Dağınık aileydik, hayat bizi savurdu,
Geçim derdine düştük, gurbet bizi kavurdu.
Biz mi yanlış yol seçtik, yol mu önümde durdu,
Ana, baba, kardeşler, felek mi bizi vurdu?
Kader yazılmış diye, bahane etmek niye,
'Ben' var benden içeri, dua ederken ağlar,
Tefekkürle kainatı seyret derken. ağlar,
Saba makamı ezanları dinlerken ağlar,
Lütuflara şükredip, 'Hamdolsun' erken ağlar.
İlme değer yok ise, üretilemez ilim,
Kaalen ve kalemen, anlatmazsam cahilim.
Yani, sözle, yazıyla anlatmalı dilimi,
Yoksa, torun anlamaz dedeyi ve ilimi.
‘Kemiyet, keyfiyet’, unutulan kelimeler,
Ey halk, uyan, takip et, doğru değer anlayıp,
Nice değer insanı, anlamamak çok ayıp.
Bu dünyada bilmezsen, göçünce hiç ağlama,
Gözyaşları dökerek, karaları bağlama.
Kahramanlar, nicesi ilim irfan uğraştı,
Sevdiğin kul olayım, Rabbim, deli de olsam,
Kalbimde ve aklımda, sevgin ile hep dolsam,
Tövbe ile yıkanıp, günahlardan kurtulsam,
Dünya malı ne edem, cennetinde bir kulsam!
'Ya devlet başa, ya da kuzgun leşe'
'Deli' derlerdi, bakmaz üçe beşe.
Saldırırlar, üç yüz, beş yüze karşın,
Cennetlik kefeni de üç beş arşın.
Barbaroslar Akdeniz'de hep coşar,
Onlar şehadete yürümez, koşar.
Top sesleri gürler, kaleler aşar,
Tekbirle şahlanır, düşmanlar şaşar,
Tedbirle Takdire, Tevekkül eder,
Deryalara nam saldı, Barbaros Hayrettin'ler,
Akdeniz, Karadeniz, yine çırpınır, inler.
Biliriz şanlı donanma, her an ufku dinler,
Şahlandı denizciler, coştu Türkler, bilsinler.
Bahriyenin ışığı, Nuh'tur atası, piri,
Onlar şahadete, yürümez koşar,
Barbaros'lar Akdeniz'de hep coşar.
Top sesleri gürler, kaleler aşar,
Tekbirler şahlanır, kafirler şaşar.
Alüvyonda tarım yap, yamaçlarda yuva yap,
Geçmişten ders alıp da, artık doğru yola sap.
Kanunlarda bilimsel, denetimde adilsen,
Güvenli hayat için, tedbir gerek, bir bilsen.
Devlet! Doğru kanun yap, doğru yerde uygulat,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!