Eski Ev
Fevzi paşa, Maraş’ta bir mahalle,
Tarihi ev, orda yemiş bir sille.
Bir kapısı kalmış, bozuk bil dille.
Gel de, dertleşelim, tarih senle.
Seninle dünya’yı bölüşelim.
Tam orta yerinde, fifti fifti.
Karşıdan karşıya, gülüşelim.
Tam orta yerinde, fifti fifti.
Yarısı sana, yarısı bana.
Fİ KERE
Yıllar önce de, ben solmuşum.
Bir değil, bin değil, fi kere.
Yıllar önce de, ben ölmüşüm.
Bir değil, bin değil, fi kere.
Toplar, tüfekler, mermiler sıkıyor.
Çocukların, al kanları akıyor.
Şerefsizler, alay edip bakıyor.
Sabıların, gül kokuyor Filistin.
Bıyıkları taze, yenice bitmiş.
Sevgi görmedim, şu ömrümde.
Söz’üm, söz’ü kesmiyor, durdu.
Kasırgalar kopan, gönlümde.
Fırtınalar, esmiyor durdu.
Damar’ımda, çağlardı kan’ım.
Basınca da, şah damarıma,
Fıttırıyor kafam, o zaman.
Layık oluyor, şamarıma.
Fıttırıyor kafam, o zaman.
İyiliğe, bir sözü olmaz.
Peri gibi, çıktın karşıma.
Fallarına bakmam mı? Fatma’m.
Saçlarını sürsen, başıma,
Hâllarına bakmam mı? Fatma’m.
Harikasın, ben ne söyleyim.
Gidiyorsun, böyle nereye.
Durmaz koşarsın, ileriye.
Asla, dönüşün yok, geriye.
Bu çember, Feleğin çemberi,
Geçmesen de, geçirir seni.
Rab’bim, el’imi açtım sana,
Pervane oldum, döndüm sana,
Piçi, havale ettim sana,
Kahhar ismini göster, ey Rab.
Kötü şer geldi, peşimize,
Gafil
Bu insanlar, ölmez diyorlar.
Böyle, nereye gidiyorlar.
Soyup, kefene koyuyorlar.
Giderken, rahmet diliyorlar.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!