Yaşamı kendimizle yüzleşme sahnesi olarak görmediğimiz müddetçe bu konuda şikayet dışında bir sonuç üretmek mümkün değil.
Kendimle yüzleşme sürecini tamamladığım zaman 21 yaşıma taşınmıştım. Üçüncü boyuttan yedinci boyuta (3*7=21) geçiş süreci. Doğudan batıya sefere çıktığım ve İstanbul'da olduğum an aynı zamandı.
On yaşlarında bir çocuk silah tehdit görünce bilinçaltının o yaştan sonra bir insana böyle bir sorumluluk yüklemiş olması yaşamın olağan akışına ters bir durum olduğunu kendimden bile saklama gayretine itiyordu beni!
Bu durumu kime nasıl anlatabilirdim ki!
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
"Beklenti..."
Kendiliğinden oluşmaz, bildiğim...
Onu güdüleyen bir dış etken vardır
Çoğu kez "kandırılma" amaçlı
"Havuç" tabir ettiğimiz
İşte o hissiyat ile
"Beklentisizlik" yan yana duramaz!
Birinin "gözü açtır, açılmıştır"
Diğerininki sadece "etrafını", yakın çevresini ve kendisini görür!
Fedakarlık
"Yakınlık" gerektirir,
İlliyet, bağlılık,
Cevizi çift görmeden taş atmayanlar ise
"Rabbena hep bana..."
Durum çok net,
"Bedelsiz tapu peşindeler", ihanet çeteleri!
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta