Hangi hıyar demişse,
Kalemimi satarak kazanıyorum diye,
Halt etmiş.
Böylelerini sallandıracaksın Taksim meydanında,
İbret-i alem olacak herkese.
Benim karnım doyar belki kalemimle.
Dün yine seni düşündüm.
Yaş yaş oldu gözlerim.
Dün yine seni andım.
Düşündükçe uzaktaki dağları
Uzaktayım yine kahroldum.
Dün yine seni andım.
Daha yeni vurdum bıçağı
Gövdemin tam ortasına.
Çekip çıkaracağım seni.
Ben ise oradayım.
Oturmuş ıslak günlerde
Sana bakıyor, doyamıyorum.
Ben ise oradayım.
Çıplak bakışlı sokak lambasının altındasın.
Rüzgar eteklerinde dalga dalga.
Bu gece ayrılışımızın ilk gecesi,
Gece biraz daha soğuk gelir insana.
Bedenin titrer gibi düşünür,
Sende eşlik eder onu düşünürsün.
Hiç içinden çıkılmayacak bir labirent,
Olsa da hayat, sen onu düşünerek
Bedenimde sallanan bir yüreğim var,
Özlediğim bu saatlerde
Sesin ayrı bir güzel gelir kulağıma
Telefona her yaklaştırdığımda kalbime
Atacak olurum kendimi uçurumlardan.
Seni istediğim bu saatlerde,
Sıkıldım aynı harflerden.
Aynı harflerle kurulan cümlelerden.
Ve aynı kelimelerle anlatılan hislerden.
Sıkıldım aynı yüzlerden
Aynı yüzlere bakarak zoraki gülümsemeyi.
Aynı yüzlerden aşk dilenmeyi.
Issız bir okyanusun ortasında
Küçük bir ada olsam
Yüzer gelir misin bana?
Fırtınalara inat.
Bana inat.
Ya yüce dağların başında
İçkiye alışık değilim
Bu akşamın hatırına içiyorum.
Bu meyhanede,
Bu masada,
Ve bu muhabbette
Ölüm konuşulacak değil ya.
Aramaktayım.
Henüz bulamadım.
Telaşlanmayın.
Bulunca size de söyleyeceğim.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!