Durmasın ıslak yağmur,
Dokunmaz mı kuruyan göz pınarıma..?
Süzülmez mi buğulu camlarda..?
Hayallerin hırçın kırıklığında..
İçimizi rahatlatan toprak kokusu,
Katletmek tarihinde gömülü leke,
Tevrat'ı aksanına yamaladın nefisle,
Diline göre şekilleniyor kitap,
Adına ilâhi din dersin hâl harap..
Musa'ya inandım deme ahmak,
Toprak uyanır, ay kanla boyanır,
Adım atılan her yer ateşe boyun eğer.
Gölgeler kıvrılır, ruhlar uykudan uyanır,
Bizim fısıltımız, karanlığı çağırır.
Kaldır başını, gör göğün yarıldığını!
Bırakmıyor yakamı namazlarım,
Peşimde yanı sıra günahlarım,
Allah'a sığınarak şeytanla yol aldım,
Ve yine hüsrandaydım..
Temiz yüz ardında astarı kiri,
Kıskançlık hızla yayılan felakettir,
Bakışlar pişmanlık yaşatmayacağını vaad etmiyordu..
Nefti, yüzünden bakıyordum,
Dudaklarımda biriken ılık,
Tuzlu, sıvı, kendi kanım olmalıydı..
Güneş göz kırptı ay göründü,
Zalim nefisti bizi hakir gördü,
Bollukta şükrü darlığa sakladık,
Darlıkta zalimmişiz aslında anladık..
Beynimi kemiren suallerden kaçtım,
Kuyu kazdınız sinsice, düştünüz içine derin
Şimdi "nazar" diyorsunuz, titriyor her yerin
Kendi ektiğiniz zehir bu, biçtiğin hasat senin
Suçu kadere atma, sahibi sensin bu eserin.
En yakını düşman ettiniz, kendini hep ak kaşık
Aynaya baksanız göreceksiniz, kalpleri nasılda karmaşık
Elimde olmaksızın sözlere inandım,
Def ol yalanın yardakçısı..!
Cisimleşmiş hali yalanın,
Karanlık gücü yalanın..
Kısaydı ömrü yalanın,
Öyle bir hale bürünmüş dünya,
Hakikâte bürünmüş yalanlar,
Selamlar hep doluymuş rîyalarla,
Nasihatlere gizlenmiş kıskançlıklar..
Meskenim benim beyâban,
Saklanan sırlar ifşa olur,
Hakikat yüzüne doğrulur,
Yatsıya kadar dayanmadı,
Yalanlar sabredemedi vuku buldu..
Takkeli şeytan dilden döküldü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!