Dün rüyalarımız
Birbirini görmüş.
Tanışmışlar, konuşmuşlar, anlaşmışlar.
Bize de Allah’ın emri ile istemek kaldı.
Lakin vermediler
Senin rüyanı benim rüyama.
Şeytana hazır ol emri verdim.
Azrailin durumu ne?
Hazırlasınlar vakitsiz namazı.
Geliyorum.
Ayakta çekilmiyor şehir içi yolculuk.
Yazabilmek için,oturmalı ceylan derisi koltuklara,
Birde sabahın bu saatinde uyuya kalsa yaşlılar.
Kolsuz yelek giymişim sabahın köründe.
Hangi akla hizmet ise!
Üşüdüm desem başım ağrımaz.
Her gün bu ekmek kavgası öldürüyor beni.
Benimkisi acılar denizinde boğulmak.
Çok değil yaşamak korkum.
Fırtınalı bir günde demir almak.
Ölümün bağrına yavaşça sokulmak.
Benimkisi acılar denizinde boğulmak
Kaç insan bilir
Gerçek duanın manasını?
Ve kaç insan gördü
Gerçek ruhun esrarını?
Neden yalvarıyor bu eller?
Daha çok koşturacak peşinden
Rüzgar yalın ayak geçer dedi
Fırıldak Necati.
Tüyün bile kıpırdamaz.
O da aldırmamıştı bu lafa,
Mercimek Süleyman.
Ateş olsa beni yakar
Fırıldak Necati son kez düşündü sevdiklerini
Ve
Gözlerinden kayan bir damla yaş ile boğulmaya başladı
Geçmişinde.
Mercümek Süleyman daha sakindi.
Onun için sıradan bir işti bu.
Aya yürüdüm dün gece.
Yalnızlığımın ısıttığı sulara yansıdım.
Durgun sulardaki balık oldum.
Korktum ışıktan, karanlığa kaçtım.
Yıldızlara yürüdüm dün gece.
Doğumumu hatırlıyorum da
Dünya gözüyle göreyim dedim seni.
Benim sevdam sana
Ezelden beri.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!