Toprak uyanır, ay kanla boyanır,
Adım atılan her yer ateşe boyun eğer.
Gölgeler kıvrılır, ruhlar uykudan uyanır,
Bizim fısıltımız, karanlığı çağırır.
Kaldır başını, gör göğün yarıldığını!
Kendi ellerimizle kazdık bu mezarı.
Kulak ver, duyuyor musun o çağrıyı?
[In a whisper] O aramızda… O burada…
Dön! Dön ki yansın bu yeryüzü!
Elimizde çocuk kanı mühürlü,
Göz bebeklerinde kara bir mühür, bir sözü!
Bu bir dans değil, bu bir ayin,
O’nun nefesiyle çizdik bu karanlık daireyi!
Ey mühürlüler, başını eğ!
Bacaklarımız çözülür, ritme uyar beden,
Düşünmeden, sormadan, sadece emredilen.
Bir gülüş ki dişlerin arasından sızan zift,
Her hareketimiz bir imza, her adımımız bir yemin, şerif!
Karanlıkta büyüyen eller…
Gün ışığını unutan kalpler…
Sen istedin bu dansı, sen açtın kapıyı,
Şimdi çalıyor göğün en kara şarkısı!
Asla durma… Dön… Dön… Dön…
Artık geri dönüş yok.
Kayıt Tarihi : 4.10.2026 23:07:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!