Arzuladım dost bağına girmeyi,
Giremedim, girilmiyor sultanım.
Riyasız, günahsız bir gül dermeyi,
Deremedim, derilmiyor sultanım.
Bakma yadlara sözleri var ağır
Dönmesin aşkın pervane dediler
Dilini lâl eyle kulağın sağır
Senin gönül köşkün virane dediler
Akıl dursada bir an yürek anar
Ganimet bildiler makam koltuğu
Soydukça soydular, devlet malından
Görmemiş krallar, böyle bolluğu
Doydukça doydular, devlet malından
Sülalesi cıbıl ana babadan
Kime selam versem zehir saçıyor
Cahilin yobazın dili çok bozuk
Herkes adaletten beri kaçıyor
Ölçenin tartanın eli çok bozuk
Seçilenler, seçenleri unutmuş
Eminoğlu sussun diller,
Duyulsun tek kelâm...
Tutmasın parmaklarım,
Artık yazmasın kalem...
Yorulmuş divane bir gönül
İnzivaya çekilmiş hayattan
Artık beklemek yok,umut yok
Ne giden nede kalandan
Uzaklardan bir ses
Bilenlere selam olsun erenler
Hâlden bilmeyene, divaneyiz biz
Gül'den inciniriz, gülü derenler
Yârene yoldaşâ, mestaneyiz biz
Mestane olmuşuz ezelden râh'ta
Bahtsız gönlüm bozkıra döndü ama
Sonunda bir çiçek açacak gibi
Çok acı çektim bağrım yandı ama
Birisi halimi soracak gibi
Siz gidin ben müstakimden gelirim
Benim rah'ım çetin, zordur diyemem
Söylesem faydası yoktur bilirim
Mahşere kalacak, sırdır diyemem
Bir yol vardı kaça bölündü kaça
Göz var nizam'da var nedir bu inat
Bu kervan bu yola sığmaz diyorum
Korkmaya gerek yok sende gör anlat
Bu nehir çok sığ'dır boğmaz diyorum
Ne yeni bir kitap ne Mehdi gelir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!