Ab'ı Beka’da Aşk’ın Sualine Cevap..Delin ...

Engin Demirci
476

ŞİİR


37

TAKİPÇİ

Ab'ı Beka’da Aşk’ın Sualine Cevap..Delinin Günlüğü..Engin Demirci..www.beyazrenkler.com

Birbirlerini hiç tanımayan iki ruh seçkisinin aşkıyız.
İkisi de farklı şeyler anlatmıyor hiç bir araya gelemeselerde.
Herşeyi yaşamak için bir kenara bırakılmış bir dilde anlatmayı seviyorum her zaman.

Karakterimi dualarında tanımlamayı seçiyorum.
Kendi dilimde ben değilim gel dedin geldim işte yüreğine.
İçimde sürgünlüğün sùrerken aşk dair isteğimle anlayışını yayıyor duaların.

Sözcüklerden hikaye yazamıyorum aşkla tanımanın çırpınışı sendeki ben
Sualdeki cevab dualarınla hasbihaldir. Son söz duaların müdafası.
Unutulan bütünlesmeğe doğru fetihlerimdeki sırlar.

Merhametin adı dualarını özlerim her gece.

Gözlerin aleme her an hükümdar olmuş hallerim meclisinde hasta
Nuran-i vel fecrim şule şule akıyorsun çiğ düşmüş gibi ruhuma.
Suretin kasidelerimde hitabem kalblere vurulan prangalara karşı insan düşüncem.

Hasbihalım bir izah dualarına ser sebil, münakaşalarım zikredilmezde
Dediler ki dedik ki yolda kimim alçak gönüllü gerçek bir gerici sevgi.
Son rica aşk utan biraz, biraz sıkıl nemrut gönül, kendim özümden

Hüzün ve meserret içiçe bir çocuk hastalığı. Yol oldur ki doğru vara naralarh duanın.
Dur ve dinle yevm-i şekte üşümez sana aşkın, yolculuğum son menzilden
Ruhaniyetine sığınarak dualarına sığınıyorum, son nedir diyorsan bir sen noksan
Seyru sefa durmadan, kopup duran mecnunluk hali bizden

. Çocukluktan kalan yeni dalga görüntüsü hatıralara sıcak ve samimi.
bır kaç damla bir ömrün tam anlamı. Sahicilik duygusu üvey sevda olmuş.
Oturmuş yalnızlıklarla bozguna uğramış duygular uğrar.

Gülünçleşirken ürkütücü doruklarında sevgi maskeli insanların
. Öteki yerden kopup direnenler dualaşmış olan hatıralardır.
İki boyutlu bir ruh seyir sağlıyor usumuzda,bir yerde duracak bu kervan

Kıskandıklarımızda her seferınde soru büyùtür içimizde.
Elestiriden uzak hayırsız dileklerimizle içine sığmaz.
Öyleki öteki yerinden kopup kendi yerine yerleşir her seferinde.

İçine doğduğumuz yeni dalga. Nihilist bir tavra tutkulu sürünmekmi bumuyuz?

Şimdi kar tanelerıyle aşkla aşka uçuşmak vakti. Bahar kırda kar gecede karşılanırmş.
Karşılandığın gibi büyük ateşler yakılarak duayla yürekte.
Son cümlem dileğimsin divane gönlümde benimsin.

Özgür ruhlu kadın her sabah uyanacak göğsümün arasında.
Duayla dızeleri öptüm kondurdum yüreğine, bir hal adamıyım
Yazmasam deli olacam bismillahla, artık rahat eder yeni yol arkadaşım.

Dolaşmaya çıktı yüreğimden dörtnala gürültüsüyle ne zaman gelirsin bilinmez.
Tüm hayatımın anlarına yayıldın, dervişleri seyredip görgüsünü artıracak dualarım.
Hepsinden farklı buluşacak sessizlik içinde ruhunda kaybolacağım.

Duanın tadını çıkartma seher vakti gelişindeki esrarın aşkını özlüyorum.

Eskiden sevilmezdim şimdi rüzgarın çığlığı var ruhumun engin gecelerindesin.
Yurdu olmayan bir ruhum. Terbiyesini dualardan almış.
Yıkılma ve yeniden dirilmemelerle yüceleşiyorsun dualarımda.

Nereye ait olduğu belli olmayan yerlerime dizelerim.
Ezberin kendini soyutlamanın aidiyet hissini vermektir.
Yurdu olmayan rolünü tartışmaktır. Başat bir ironiyse seugi.

Kökenine yabancı kalarak göçenler den de değilim.
Kuşatan yıkılma ve yeniden dirilmelerle durulma anı bahtsızlık yaratan zamanadır.
Kırılmalara inat yeniden diriltir dualarım,meczup olan gönüllerle sereldim

Haddinden uzun bir kasvette hayatlar yalnız hayat dergahında sevgi yorgun.

Yalanın sarmallarına kaypak bir bellek hayranlık kazanır yalnızlıkla.
En çılgınca serüvenini başarmıştır kendimizle düellokoynumuzda uyudukça.
Sorgulanmayan gerçeğin nedenleri arasında usulca sıkışır dualarım.

Yürek nezdinde hoşgörüyle bir sevgi kazandırmış vuslata inat.
Saygıda benzersiz bir tutu, yoksun hayata inat savunur sevgin.
Tanıklığın ibadet yerimde dualarının. Sıra dışı gözlemci saygıdeğer hislerin.
İğdiş ettikten sonra hayata yazgımsın, arada mı yaşamak zorunda kalıyor sevgi.
Kendimi yakından tanıdım, sevginin duyduğu sezgilerle bin parçayım.
Gerçek okunabilir gözleri hummayla sararmış, fetihin yağmur yağmur.

Yalnızlık kubbelerine değin sundukları dilsiz işbirliğidir sevdalar.

Vuslatlar tartışmasız yakınlık duyduğu, hoş görüsü günlük hayat içindeki doğallığı kaygısız.
Farkını anlamak geçip dönüş yolculuğu yürekteki bir şehri anlamak.
Görünenin ardındaki gerçekleri anlamak sevgisinde bırakılanım

Ruhumda Yankılar yaratan dualarının tohumları gömülmüş dua dua.
Ben orada olacağım sevgisiz umuda göç eden yol hikayelerinde.
Her şeye karşın insanda yaratılmış acımasızca savruluşlara inat.

İçim sızlayarak okuyacağım tüm zaafları, acımasızlığı, kabalığı, iyiliği, erdemi
Ve direngenliğiyle insan gerçeğine odaklanacak dualarım.
Bu durum defalarca tekrarlanacak halvetimde karşılıksız dünyam.

Eski püskü boş umutlarla göç eden ruhlara inat bilmem hangi felek peygamberi çarpan ruhumuza.

Sefil ve perişan gecelerimle yasamak zorundayım, çocuğum hala çocuk.
Mücadelem yeniden doguş nasıl ters yüz olacak zorlu yol koşullarında ölüm.
Ayakta kalmak direnmek yaşamın ta kendisinde, hep yad ellerindeyim.

Destansı denebilir insan tam anlamıyla sarsıcı gece karanlığında orda kalmak
Şeb-i yeldam’da dualarımın meleğisin, dua soframdasın aşkla çarpışıyorsun.
Ruhun ruhuma karıştıkça içeriden dışarıya çıkıyor hoş geldin diyor damarlarım.
Kışın hüznünde sıkı dostlarım kuşlarda artık şarkı söylemiyor.
Kalpsiz adamın hayatı yorumların sınır ötesinde bir şarkı.
Hayatın içinde tavrım açık kapılarda kış güneşi çarpması anılarımda.

Yaşama sevincim hüzne karşı bir duruştur uyurken gördüğüm düştesin.

Büyük buhranlarla yaşayan bellekler arasında yeniden okuyorum dualarını.
Asla tükenmeyecek dalga dalga dualarınla çıka geldi hüzünlü ruhun anıların içinden.
farklılıklarını irdelemeye başladı aklı deli yanımdasın, lakabını takan aşklasın

Hareketli çırpınan çaresiz insanlar arasında izinden sürüklendi dualarım.
Ruhun derinliğinde yansıyan özün dile gelişini özlüyorum
Mehabette zikrin melahatimin havas-ı hamsemde izam.

Beni sana ulaştıran şu karanlık yollarda tutuşup kül olan baş tacısın.
Bende yazdım aşkın aşkıyla hakça yolunda el eleyiz nefes nefessin
Kalp ortaklığına hazır baştan aşağı dualarla rüzgar gülleri akl-ı selim.

Bu kaçıncı son çırpınışların sonu gelmedikçe aşka seçildi hatırladığımız mecburiyeti.

Akıl ve his muvazenesini hatırlatıyoruz rehbersiz hareket ne garip dostluk çırpınışımı anlatan.
Direnmeyi kışkırtan nadir kendini tanıma hikayesi gözüm kapalıda değil
İncin semde uğraşım ben dememek için umutsuz bir uğraş veriyor.

İlginçten öte başka bir yerde dururum ben değilin duasını seslendiren sensin.
Sınırları tam olarak çizilemeyen bize ithaf ruhta toplananız
Yüzünde kendinden emin hafif gururla karışık bir tebessüm.
Sadakatin dökülmek üzereydi öylece bekliyordun sessiz ağlayışında.
Susmuş öyle kalmıştın küçük adımlarla dileklerimle gel uslanayım
ama içindeki ses sinene çarptıkça kendi yolunun daha iyi olduğu bir tek oydu.

Ve beklenen yolcu geldi, dönemeçteki adamın ruhuna….

Durum aynı oldu, yolda yürürken her şey bitti tamamda gayeme ulaştım
Güneş tam dönüm noktasına gelmişti kar yağarken şehre
Etrafımdaki çöl kazan gibi fıkır fıkır kaynarken tecelli etti duaların
Zor zapt ederek yaşıyorum, bir menzillik yolu, sahra solumasıyla,
Kan ter içindeyim, verin! .. benim istediğim size yaramaz
Hiçbir hudut tanımadan sana cereyan ediyor dualarım,
Basık damlı akıl duvarları arasından, ezel aleminden bir yolcu daha geldi
Sendin o bu fena alemine gelen, aşkıyla dolu sevgilisinin eşiğine yüz süren
Taçsız başınla yüreğime hükmeden bir duyguyla içimi kavuran

Büyük bir neşe var avuçlarınla içirdiğin aşk şarabınla insan edasında tercih ettin

Özlemimi dile getirir sonsuzluk aşkımın su gibi çağlayışındaki heyecanı
Aktığım her vakitte bir parçamı bırakıyorum, belki derdinin devası ondadır
Birbirine zıddıyetle yazılmış düğümlenmiş hayatta,

ve fesadı aşikar karışık birkaç kelime müstesna aldanması düşünülmeyen sözlerdir
elde etmek için hemen paçaları sıyıran karanlığa taş atanlardanda değilim
derinliklerini araştırdım sevgilinin, son derecesine erdirmek için aşkının

nihayet divane gönlümü, aldatmalara, desiselere, hakikat ve hayale inattın
bu güce ermek içindi derdim, şüphe bırakmayacak şekilde aşkına vakıf oldum
çokluğuna rağmen köşedeki bir adamdım dualarına temsilen

Vahdet köşesine huzura, kurtuluşa tek çare kalmıştım oraya eli boş yolculuğumun

Yolculuğumun son durak olarak onu seçmesi beklide ruhani bir mirastın
İlahi aşk ateşiyle sakınan ve kıskanan yanlarımla adı geçiyordu zikir kervanından
Aynı hissin heyecanı bürüyordu bir ukde vardı içimizde, aşinası olduklarımızla

Bu ruh halveti haddi zatında sıkıntımı gidermiyordu duaların aktıkça
Aşk şarabından fışkıran bir volkandı, arzularımın tatmin etmediği bir arzuyla
Hu’ları soluyan dervişleride geçtim, dualarının gölgesindeyim

Şehitler yatağı,kervanlar konağı, bilginler otağı, erenler bağından
Kör olan hallerle bir baktım ki geçilmiş gözümün gördükleri aşikardan
En güzelle meşgul olduğumu anladım, tedris ve talim idi rızasında bakışın

Göç’e hazırlan göç’e gönülden gönüle, biz hüzün çöktü gönlüme hazmedemez oldum

Başımın tacı oluşundu, bu semavi göçlerim ruhuna, dilimdeki tutuklukla
Bu kalbde meydana gelendir, tedavim teninde değildir, kalbe arız olansın
Elem ve hüzün sirayet etti, kendimi zorluyorum sende kalmaya

Çaresizim sığındım Allah’a dualarımla, karşılıksız bırakmayan tek dosttu o
Niyetimdi uyanmak için sana gelmek, ulaşabilmekti tefsir ettiğin hallerime
Sözlerine iltifat edemem, fena huylarla seni tesbihlere teslim etmedim
Teskin ediyorsun gönülden yaralı hallerimi kilitliyorsun kapılarımı
Pervane neden mecnunvari bir aşk ile mumda yanar bilinmez ki! ...
Yarama ateşler basan hallerin cümle dertlerime derman oldun

Bizim sadimiz demiyormu? ...mecnundan

Tekrar tekrar dolu dolu sana dönüyorum kanayan yanlarımla düşlemeden
Kalbime doğuyor,bir yudum su içmekten kolay geliyor sana dualar etmek,
Tek birde başları kalkık, aşağı bakamıyor söz verdik diye, bir set çektik

Feleğimizi kıskanır ay sarılevdiklerimizin zikrine gölge olamaz hiçbir şey
Hakikatteki güneştir, birleştiği yere dayanan, duaların feyzinde yanınca
O koklanmadan yayılmıştır cananım oluşundaki ikrardaki sebepte

Gaibine saygı göstermeyenlerdir aşk şarabı içenler, feryadımız göstereni korkutmaz
Muhtaç olanlarla kalp müşahade erbabından bir cemaatle istişarede bulundu
Çekildiğim köşeyi terk ettiremez, beşerin tacı, tevatür derecesinde gördüm bizi

Bir mukayese uzatmış kırık vaziyette rüştün başlangıcı olacağını şehadet ediyor güneş

Ümidimkuvvet buldu aşkta ıslak ıslak bakışların insan yanıma bir rutbe
Ben hareket etmedim yüreğimden süzen senin duaların, niyaz ediyorum
Bir yola sevk ediliyorum, ben bir amel işledim seni sevdim

Meşgul bilginlerin bahçesindende geçmedim feyz almak için,
Bu ilk nede sondu yasaklarımda ilk olmanla ruhanileri kızdırsada sürgünlüğe hazırım
Sözlerim yıpratıyor helalim olarak kalışımda ben bilirim o kişilerin hırsını hayalden
Bu sözler acı ve yakıcı olduğu gibi de kırıcıdır sabrıma terk ettiklerimden
Keşfedişin büyük mütefekkir vasfının gerçek sahibi olduğunu isbatlamıştır
Tenkit edilmek için gelmen gerekir gittiklerimden, yüz çevirdiklerimden müellifim aşk
Seher yelinin gönüllere neşe, ruhlara saadet bahşettiği bir anda seccademe gelendin
Beklide tıpkı serabın parıltısını görüpte su zanneden boş hayallere kapılan bir aklı kıtım

Gözlerinin sıcağında ruhumun ağlayan izleri sarılıyor damla damla kuralsız ölümüm
Hadi gülümse giderken, bir dursana son kez besmeleyle baksan sadece
selam veririm tabiiki sen gönül dostuma, uzak kalmazsın hep dualarımdasın,
tanıştıkya, usulca yanastın hayatıma,
dostsun nefes oldun ya, hani kar taneleri varya,

uzağı yakın yapar, sevenide bilir sevilenide, özlenenide,
zamanı geldiğinde bizim selamımızda ulaşır dostlarımızın yüreğine,
hani diyorum, ya birde uzakta olup gönülde dolaşmak,
güneş bile kıskanır o zaman, dostluk ateşi daha yakıcıdır..
bulutlar bile sevinir.. hani diyorum.. selam söyledim yağmur taneleriyle,
hani diyorum nerdesin, hani bir ses versen iyi olmazmı....?

şaşırtıcıdır, sendeki sevda simgesi,
gece yarısı, kar sogugu, insan yalnızlığı, gece düşü..
bilmem kalabalık şehirdeki,

yalnız kasaba anılarını, kederle yürür duyguların,
ve dinlenmeksizin kaçışın nereye kendinden,
durda bir soluklan dost kalpli yalnızlığını dinle bak...
insanların sarayına yanaşma, bir aşağı bir yukarı hayatı adımlama,
ada evinin yanında bu dost, yada gölgelenmiş yüreğine habersiz,
ankara sokakları soğuk üşümüş, yüreğin havadan daha da soğuk,
sanki ayaz vurmuş, ayrılamaz çocuklarının oynadığı yerden,
yada kendi içinden iyicemi yıprandın, hayatın taşlarından..
kırların avukatı dağlarda, dostum şafak yıldızı gibisin,
bir o kadar yakın, ne kadar uzaktasın......nasılsın! ....nerdesin? .. AŞK!

y.ed…03:41..31.12.2008..Engin Demirci

http:www.beyazrenkler.com

Engin Demirci
Kayıt Tarihi : 2.1.2009 17:59:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Muhammed Fatih
    Muhammed Fatih

    Burada gidilecek hiçbir yer yok. İnsan en fazla o öbür, o yalancı kalbine çarpıyor Burada insan en fazla o sahte gözünü hissediyor içi acıyarak Ne kadar sevse de dünyanın bütün sevgisizliğini üzerine alıyor burada insan Hep başkalarının sahte yasını tutuyor. Burada her sabah, her akşam insan yeniden, hep yeniden başlıyor hayatına. Sanki hiç yaşanmamış gibi, hiç gidilmemiş gibi, hiç ders alınmamış gibi Burada insanın yalan yüzü değil, o en derinde sakladığı kalbi kararıyor önce.Artık burası herhangi bir kent: Kalabalık, doyumsuz, aceleci, konuşkan, acımasız, telaşlı unutkan, intikam dolu ve hep kaybetmiş Burada sistem, kirletilmiş arzularla içimize, beynimize sızıyor, o kurtarılmış beyin hücrelerimize. İşte sevgiyi, yitirdiğimiz ve özlediğimiz aşkımızı, işte en derinde yatan insanlığımızı aradığımız yer burası. İşte seni aradığım yer burası: Herşey satılık burada, herşey ambalajlı. Sevgi, umut, ütopya, başkaldırı, inanç, ölüm, farklı hayatlar Herşey, herşey satılık burada.. Burada herşeyin bir fiyatı var Burası durmadan hızlanan bir kent Aşk bile burada serbest piyasa kurallarına bağlı Sahte bir kalple peşinden koştuğum bu dünya seni bana anlatmaz, artık biliyorum.Burası benim önümden koşan bir kent Burada ikinci kalbimle, ikinci gözümle, ikinci benliğimle yarışıyorum. Burada kendimle amansız kavgalıyım...Seni sevdiğim kadar sevmedim bu hayatı, inan Ne olur bir tek buna inan Çünkü sende gökyüzüm var. sende sonsuz yağmurlarım, kutsal sessizliklerim var Sende o küçük düş ağaçlarım var Affet bu küçük insanlığımı Affet peşinden geldiğim bu kenti Affet o derin doyumsuzluğumu Göremedim affet, sen bu kentte denizden çıkan bir cesettin. O yorgun ve ıslak saçları ömrüm olan bir ceset Affet beni Gidilecek başka bir yer yokmuş bu kentte Toprakla akan su arasındaki yüzünden başka İşte bunu öğrettin bana O sessiz, o kutsal yüzünle bana bunu öğrettin. Bu kentte aşk olamayacağını Beni kendine çağırdın. Akşamın o ıstıraplı eşiğine...Son bir umutla sana sarılıyorum sevgili. Dünya nereye giderse gitsin, bir tek sen kaldın bu kentte, birtek sen kaldın içimdeki iyilik yüzünden utandırmayan beni Ben bu dünyadan kaçtım ve gidecek başka yerim yok Burası içimi kanatarak hızlanan bir kent Bir yanım ölü, bir yanım sen... Sevgiliysen tanı beni, bil öyleyse Dediğin gibi sevgili, daha fazla yabancı ölmek istemiyorum sana.'

  • Muhammed Fatih
    Muhammed Fatih

    sözlerimi özüme katıp
    gidiyorum ..


    bir muhacir gibi uzaklaşıyorum..
    uzağım yakın. tüm yakınlarım hayat gibi uzak ..


    ve ben
    bir ölüm gibi yetim..


    kaçıyorum

  • Oktay Çöteli
    Oktay Çöteli

    Yüreğinizden sevgi eksik olmasın.. kutlarım sizi kardeşim..kaleminiz daim olsun..Sevgi ve saygılar..

  • Güzide Demirci
    Güzide Demirci

    Sevgi adina ne kadar uzun olursa olsun misralar okululasi bir yüregin seckileri...
    Tebrikler

  • Yusuf Yazıcıoğlu
    Yusuf Yazıcıoğlu

    duygular güzeldi, başarılar... saygılar...'

TÜM YORUMLAR (8)