
Düşlerim meşguldü,
Ellerimde ne varsa yandı..
Çakal tüyünü bıraktı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!