Sen, yüksek ökçeli kadın
Fırtınanın kopardığı dal
Yağmurun dalgası
Suyun tadı
Yaşamın anlamı
Sen, yüksek ökçeli kadın
Sokak ortasında mıyım neyim?
Nedir bu yağmur bu soğuk?
Bedenimden gelen sese kulak vereyim.
Ne titrersin uyuşuk.
Dün kendime;
Bırak böyle yaşamayı dedim.
Kahrolası dilim söylüyor da
Yanından bile geçmiyor yüreğim.
Kaldırımlarda karşılaşmak vardır ya
Dost, akraba, tanıdık…
Vallahi zordur el uzatmak
Gözlerine bakmak, boyun bükmek
Duyasımda gelmez, göresimde
Zordur bilirim umursamamak
Bilinmez ki;
Bu seni kaçıncı sevişim,
Ve kaçıncı terk edişim.
Hiç gücüm kalmadı ki,
Boğulmakta olan bir böceği kurtaracak kadar..
Bugün güneş yerine ay doğdu.
Bugün erimez olacak,
Sırtıma sapladığım anılarım.
Bugün ay doğdu,
Güneş yerine.
İçimde öldürdüğüm insanlık olacak.
Kitap okumak için çok erken yaştaydım.
Elime geçen ilk kitaptı senin adın.
Çocukluğumda, hem de küçük çocukluğumda
Tekerleklerine çomak soktuğum arabalar vardı.
Sokakları tezek kokusu sarardı.
Kırlangıç sürüsü gibi kişneyen atlar arasında,
Biz hamburger çocukluğunda büyümüş,
Rakı sofralarında demlenmişiz.
Şıramız sağlam,
Şarabımız pek.
Sanırım uzak kalmak istiyor benden.
Dün arabada gördüm.
Yüzüme bile bakmadı.
Bir ayağı gazda
Bir eli direksiyonda
Kaçıp gitmek istedi.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!